Battı Denen Şu Dubai Ne Menem Bir Yer?

"Farklı hem de çok farklı bir kent. 20 yıl öncesine kadar çölmüş. Şimdi ise istisnasız binlerce gökdelenin burun buruna, göğü delercesine yarıştığı ultra modern bir kent olmuş."

banner217

Battı Denen Şu Dubai Ne Menem Bir Yer?

"Farklı hem de çok farklı bir kent. 20 yıl öncesine kadar çölmüş. Şimdi ise istisnasız binlerce gökdelenin burun buruna, göğü delercesine yarıştığı ultra modern bir kent olmuş."

02 Aralık 2009 Çarşamba 12:27
3155 Okunma
Battı Denen Şu Dubai Ne Menem Bir Yer?

Battı denen şu Dubai ne menem bir yer?

Birkaç günlüğüne de olsa, dünyanın en ilginç kentlerinden biri olan Dubai’deydim. 40’ı aşkın ülke görmüş biri olarak, şaşırmadım desem yalan olur. Farklı hem de çok farklı bir kent. 20 yıl öncesine kadar çölmüş. Şimdi ise istisnasız binlerce gökdelenin burun buruna, göğü delercesine yarıştığı ultra modern bir kent olmuş. Hemen her gökdelen, bizdeki en yüksek binalardan daha yüksek ve daha havalı. Bizim milyon dolarlık rezidanslar onların yanında sönük kalır.

Kentin yarısı hâlâ şantiye gibi. Onlarca milyar dolar harcanmış, harcanmaya da devam ediyor. Dubai Şeyhi El Maktum, petrolden kazandıkları parayı buraya yatırmış.

Diğer Arap sermayesi de desteklemiş. Dünyanın önemli finans ve ticaret merkezlerinden biri olmak için yola çıkmışlar. Yolun önemli bir kısmını da kat etmişler.

Ama nefesleri kesilmiş. 60 milyar dolar borçtan bahsediliyor. Hisse senetleri iki günde yüzde 15 düşmüş. İnşaatların önemli bir kısmı yarım kalmış. Her ne kadar içeride battı, batıyor söylentileri fısıltı gazetelerinin dışında dillendirilmese de dünya ekonomi medyasının manşetlerinden inmiyorlar.

İşin ekonomik yanını ekonomistler tüm ayrıntılarıyla yazıyorlar. Ben sadece gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

. Dünyanın en yüksek binası da dahil dünyanın en uzun ve mimarisi en farklı gökdelenleri bu kentte.

. Vergi yokmuş. Bu yüzden devasa alışveriş merkezleri, kentin en kalabalık yerleri. Buralar hariç, turistler dışında sokakta birilerini görmek çok zor.

. Caddeleri dünyanın en pahalı arabalarıyla dolu. Herhalde bu kadar pahalı arabayı bir arada başka bir yerde görmek mümkün değil.

. En ucuzu taksiler. Taksi ücretleri Türkiye’dekinin neredeyse altıda biri. En uzun mesafeler bile para birimleri dirhem gibi, bir dirhem. Ayrıca petrol de ucuz, işgücü de.

. Daire fiyatları bir yıl öncesine kadar bir milyon doların üzerindeymiş. Şimdi 200 bin dolara kadar inmiş.

. Otobüs durakları bile klimalı, sokak saatleri de Rolex.

. Dünyanın en büyük şirketlerinin temsilcilikleri var. Dünyanın en büyük ve en iddialı otellerinden yüzlercesi de şehrin dört bir yanına serpiştirilmiş.

. Cami yok denecek kadar az. O da mini minnacık.

. Kurallar hem çok katı hem de çok esnek. Oteller dışında içki içmek yasak. Alışveriş merkezlerinde şortla ya da mini etekle gezmek, el ele tutuşmak da. Yani kurallar caddenin bir yanında farklı, öte yanında çok farklı.

. Alışveriş mağazalarında Türk ürünleri yok denecek kadar az. Ancak inşaat şirketlerimize her adımda rastlamak mümkün. Metro dahil pek çok büyük projenin altında Türk müteahhitlerinin imzası var.

. İnşaatlarda Hintli işçiler, hizmet sektöründe de Filipinliler ağırlıkta. Ama öylesine sindirilmişler ki işleri dışında kentin herhangi bir yerinde onları görmek mümkün değil.

. Plajları temizinde ötesinde. Ama sanki 10 yıl sonra, bizdekilerden farksız konuma gelebilirler. Deniz motorları ve jet-ski’lerin çıkardığı atıklar hem koku hem de kirlilik olarak fazlasıyla rahatsız edici. Yenip atılan artıklar da gelecek için alarm veriyor.

. Kentin yüzde 90’ı yabancı. Bir iş kurduğunuzda yerli ortak şartmış. Yani yerliler üretmekten çok harcamakla meşguller.

. Amerikan üniversitesi gördüm. Eğitim adına dikkat çeken tek kurum sanki oydu.

. Dan Brown’ın son romanı Kayıp Sembol, kitapçı vitrinleri gibi plajların da gözdesiydi.

. Dubai’nin geleceği için ekonomi ve turizmden umudunu kesenler, “Dubai’yi kurtarırsa ancak kumar kurtarır” şeklindeki önerilerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.

