Ağır Saldırgan ve Seminer Yalanı

Daha önce IMEAK DTO Başkanı hakkında “GÖRGÜSÜZ ARAP ŞEYHİ” yakıştırmasında bulunan kişi sivil toplum örgütlerine saldırılarını sürdürmekte.

banner227

Ağır Saldırgan ve Seminer Yalanı

Daha önce IMEAK DTO Başkanı hakkında “GÖRGÜSÜZ ARAP ŞEYHİ” yakıştırmasında bulunan kişi sivil toplum örgütlerine saldırılarını sürdürmekte.

13 Nisan 2008 Pazar 18:32
1729 Okunma
Ağır Saldırgan ve Seminer Yalanı

Kişilik Haklarına Ağır Saldırıdan Sabıkalı Şahsın Sivil Toplum Örgütlerine Saldırısı Sürüyor

Daha önce IMEAK DTO’nun Başkanı ve Saygıdeğer bir İşadamı olan Sayın Metin Kalkavan hakkında, ziyaret ettiği oteli beğenip satın almasından dolayı yazdığı yazısında “GÖRGÜSÜZ ARAP ŞEYHİ ” (Okumak için tıklayınız )yakıştırmasında bulunan Recep Canbolat’ın çoğunluk hissesine sahip olduğu haber sitesi, marka tescili ve bütün hakları DenizHaber.Com a ait ismi izinsiz kullanan site üzerinden saygın sivil toplum kuruluşları, denizciliğimize mal olmuş isimler ve işadamları hakkında karalama amaçlı yalan haberler yapmayı sürdürüyor.

Bunun son örneği, “İstikbal ile dernek itibar kaybediyor” başlıklı haberde görüldü.

Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin Denizcilik Müsteşarlığından almış olduğu “Meslek İçi Eğitim Semineri Verme” yetkisini yadsıyarak sanki bu izni vermek Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin uhdesinde imiş gibi ve bu izni vermemiş gibi haber yapan Recep Canbolat’ın çoğunluk hissesine sahip olduğu web sitesinde yayınlanan haberin yalan olduğu ortaya çıktı..

"İdare'nin yetkilendirdiği bir kuruluşu ve verilen yetkiyi bir kamu kuruluşunun tanımaması söz konusu olmaz"

DenizHaber.Com’un ulaştığı Dernek yetkilileri, şunları söylediler:

“Gerek Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği, gerekse Türkiye Denizcilik İşletmeleri denizciliğimizin temel direklerinden iki güzide kuruluştur. Adı geçen şahıs hem Türkiye Denizcilik İşletmeleriyle hem de Derneğimizle geçmişte bizden evvelki yönetimler zamanında ilişkileri olduğunu bildiğimiz bir kişidir. Böyle iken bu kişinin Derneğimiz hakkında sürekli olarak aleyhte haberler yayınlaması, haberciliği ve haber sitesini kendi kişisel meseleleri için kullandığı izlenimini bizde ve denizcilik kamuoyunda doğurmaktadır. Bu haber yalan olduğu kadar, maksatlı ve çirkin bir haberdir. Yalandır çünkü Derneğimiz Seminer vermek için yetkisini İdare’den almıştır ve aldığı yetkiye dayanarak Meslek İçi Eğitim Seminerlerini ilan ettiği tarihlerde verecektir. İdare'nin yetkilendirdiği bir kuruluşu bir kamu kuruluşunun tanımaması söz konusu olmaz. Bizim aramızda böyle bir sorun yok iken yalan haberlerle kurumlar arasına nifak sokulmaya çalışılmasını teessürle karşılıyoruz. Kaldı ki gerek Türkiye Denizcilik İşletmeleri gerekse Derneğimiz denizcilik eğitimine geçmişte de bugün de büyük önem ve değer vermiş önemli iki kuruluştur. Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin tüzel bir kişiliği vardır. Başkanımızın Türkiye Denizcilik İşletmeleri çalışanı olması ayrı bir konudur, Dernek faaliyetleri ayrı bir konudur. Dernek, Dernekler Kanunu ve ilgili yasa, tüzük ve yönetmelikler dahilinde sorumluluk içerisinde faaliyetlerini sürdüren bir kurumdur. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla geçmişte de bugün de tüzel kişiliğimizle saygı ve anlayış kuralları içerisinde denizciliğimizin gelişmesi amacına yönelik ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Kurumsal faaliyetler kişilere indirgenmesi, kişiler üzerinden kurumlara ve kurumlar üzerinden kişilere yalan haberlerle, çirkin saldırılarda bulunmak bir yayın organına yakışmaz. Dernek Başkanımızın Türkiye Denizcilik İşletmeleri Çalışanı olmasından dolayı ne geçmişte, ne de bugün Türkiye Denizcilik İşletmelerinden Dernek faaliyetlerimize herhangi bir müdahale olmadı. Kurumu böyle bir beklenti içerisine sokmak, sanki sivil toplum örgütünün faaliyetlerine baskı yapabilirmiş izlenimi yaratmaya çalışmak çirkin ithamlardır. Dernek Başkanımızın sivil toplum örgütü başkanı olarak yaptığı açıklamalardan dolayı yine çalıştığı kurumdan baskı uygulamaya davet etmek de aynı ölçüde çirkindir. Türkiye Denizcilik İşletmeleri gelenekleri olan köklü bir kurumdur. Böyle kışkırtmalardan kimse medet ummasın. Bu yalan haberler hem Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü Sayın Burhan Külünk’ü, hem de Dernek Başkanımız Sayın Cahit İstikbali yıpratmayı amaçlamaktadır. Kınıyoruz” dediler.

