Akdeniz elden gidiyor...

İ.Ü. Su Ürünleri Fakültesi'nin araştırmasında küresel ısınmanın etkisiyle su sıcaklığının 32 dereceye kadar çıkması sonucu Kızıldeniz kökenli yeni türler belirlendi.

banner217

Akdeniz elden gidiyor...

İ.Ü. Su Ürünleri Fakültesi'nin araştırmasında küresel ısınmanın etkisiyle su sıcaklığının 32 dereceye kadar çıkması sonucu Kızıldeniz kökenli yeni türler belirlendi.

10 Eylül 2007 Pazartesi 00:51
1689 Okunma
Akdeniz elden gidiyor...

Akdeniz elden gidiyor...
 
İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri I Fakültesi'nin, Suriye ve KKTC de I dahil olmak üzere Akdeniz 'de yaptığı araştırmada, küresel ısınmanın etkisiyle su sıcaklığının 32 dereceye kadar çıkması sonucu Kızıldeniz kökenli yeni türler belirlendi.

Fakülte Dekanı ve Araştırma Seferi Yürütücüsü Prof. Dr. Bayram Öztürk , üniversiteye ait Yunus -S araştırma gemisiyle Doğu Akdeniz 'deki deniz kirliliği, küresel ısınma ile değişen canlı türleri ve balıkçılık stoklarını incelemek üzere Suriye ve KKTC de çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Lübnan 'da planlanan araştırmaların güvenlik kaygıları nedeniyle ileri bir tarihe ertelendiğini belirten Öztürk , Doğu Akdeniz 'de yapılan araştırmalarda yeni canlı türlerinin bulunduğunu belirtti.

SU SICAKLIĞI 32 DERECE

Küresel ısınmanın bir etkisi olarak su sıcaklığının arttığını ifade eden Öztürk , şunları kaydetti:

'Akdeniz 'deki iklim değişikliğinden karasal türler gibi deniz canlıları da etkileniyor. Yapılan ölçümlerde, deniz suyu sıcaklığının 32 dereceye kadar çıktığı gözlendi. Hint Okyanu-su'yla arasında sadece 2 derece fark kalması Akdeniz 'in tropikalleşmesine neden oluyor. Bu tropikalizasyon nedeniyle Kızıldeniz kökenli birçok deniz canlısı ülkemiz sularına girdi. Son olarak Akdeniz 'deki ^ tür balık, Kızıldeniz kökenli olup yerel türlerle rekabet halindeler. Küresel ısınmanın da etkisiyle Akdeniz 'e özgü türler yok olacak, yerini Kızıldeniz canlılarına bırakacak. Akdeniz 'in tropikal-leşmesi ticari olarak avcılığa da büyük zarar verecektir.'

Öztürk , sıcaklık nedeniyle avlanma sırasında kayıpların da yüksek derecede olacağını, ayrıca, Kızıldeniz türlerinin Türkiye 'de pazarları bulunmaması nedeniyle balıkçılığın sıkıntıya girebileceğini söyledi. Öztürk , 'Türkiye denizleri hakkında birçok yeni veri toplanmıştı. Bunların başlıcaları iklim değişikliği sonucu Kızıl-deniz 'den gelen yabancı türler ile kirlenme kaynaklarıydı. Yeni gelen türler arasında zehirli deniz anaları ve bazı zehirli balık türleri de bulunuyor' diye konuştu.

Öztürk , yapılan dalışlar sonucunda Akdeniz ve Ege Denizi 'nde 1998 yılında başlayan süngerlerdeki hastalığın devam ettiğini de belirlediklerini, ancak, bazı alanlarda küçük çaplı düzelmeler görüldüğünü, gelecekte sünger stoklarında artma beklediklerini bildirdi.

