Artık Büyük Değil, Hızlı Balık Kazanır

Ulaştırma Bakanı Yılmaz, büyük balığın küçüğü yediği devrin geçtiğini belirtti; "Hızlı, atak olursanız, çabuk kararlar alabilirseniz, hızlı balık büyük balığı bile yer". dedi.

banner106

Artık Büyük Değil, Hızlı Balık Kazanır

Ulaştırma Bakanı Yılmaz, büyük balığın küçüğü yediği devrin geçtiğini belirtti; "Hızlı, atak olursanız, çabuk kararlar alabilirseniz, hızlı balık büyük balığı bile yer". dedi.

27 Haziran 2007 Çarşamba 13:16
1671 Okunma
Artık Büyük Değil, Hızlı Balık Kazanır

" Artık Büyük Balık Değil, Hızlı Balık Kazanır"

Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz, Eskişehir'de faaliyet gösteren Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş.'nin (TÜLOMSAŞ) "Hızlı Balık Ödülü" almasına değinirken, "Eskiden, 'büyük balık küçük balığı yer' denilirdi. Şimdi kavram değişti. Hızlı, atak olursanız, çabuk kararlar alabilirseniz, hızlı balık büyük balığı bile yer. O bakımdan hızlı olmak lazım. Kamu kuruluşları arasında en başarılı kuruluşlardan biri seçilen TÜLOMSAŞ, tarihinde ilk defa ABD'ye ihracat yapıyor."  dedi.

Bakan İsmet Yılmaz, Marmaray Tüp Geçit Projesi ile ilgili olarak ise, "Anadolu yakasında ve denizin altında bir problem yok. Problem Avrupa yakasında, halen arkeolojik çalışmalara devam ediyoruz. Elle, tırnaklarla kazılıyor. Kepçeyle kazılsa, bir problem olmaz. İstiyoruz ki, bu ülkenin öz kaynağı olan tarihi eserler harap olmadan tekrar milletin bir değeri olarak sergilenebilsin. Bu hassasiyet gösterildiği için Avrupa yakasında biraz gecikme var. Anadolu yakasında ve boğaz geçişinde hiç bir sıkıntı yok. Gelecek dönemde bitecek" şeklinde konuştu.

"Duble yol yapımı, mazot fiyatını 1 YTL'ye indirmeye benzemez"

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise; "Ivır zıvır şeylerle uğraşmıyorum, büyük işlere uğraşıyorum." dediği konuşmasında kendisinin büyük projelerle uğraştığını fırınla mırınla değil büyük işlerle ilgilendiğini söyledi. "Benim tipim, yoğurt yiyişim böyle. Buna Eskişehir'de alışacaksınız. Ben geldim, tak işi bitiririm. Bir gün gazetecileri alıp Ankara'ya kadar gideceğim geleceğim duble yolu göstereceğim. Duble yol yapımı, mazot fiyatını 1 YTL'ye indirmeye benzemez." diyen Unakıtan; Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz için de "Sayın Bakanım hep tam söyler" dedi.

DenizHaber.Com

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Basri Deren 2007-06-27 23:30:15

büyük balığın küçük balığı mecazen yutmasıyla ilgili bir afrika atasözü der ki ,ne der:



sular yükselince, balıklar karıncaları yer..

sular çekilince de karıncalar balıkları yer...



kimse bugünkü üstünlügüne ve gücüne güvenmemelidir....



çünkü kimin kimi yiyecegine..

"suyun akışı" karar verir....

Avatar
İbrahim Saruman 2007-06-27 23:33:27

genellemenin dışına çıkmak gibi olmasın ama bazı durumlarda bu olayın tersi de gözlemlenebilir. örneklemek gerekirse (ki gerekir) 181 ton ağırlığındaki mavi balina büyüktür hem de denizlerdeki canlıların en büyüğüdür. 2.5 ton ağırlığındaki büyük beyaz köpekbalığına yem olur ama bu balinacık.



ha nedir balina memelidir, balık değildir diyeceksiniz. peki diyiniz. memeliyse memeliliğini bilsin efendim neden sorun yaratıyor marjinal olucam diye kasıyor anlamıyorum? hayat denizlerden karaya doğru ilerlemiş. balina koca kıçını karada taşıyamayıp suya girdiyse bu benim sorunum değil. balina yerine dev harharyas isimli köpekbalığını da örnekleyebilirdim. o da büyük beyazdan kat kat iri olduğu halde aynı kaderi paylaşır. sırf pislik olsun diye mavi balina, kambur balina, ispermeçet diyorum işte.

