Armatörlerin Gemileri Kaybetme Riski Artacak

Avukat Kubilay Falkenberg, ‘‘Piyasalar yükselmeye başladığında sermaye yeterliliği olmayan armatörlerin gemileri kaybetme riski artacak’’ dedi.

banner227

Armatörlerin Gemileri Kaybetme Riski Artacak

Avukat Kubilay Falkenberg, ‘‘Piyasalar yükselmeye başladığında sermaye yeterliliği olmayan armatörlerin gemileri kaybetme riski artacak’’ dedi.

08 Nisan 2013 Pazartesi 09:58
2384 Okunma
Armatörlerin Gemileri Kaybetme Riski Artacak

Armatörlerin gemileri kaybetme riski artacak

Gemi fiyatları çok düştüğü için bankaların gemileri satma taraftarı olmadığını ifade eden Avukat Kubilay Falkenberg, ‘‘Piyasalar yükselmeye başladığında sermaye yeterliliği olmayan armatörlerin gemileri kaybetme riski artacak’’ dedi.

Türk ve Alman armatörlerin 800 milyon dolarlık borçlarının yeniden yapılandırılması için armatörlere danışmanlık hizmeti veren Avukat Kubilay Falkenberg, Türk armatörlerin artık kurumsallaşma yolunda uzun vadeli stratejiler yapması gerektiğini belirterek “Armatörler ve kreditörler arasında her iki taraf için kazan-kazan durumunu sağlayacak pek çok yol bulunmaktadır” dedi.

Dört yıl Alman bankası HSH Nordbank’da gemi finansman alanında kredi analisti olarak çalışan Kubilay Falkenberg, 2011’de Hamburg’da kendi şirketini kurarak armatörlere hukuk, gemi finansmanı ve bankacılık konularında danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Bugün Türk ve Alman müşterilerinin bankalarla olan kredi-borç ilişkilerinde danışmanlık yapan Kubilay Falkenberg, müşterilerine ait 800 milyon doların üstündeki kredi ve borçlarının yeniden yapılandırılması için çalışmalar yürütüyor.

Kolay kredi 10 yıl daha yok

Denizcilik sektöründe 10 yıl daha kolay kredinin mümkün olmayacağını herkesin kabul etmesi gerektiğini söyleyen Falkenberg, “Bütün olarak ele alındığında donatanlar açısından kullanılabilecek pek çok farklıbankacılık yöntemi ve finansal perspektif bulunuyor. Armatörler ve kreditörler arasında her iki taraf için kazan-kazan durumunu sağlayacak pek çok yollar bulunmaktadır” dedi.

Sözleşmeler bazen okunmadan imzalandı

Falkenberg, zamanında çoğu armatörün kredi sözleşmeleri bazen okumadan imzaladığını belirterek “Şu armatörün sözleşmesi gibi olsun diye talepler geliyordu ve bazen en kritik maddelere önem verilmiyordu” dedi.

Gerceği söylemek gerekiyorsa, bankalar da sözleşmeleri ciddi okumadı yada ciddi almadı. Sonradan piyasa, banka yöneticiler yani ‘finansman dünyası’ değiştikten sonra bu maddeler yüzünden cok ciddi nakit-akış zararı armatöre doğdu.

Bazı armatörlerin bankalarındaki derecelerini, borçlanma durumlarını ve sermaye yapılarını iyileştirmek amacıyla uzmanlardan destek almasını tavsiye eden Falkenberg, Türk armatörlerin de artık uzun dönem stratejileri yaparak planlamalarını hazırlaması gerektiğini kaydetti. Falkenberg, ‘‘Ancak bu stratejiye ve sözlesmeler birbirine uymasi lazım. Böylece bir armatör ticari modeline bankalardan güvenlik ve kesinlik satın alabiliyor’’ dedi.

Piyasalar yükselince bankalar sertleşecek

İkinci el gemi fiyatlarının çok düşük olması nedeniyle bankaların kredilendirdikleri gemileri henüz satmayı düşünmediklerini söyleyen Falkenberg, “Gemi fiyatlarının yükselmesiyle beraber borçlu armatörlerin ellerindeki gemileri kaybetme olasılığı artacak. Buna dikkat etmek gerekiyor” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“Bankaların verdiği kredi tutarı bugün mevcut gemi değerinin çok üstünde. Bu nedenle bankalar bu kadar büyük kaybı zarar olarak yazamıyor. Armatör de bunu bildiği için bankaya ‘ana parayı ödemeyim, faizi ödeyim’ diyor. Bankalar şimdilik bunu kabul ediyor. Fakat piyasalar yükselmeye başladığında sermaye yeterliliği olmayan armatörlerin gemileri kaybetme riski artacak ve bunu öngörmek lazım.” 

LNG projelerine bankalar yüzde 90 kredi veriyorlar

Türk armatörlerin de artık yeni gemi projelerine yatırım yapması gerektiğini dile getiren Falkenberg Hukuk Bürosu kurucusu Kubilay Falkenberg, yılda yaklaşık 50 milyon metreküp doğal gaz ithal eden Türkiye’nin bir LNG filosu kurması gerektiğini kaydetti.

Falkenberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “ LNG tanesi 200 milyon dolar daha pahalı olmasına rağmen, gemiler kriz döneminde dahi hep karlı çalışıyorlar. Kontrat garantisi olmadan bu alanda yatırım yapmak çok zor. Armatörün bu alana yatırım yapması için mutlaka devletin kontrat garantisi vermesi lazım. En fazla uzmanlaşmış şirketler bu şekilde LNG filolarına sahip oldu.