. Dünyanın bütün mutfaklarını bulmak mümkün. Her keseye göre yeme içme mekânları da var.

. 5 yıldızlı oteller sıradan kalıyor. Muhtemelen 7 yıldızlı oteli en fazla olan kentlerden biri.

. Çok sayıda Türk işçi kadar Türk işveren de var. Genç girişimcilerin sayısı da bir hayli fazla. Pek çok şeyi bir arada yaşıyorlar.

. İstanbul’a 4 saat. Vize var. Düzenli uçak bulunuyor.

. Mimarlık öğrencileri için bulunmaz bir ortam. Hayal sınırları nasıl zorlanıyor, fazlasıyla örnek görebilirler.

Özetin özeti: Bazı zenginler parayı bastırıp en kısa zamanda en iyi lise ya da üniversite benimki olsun istiyor. Birleşik Arap Emirlikleri de parayı basıp, 20 yılda, yüzlerce yıllık kentlere rakip olma peşinde. Ama bu o kadar kolay değil. Ancak girişimcilikleri takdire şayan!..

 

Anahtar Kelimeler:
DubaiAbbas Güçlü
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Genç 2009-12-04 11:33:23

Birbirinden zengin şehylerin, zevk ve sefa içinde yaşayan dubai halkının, işçi sınıfını oluşturan pakistanlı, bangadeşli, çinli, türk, hintli, filistinli ve diğer fakir halkların bedduasını almasının sonucudur.



ben de üç ay çalıştım dubai'de. bir proje için. yine çağırdılar. kısmet olursa gideceğim...



orada kaldığım dönemde tanıştığım pakistanlı ve bengadeşli dostlarım oldu. bu dostlarımı anlatmadan önce, dubai ile ilgili bir kaç kelam edeyim...



dubai, gerçekten, teknoloji, turizm ve finansal projelere yatırım yapan bir emirlik. özellikle, devasa turistik yatırımlara ilaveten, dubai internet city gibi bilişim ve telco sektörü ile ilgili yatırımları da taktire şayan. ki, bu küçük emirlik, uluslararası finansal şirketlerin, ve hatta çin halk cumhuriyeti'nin dikkatini çekti. new york city'den sonra, istanbul'u da geçerek (biz halen trafiği ve bozuk alt yapısı ile cebelleşelim), yeni bir finansal ve teknolojik cazibe merkezi haline gelmeye başladı. ancak, dubai'nin yumuşak karnı, batıya bağımlı teknolojisi ve pazarıdır. yani, batı dünyasında meydana gelen dalgalanmalar bu küçük ülkeyi de etkiliyor. tabii ki, ülkenin finansal merkez olması da, bu dalgalanmanın daha büyük ve yıkıcı bir hale gelmesi sonucunu doğurdu.



bunun yanı sıra, dubai'de iki hakim ırk vardır:



- bölgenin yerlisi beyaz araplar

- avrupalılar (özellikle de ingilizler)



avrupalıysanız, dubai cennet gibidir: yüksek maaşlar, bitip tükenmez partiler, plajlar, swinger toplantıları/kulüpleri, sınırsız içki ve eğlence...



ama türkseniz, resim biraz değişir. tipiniz ve adınız bir avrupalı gibi değilse, o barlardan içeriye sokulmayabilirsiniz, veya içki içerken birileri size bulaşabilir. aşağılanabilirsiniz -- tabii ki siz izin verirseniz. dubai'de türk olmanın bir diğer dezavantajı da "sallary price range" denilen maaş skalasında en düşük ücretin size denk gelmesidir. örneğin; bir yunanlı 8000 avro/ay alırken, türk veya filistinli veya hintli'ye verilen ücret 3000 avro/ay seviyelerinde olabilir. tabii ki, bu sizin çalışacağınız şirket ile yaptığınız "deal"a bağlı bir konu. genel anlamda konuşuyorum ben...



şimdi, pakistanlı ve bengadeşli arkadaşlarıma döneyim...



bir bankanın çağrı merkezi projesinde çalışıyordum. bizimle birlikte, çinli bir grup bankanın santralini, hintliler ve pakistanlılar yazılımı, bengadeşliler de alt yapı (kablolama, enstalasyon, vs.) hizmetlerini veriyorlardı. muhabbetimiz güzeldi. tabii ki, yaşam şartlarını da yakından görme imkanım oldu. o modern apartmanların gölgesi altında, izbe depo veya kullanılmayan apartman dairelerinde tıkış-pıkış yaşayan insanlar, sabah, yürüyerek veya otobis ile şirkete gelmeye çalışıyorlardı. ki, halleri gerçekten rezillikti.



bu rezillik seviyesi ve sömürünün oranı inşaat sektöründe daha çok artıyor. özellikle, pakistanlı, filistinli, kenyalı ve diğer asya/afrika ülkelerinden gelen emekçilerin yaşam şartları çok kötü.

Avatar
ahmet bahar 2010-04-28 17:16:03

Sayin Mehmet Genc,



Hangi Turk, Filistinli veya Hintli isci 3000 EURO/Ay maas aliyor. O kadar aliyorlarsa cok iyi biz muhendis olarak Kuveyt'de o maasi alamiyoruz da.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176