ÇAYIRLARIN SINIRLARI DEĞİŞTİ

Ayrıca, Türkiye karasularında balık stoklarındaki azalma nedeniyle avlanma için yeni balıkçılık sahalarına ihtiyaç duyulduğunu anlatan Öztürk , bunun için ise açık denizlerde yeni av alanları arandığını belirtti. Öztürk , açık denizlerde su ürünleri avcılığının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Akdeniz 'e özgü olan deniz çayırlarının, balıkçılık , yatların çapa atması ve bulanıklılık gibi nedenlerle sınırlarının değiştiğini anlatan Öztürk , 1987 yılında 6 metreden başlayan çayırların bu yıl 8 metreden başladığını vurgulayarak, deniz çayırlarının denizlerin akciğerleri olduğunun altını çizdi. Birgün Yaşam

Birgün
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ALP SAMYELİ 2007-09-10 09:41:44

akdeniz'de bir hayalet dolaşıyor

bir italyan neferinin hayaleti.

sırtında düğmeleri koparılmış ceketi,

sırtında delik deşik, parça parça eti

ve terli şakaklarında kan.



korkarak

boşluğa yuvarlanmaktan,

gündüz güneşe sarılıp

gece yıldızlara

dolaşıyor akdeniz'de bağıra bağıra.



tanıyorum onu ben.

o, sağlığında bir kaçaktı;

ve kurşuna dizilmeseydi eğer

daha yıllarca yaşayacaktı.



tanıyorum onu ben.

o kaçtı aduva'da cepheden,

kaçtı yangından kaçan bir hayvan gibi.

kaçtı ne bir fikir

ne bir dâva

ne bir hak için.

kaçtı sadece, ölmemek

yaşamak için.



ölümü bilmiyordu.

ne hamlet'i okumuştu, ne dante'den bir şiir.

ve yoktu en ufak fikri

kitapların muamması ölüme dair.



kurşuna dizilirken

birdenbire aklına gelen

bir düğün duası okuyordu.

o, ölümden değil

ölmekten korkuyordu.

her şeyden üstün

her şeyden önce

yaşamak istiyordu sadece.



kadınlı

kadınsız,

tok

aç,

herhangi bir ağaç

bir kuş

bir bulut

bir balık,



bir bardak su

bir avuç toprak

gibi yaşamak...

ve bu ölmemek

sadece yaşamak isteyen kaçak

bir sabah bir çiçek

bir dalda açarken

dizildi kurşuna.



(1937/yedi gün, 9.6.1937)

N.HİKMET

Avatar
faruk ferit incekara 2007-09-10 12:38:50

Yıllardır sanayi dalgıçlığı yapmaktayım.dalgıçlarımızın,denizcilerimizin ve denizlerimizin sorunlarını duyurmak için 2003 yılında İSTANBUL BALIKADAMLAR VE DENİZ ÇALIŞANLARI SOSYAL DAYANIŞMA DERNEĞİ kurduk.Ülkemizin çok sayıda girintili çıkıntılı kıyılarımızı gözümüzün önüne getirdiğimizde ne denli zengin bir sualtı yapısına sahip olduğumuzu anlayabilirsiniz,tabi ki kıyılarımızda dalışa yasak çok bölge var.Ülkemizin sualtı zenginlikleri ilgisizlikten can çekişiyor,ve de bazıları ölmüş durumda, çünkü kendi kaderine terkedilmiş batıklar hem ölüyor hem öldürüyor,dalış bölgeleri dalışa kapatılarak sorun çözülmüş sayılıyor.Bilindiği gibi sualtı zenginliği müthiş bir turizm potansiyelidir.Dalgıçlar gördükleri güzellikleri yeniden görmek için yine o bölgede dalış yapacaklar,duyarlı davranıp denizleri kirletmeyip canlısına zarar vermekten daima kaçacaklar.ve hatta soludukları hava deniz dokusunu hayata geçirecektir.saygılar. Faruk Ferit İNCEKARA

Avatar
nazan boyraz 2007-09-19 18:13:27

biz insanlar sıcaktan bunaldıgımızda denize gireriz serinleriz ama hiç düşünmeyizki o denize hersey çıko yani insan lar denizlerimizi tualet olarak kullanıo bzi bu yıl taatile gittik deniz pislikten görülmüyodu içinden sopa pet şişe her türlü sey var yani ayaıp

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176