Traderlar, güven duyması halinde 10, 20 ve hatta 35 yıllık dahi kontrat yapabiliyor. Bu projeler son derece güven üzerine kuruluyor ve kiracı, banka ve armatör arasında çok detaylı ve çok uzun vadeli tripartite (üç-partili) sözleşmeler yapılyor ve onlara da uymak gerekiyor. Kira kontratı var ise bankalar da bu gemi projelerine yüzde 90 oranında kredi verebiliyor, çünkü gemi riski değil, charterer (kiracı) riski ve sonunda devlet riski olarak bankalardan görülyor. Türkiye’nin devlet puanı yatırım yapılabilir seviyeye yükseldiği için, böylece LNG-finansmanları daha kolay elde edilebilir artık.’’

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüsamettin Canbilen 2013-04-09 12:26:06

LNG tanker yatırımı görünüşte karlı ve satıcısı/alıcısı hazır bir resim çizse de kazın ayağı pek öyle gözükmüyor galiba. Ülkemizde gazın büyük bölümü boru hatları ile alınır.Enerji kaynağının çeşitlendirilmesi için Nijerya ve Cezayir gazı da tanker ile gelmektedir.Belki zaman zaman Katar veya Kuveyt gazı da gelmektedir.
LNG gemileri uzun süredir ya gazı üreten ülkelerin veya gaz alım/satım işini yapan Shell/BP gibi uluslararası enerji firmalarına aitti. Sebebi ise LNG satışları CİF olarak satıldığı içindir.Yani gazı satan aynı zamanda taşımasınıda kapıya kadar yapmaktaydı.Satıcı ya Cezayir örneğinde olduğu gibi devlet veya Batı Afrika ülkelerinde olduğu gibi gazı büyük miktarda çıkaran ve satan BP veya Shell şirketleridir. Bizlerde gazı uzun süreli anlaşmalar ile aldığımızdan ve kaynağı devamlı değiştirdiğimizden dolayı(stratejik veya siyasi olarak) LNG yatırımına devlet güvence vermesi söz konusu olamaz. Ancak geçenlerde Lloyd's List gazetesinde yunanlı bir armatörlük firmasının 8 adet LNG siparişi verdiği haberi çıktı ancak bu firma büyük bir ihtimalle gemileri Time charter olarak uzun süre Shell/Bp veya başka bir enerji firmasına kiralayacağı veya Ege Denizinde çıkarılması muhtemel gazı taşımak amacıyla yapılmış bir proje olabilir. Yani bizim armatörlerin böyle bir yatırıma yönelmesi ihtimaller dışındadır. Zira devlet LNG alımını haklı olarak CIF bazında gerçekleştirmektedir . Bu konuda 1994 senesinde DB Deniz Nakliyatı Gn Md Sayın İlker Tahir Gülfidan tarafıma yatırım projesi olarak LNG tanker alımına yönelik araştırma yapmamı talimatladığında konu gündeme gelmişti.Yani 20 sene evvel bu konuyu Devlet gündeme almıştı!!! o günki şartlarda yatırım imkansız gözükmekteydi.Bugün BOTAŞ/Enerji bakanlığı FOB bazlı alımlara geçmeyi planlarsa ve satıcılarda bunu kabul ederlerse neden olmasın???

Avatar
ahmet cavit gur 2013-04-09 13:03:27

marmara ereglisi`nde botas`a ait bir lng terminalimiz var.her ay uc/dort lng gemisi gelir.lng tahliye eder bu terminaldeki depolarimiza..bu tankerler eregli limanina emniyetli yanasacak diye de genis bir alan yasak bolgedir ,balikcilara nefes aldirmaz sahil guvenlik botlari..taaa nijeryadan ve taa cezayirden...maliyet in yuksekligini anlatabilmek icin taaa diye yazdim.lng filomuz olsa hic olmazsa navlun parasi bizde kalacak.fakaat anlasma cif oldugu icin buna imkan yok.nijerya ve cezayir anlasmalarinin kac senelik oldugunu bilmiyoruz.botas bu sureyi aciklasa da turk armatorler ona gore vaziyet alsalar,planlama yapsalar,bizim de lng tasiyan tankerlerimiz olsa.avukat ne guzel tavsiyede bulunmus,``turkiyeni n lng filosu olmali ``diyor. dto biraz da bu meselelere egilse iyi olur da kim egilecek?

Avatar
Müh.Kaptan Refik Akdoğan 2013-04-08 17:00:06

Kredi yani borç almak yalnız gemicilikte değil tüm yaşamımızda önemli bir yer tutar.Maaşım şu kadar,masrafım şu dedikten sonra geriye kalan şu kadarla da hemen hepimiz ev sahibi olduk.Hatta hesabını kitabını iyi bilenler, har vurup harman savurmayanlar bir kaç daire de alabildiler. Gemicilik tabii bizim evde yaptığımız hesaba pek benzemezse de uluslararası ticari faaliyetleri iyi bilmediğin takdirde evdeki hesap çarşıya uymaz. Denizde gelir sadece navlun o da uluslararası ticari olaylara bağlı. İşler çok iyi giderken çıkan bir savaş,kuraklık, seller,soğuk savaşlar, ekonomik çöküntüler, borsacıların ali cengiz oyunları sonunda durgunluk başladı mı taşımacılık durunca gemiler bağlar, tersanelerdeki gemilerin inşaatı durur, krediler zorlanır. Bu durumları görenler de yatırım yapmazlar. Buna karşın bazı risk alanlar, gemi inşa fiyatlarının düştüğünü görünce, yarım kalmış işşaatları alırlar, yenilerini yaptırlar. Bankalar da uzmanlkarını çalıştırarak verdikleri kredileri geri almak için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar Bu iş böyle, Allah selamet versin

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176