Dernek yetkilileri, “İtibar kaybına uğrayan birisi varsa o Derneğimiz değil, bir sivil toplum örgütü ve onun başkanı hakkında bu yalan ve yakışıksız haberleri yapan haber sitesi olmalıdır” diyerek şöyle devam ettiler:

“Dernek Başkanımız Cahit İstikbal, Uluslar arası Kılavuz Kaptanlar Birliğinde 2. Kez Başkan Yardımcılığı’na seçilmiştir ve Dünya Kılavuz kaptanlar camiasında saygın bir ismi ve yeri olan bir kişidir. Geçmişte gerek Türk Boğazları'nın Uluslararası Denizcilik Örgütü içerisindeki tartışmalarında Türkiye Delegasyonunda görev almış olması, gerekse yazdığı mesleki yazılarla denizciliğimize olumlu katkılarda bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Kendi önayak olduğu ve Derneğimizin de desteklediği girişimleriyle IMPA 2004 Kongresinin İstanbul’da yapılmasına önayak olmuştur ve yine girişimleriyle 25 AB Ülkesinin üye olduğu Avrupa Kılavuz Kaptanlar Birliği’nin Genel Kurulu önümüzdeki yıl Derneğimizin ev sahipliğinde Antalya’da yapılacaktır. Yine Meslek İçi Eğitim Seminerleri Derneğimizce önümüzdeki aydan başlanarak verilecektir. Ne Başkanın ne de Derneğimizin bir itibar kaybı söz konusu değildir, tam tersine faaliyetlerimiz genişleyerek sürmektedir. Hal böyleyken, yalan haberler yapıp gerek Derneğimizi, gerekse Başkanımızı yıpratmaya çalışmanın maksatlı olduğu açıktır”

"Türkiye'de iki Uluslararası Kongre yapmak itibar değil mi?"

DenizHaber'e konuşan Dernek Yetkilileri, "2004'te Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Briliği Genel Kurulu'nu İstanbul'da topladığımızı, seneye de yine Türkiye'de uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapacak olduğumuzu görmezden gelip, Dernek Başkanımızın 3 gün sonra AB'nin merkezi Belçika'da 25 Avrupa Birliği üyesi ülke temsilcilerine hitap edeceğini görmezden gelip, Dernek web sitemizde yayınlanan Denizciliğimiz yararına yaptığımız faaliyetleri es geçip vermeyen haber siteleri  'Dernek Cahit İstikbal başkanlığında itibar kaybediyor' şeklinde haber yapabiliyorlarsa, bunun maksatlı ve yalan haber olduğu objektif nitelik taşımadığı, basın etik ilkeleriyle bağdaşmadığı apaçık ortadadır. Bunlar amacı kişileri yıpratıp kendi camiasının gözünden düşürmeye, küçük düşürmeye yönelik maksatlı yayınlardır, bunlardan Denizciliğimiz yarar görmez, Denizcilik sektöründeki herkesi sektör içerisinde böyle çirkin faaliyetler gerçekleştirenleri lanetlemeye davet ediyoruz" dediler.