Avatar
F.İhsan Kutan 2007-06-27 23:38:56

Yaratılan " trafik canavarı " ya da " trafik

terörü" uygulanan yanlış ulaşım politikalarının ta kendisidir.

sadece ve sadece kâr amaçlı planlanan ulaşım politikaları ülkemizi

ne yazık ki bir savaş alanı haline getirmiştir. önemli bir kamu

hizmeti olan ulaşımı kamu hizmeti olmaktan çıkarıp sözde verimlilik

adına kar amaçlı kontrolsüz rekabete açarsanız karşılaştığınız tablo

şudur:

· tonajlarından fazla yüklenen , sürücüsü örgütsüz ve iş

güvencesiz, belirtilen zaman içinde teslim yerine varmak için

insafsızca dinlendirilmeden koşturulan sürücüler, iş peşinde

koşturmada geçen süre yüzünden teknolojisi yenilenmeyen ve bakımları

yapılmayan, tatlı para kazanma hayali ve sözde rekabet diye tüm ab

ülkelerinden fazla kamyonlar,

· her sene yenilemek zorunda kaldıkları otobüsleri ile

borçlarını ödeyebilmek için gece gündüz durup dinlenmeden, 24 saatte

yarım saat dinlenmek koşulu ile sadece 9 saat çalışması gerekirken

neredeyse 24 saat çalışmak zorunda kalan örgütsüz ve iş güvencesiz

sürücüler ile yola çıkan otobüsler,

· bir şey olmaz diyen eğitimsiz, dolayısı ile birbirlerine

karşı saygısız sürücülerle, otomobiller,

· üzerinden dingil kapasitesinin üzerinde trafik geçtiği için

gerekli bakım ve onarımın yapılamadığı, sadece birilerine para

kazandırmak uğruna yaptırılan ve nedense hiç hatası (!) olmayan

karayolu ağı.

· ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeni ile iş

bulamayan, dolayısı ile amansız piyasa koşullarında maliyetinin

altında taşıma yapan, ve köleleşen ancak otobüsü veya kamyonu olduğu

için kendini patron sayan,gizli işsiz şoför esnafı,

bu tablo özellikle yaratılan ve bu keşmekeşlikten birilerinin açıkça

yarar sağladığı, asla ve asla değiştirmeye niyet edilmeyen bir talan

ve katliam tablosudur. ve bu tabloyu yaratan ve ısrarla sürmesi için

çaba gösterenler her büyük ölümlü kazadan sonra timsah gözyaşları ile

kendi yarattıkları ve aynılaştıkları " trafik canavarı" na lanet

yağdırırlar.



artik yeter!



durum böyle iken 59. hükümet 15.000 km daha karayolu yapmayı ısrarla

devam etmektedir. bu tutum yangına körükle gitmektir. bu tutum

yaşananlardan ders almamaktır. bu tutum trafik kazalarında

yaşamlarını yitirenleri önemsememektir. bu tutum bu ulaşım

politikalarından insanların yaşamları üzerine para kazananların

ekmeğine yağ sürmektir. hükümet derhal bu uygulamayı durdurmalı ve

avrupa ülkelerinden başlayıp asya ve ortadoğu'ya doğru belirlenen

ulaşım koridorlarının üçünün ülkemiz üzerinden geçtiği bilinci ile

demiryolu ile denizyolu taşımacılığına yönelik gerçek yatırımlar

yapmalıdır. gerçek yatırım diyoruz çünkü 59. hükümet eski yolun

rehabilitasyonunu bize hızlı tren diye yutturmaya çalışıyor. daha da

ileri giderek özel sektörü "lokomotifini al gel " çağrısı ile tren

seferi yapmaya çağırıyor.