"Dernek Seminerine dileyen herkes katılabilir"

Recep Canbolat tarafından Düzenlenen haberde "Başkanın kendi seminerine katılamayacağının iddia edildiğini" ve bunun yalan olduğunu belirten Dernek Yetkilileri, eğitim seminerlerine Başkan da dahil dileyen kılavuz kaptanınm katılabileceğini ve belgelerini dilerlerse Dernek seminerlerinnden alabileceklerini söylediler ve Dernek Başkanının eğitime desteğini göstermek açısından her iki taraftaki seminere de katılmasını beklediklerini ifade ettiler.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ni verilen bir eğitim seminerine katılmayı yasaklar bir pozisyonda göstermenin haksızlık olduğunu belirten Dernek Yetkilileri, "Kimse bizden böyle bir şey istemedi. Tam aksine Türkiye Denizcilik İşletmeleri Derneğin yaptığı eğitim çalışmalarına her zaman destek vermiştir. Yapılan Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne haksız bir ithamdır ve doğru değildir" dediler.

"Sistemli bir faaliyet yürütülüyor"

Dernek yetkilileri, Kılavuzluk Mesleği ve Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği hakkında son dönemde bazı çevrelerce sistemli bir kampanya yürütüldüğünü iddia ettiler.

DenizHaber.Com'a bilgi veren Dernek Yetkilileri, "Son dönemde hukuken haksız olunan konularda hukukta kaybedenler kılavuzlukla ilgili çirkin bir savaşın içerisine girdiler. Derneğimiz yönetimi göreve geldiğinden bu yana, sanki demokratik seçimle gelmemişiz gibi, hakkımızda kendi meslektaşlarımızın gözünden bizleri düşürmek için sürekli ve maksatlı çirkin yayınlar yapılıyor. Amacı habercilik olmayıp sektör içerisindeki anlaşmazlıklardan nemalanmak olan bazıları da, bir  gün bir tarafa bir gün bir tarafa yanaşıp, bu çekişmelerden menfaat elde etmek istemekteler. Bu kavgada Derneğimiz üzerinden ticaret yapan da var. Adaletin kestiği parmak acımaz, herkes hakkına razı olsun. Bizim yaptığımız çalışmalar ortada. Emekçi bir kesimiz, dünyanın en zor işlerinden birini yapmaktayız. Denizciliğimiz adına yaptığımız çalışmalar da ortada. Bizi rahat bıraksınlar biz işimizi mesleğimizi yapalım" dediler.

Bakan "Denizcilik Sektörü böyle şeylere alışık değil" demişti

DenizHaber'in ulaştığı sektörden saygın isimler ise: "IMEAK DTO Toplantısına katılan Ulaştırma Bakanımız çok doğru bir tesbitte ve uyarıda bulunmuştu. Benzer konular DTO'da açıldığında Sayın Bakan; "Denizcilik sektörü gelenekleri olan bir sektördür, bu sektör böyle şeylere alışık değil" diyerek sektör içerisinde farklı amaçlı faaliyetlerde bulunanları uyarmıştı. Diliyoruz ki Sayın Bakanımızın bu uyarısı hilafına hareket edenler kendine çeki düzen verir" dediler.

Recep Canbolat “Kişilik haklarına ağır saldırıda bulunmaktan” hükümlü

Recep Canbolat’ın daha evvel bir ulusal gazetede kılavuz kaptanlar ve Kaptan Cahit İstikbal ile ilgili yapmış olduğu haberle ilgili Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/1094 Sayılı karar almış ve kararda Recep Canbolat’ın haberinin “kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıdığı” mahkeme kararı ile tesbit edilmişti.

Kişilik haklarına ağır saldırıda bulunmaktan hükümlü bir şahsın denizcilik sektöründe saygın kişi ve kurumlara hala saldırıda bulunmaya devam etmesini DenizHaber.Com olarak şaşkınlıkla ve üzüntüyle izliyoruz.

DenizHaber.Com

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Batuhan Gazi 2008-04-13 21:52:05

Şişman gene sıkıntıda galiba çünkü ne zaman bir hukuksuzluk yapsa kendini legalize etmek için sektörün namusuyla emeğiyle çalışan dürüst isimlerine sataşmayı gelenek haline getirdi.


Minik kuş bana da bir haber getirdi;
Şişman zatın elinde belgeler varmış, ve belgelerle ilgili kişiye haber göndermiş, elimde belgeler var gel masaya oturalım diye... Belgesi olanın kanuna teslim etmesi gerekir, artık masada ne konuşacaksa...
Herhalde masaya oturamadı ki temcit pilavı yine sofrada...

Allah ıslah etsin.