demiryolu da kara yolu gibi kan gölüne dönüştürülmek isteniyor!



anlaşılıyor ki 59. hükümet şu an ulaşım politikalarının sadece kâr

amaçlı düzenlenmesinden dolayı kan gölüne dönen karayollarının bir

örneğini, bu güne kadar güvenliği ön planda tutan bir kamu hizmeti

sunan demiryollarında yaşatmak istiyor. yukarıda karayolu

taşımacılığının sadece kâr amaçlayan özel sektör tarafından ne hale

getirildiğini belirttik. böylesi bir keşmekeşi demiryollarına

uygularsanız ortaya çıkan sonuç ne yazık ki yukarıdaki sonuçlardan

daha vahim olacaktır. bu uygulamaların tüm dünyada yapıldığını iddia

eden yetkililer kamuoyunu yanıltmaktadırlar. aksine bu uygulamaları

başlatan ülkelerde durum hiç de iç açıcı değildir. örneğin, demiryolu

ulaşımında uygulamaları başlatan ingiltere şimdi nasıl geri

dönebilirim diye kara kara düşünmektedir. yine son aylarda avrupa'da

yaşanan tren kazaları da bu anlayışın sonuçlarıdır. ulaşım

politikalarının kâr odaklı belirlenmesinden çıkan toplumsal maliyet

çok büyük iken, demiryollarında gerçekleştirilmeye çalışılan bu

uygulama toplumsal maliyeti daha da büyütecek ve inanılmaz boyutlara

vardıracaktır. yapılması gereken ulaşım politikalarının , ulaşım

alt sistemlerinin birbirileri ile koordineli olduğu toplu taşıma

sistemlerini temel almaktan geçmektedir. ve bunu yaparken de ulaşımın

temel bir kamu hizmeti olduğu ve sadece kâr amaçlı bir esnaf kafası

ile yapılamayacağı bilinmelidir.



bundan sonra sevdiklerimize kavuşmak için mutluluk ve güven ile yola

çıkacağımız yolculukların olabilmesi ulaşım politikalarının

halkımızın yararına tespit edilmesini, yapılan ve yapılması planlanan

yanlış uygulamaların derhal ortadan kaldırılmasını istiyoruz. ve bu

isteğimizi tüm bilinçli yurttaşlarımızın sahiplenmesini, bu yönde

kamuoyu oluşturmasını diliyoruz.



saygılarımızla.



i. fehmi kütan

birleşik taşımacılık sendikası genel başkanı

Avatar
Fehmi Hayırsız 2007-06-27 23:40:46

hani az biraz anadolu'ya yolunuz düşüyorsa, fark etmişsinizdir ki bu proje sayesinde yollarımız şantiye haline dönmüştür.. adım başı sağa sola fütürsuzca dönen iş makineleri var, eskiden az da olsa asfalt olan yolları şimdilerde mıcır kaplamış, giderken sanki yağlı bir zeminde ilerliyorsunuz, e hadi ne zaman savrulacaksak savrulalım şarkıları eşlinde direksiyona yapışıyorsunuz..



diyelim ki bu sene içinde bu yolları yaptı bitirdi sevgili iktidarımız (bu entrynin girildiği saatlerde akp hala iktidardır) seneye, yani üzerinden bir kış, bir yaz ve binlerce ağır tonajlı araç geçtikten sonra o yolların ne halde olacağını siz düşünün.. yol yapmak marifet değil, yaparsınız, zor da olmaz.. ama o yollara bakabilmek, o yollarda gidecek araçların güvenliğini sağlayabilmek çok daha önemlidir..



çok değil, iki sene sonra tekrar bakalım bu "yeni" yollara, ne alemdeler.. o kadar para kimlere aktı, kimler kaymak banyosu yaptı ve bu yolların bakımı için kimlerin kesesi şişirilecek, daha ne kadar bizler "demiryolu da demiryolu" diye kendimizi paralayacağız..

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176