Avatar
Kazım Elmas 2008-04-14 00:02:23

Gazetlerden birinde bir köşeniz olsun ve kafanızın estiğini asmak kesmek mi istiyorsunuz? kişisel yargılarınızdan yola çıkarak olayları subjektif yorumlamak, sizin istediğinizin dışında ya da çıkarlarınıza aykırı gerçekleşecek herşeyi ve buna yol açan herkesi eleştirmek, zarflanmış noktalarla kesilmiş hakaretler yağdırmak, tuttuğunuz takımdan mezun olduğunuz okula kadar yaşamınızın içinde var olmuş her olguyu rasyonellik ve doğruluk dışı bir tutumla savunurken "sizden" olmayanı en küçük parçalarına ayırmak düşüyle mi yanıp tutuşuyorsunuz? aradığınız fırsat ayağınıza geldi, aşağıdaki rehberle bütün bunlar gerçekleştirebilir, üstelik zengin, ünlü vs... de olabilirsiniz.



öncelikle, öyle zengin içerikli, bilgi taşıyan, yoğun ve dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından zor okunacak yazılar yazma gibi bir amaca sahip olmamalısınız. böyle bir amacınız varsa da bir kenara atın, unutun, hiç olmamış gibi farzedin. yazdığınız yazılar, bilgisayarın başında çay içip simit yiyen üniversiteden sonra ciddi hiçbirşey okumamış mutsuz orta kesimin herhangi bir bireyinin sabah işe geldiğinde uykulu gözlerle anlayıp sindirebileceği düzeyin üzerine çıkmamalıdır. bunun sırrı, geniş boşluklar, kısa tümceler,

birbirini tekrarlayan sözcükler, tümce aralarında bol boşluk ve bolca noktalama işaretlerinde saklıdır. örnek vermek gerekirse:



ekonominin kötü gittiğini düşünenler fena halde yanılıyorlar! .... ?



evet.



yanılıyorlar. yanılıyorlar çünkü... !<>!



çünkü herşey yolunda. evet yolunda. geçen gün şoförüme dedim ki, çek oğlum dedim.. çek nişantaşına götür beni, çıkar şu pis gecekonduların arasından. allah kahretmesin..paçama çamur bulaşmıştı. o çamur ruhuma bulaşmıştı. çamur..gecekondu. fakirlik. ah.

nişantaşında hobarey var. sahibi muzi baklava çok yakın dostum olur, birlikte montecarlo rallisine katılmıştık, öyle yakın yani. muzi dükkanı büyütmüş. hemen üstüne bir fusion restaurant açmış, hani space concept var ya, paris'te moda şimdi. karşı kaldırımda avrupanın en ünlü mağazaları. işıl işıl. şırıl şırıl. kaçıl kaçıl. gözlerim doldu. dedim ki işte..."



bir sonraki hamle saldırıyı öğrenmektir. bunun için önce cansız cisimler üzerinde talim yapılması yerinde olur:



"o köprünün hali ne öyle? avrupada artık böyle köprü kalmadı. hepsi köprülerini çiçek desenleri ile süslüyor, rengarenk yapıyor. golden gate'in fatih sultan mehmet köprüsünden ne farkı var? biz de köprümüzü kırmızıya boyasak istanbula gelen turisti 34'e katlarız. evet katlarız. buradan karayolları genel müdürlüğüne sesleniyorum...."



"hödere bulvarından yukarı çıkarken solda gördüğüm otel sinirimi bozuyor. o otelin yıkılması gerekir. böyle otel dünyanın hiçbiryerinde kalmadı artık....



"neden belediye taksime çıkan yolları meydanın üstünden geçirmez ve meydanı döner büfeleri ile donatmaz ki? döner bizim milli yiyeceğimiz?"



"artık şehirlerde nehir boğaz modası kalmadı. bu trafik sorunu ile uğraşacağımıza neden boğazın üstünü kapatıp otoyol yapmıyoruz? buradan büyükşehir belediye başkanına sesleniyorum."



sonraki aşama insanlara, kurumlara saldırmaktır. özellikle seçilecek hedeflerin karşılık veremeyecek durumda olması tercih edilir:

" dün sultanahmet'de adının yonk olduğunu duyduğum çinli turist bana dil çıkardı. bu terbiyesizliğinin cezasının verilebilmesi için köşemde fotoğrafını yayınlıyorum ve polisi göreve çağırıyorum."



"vatandaşın parasını çarpıyorlar. gubara holding'in bütün mallarına el konulmalı, gazetesi bize verilmeli, otomobillerine ben binmeliyim, bu ülkenin tek özel sektör kuruluşu da bizim holdingle boynuz holding olmalı. ayrıca tek gazete, tek kanal yeter de artar bile. sıkıysa gelsin gubara holding başkanı jim gubara, mahalleden geçemez be. kendisinin kulakları da asimetriktir ayrıca"



"şerefsiz hakem yine rezil etti bizim takımı. ben bunu yazmıştım zaten dün."



bütün bunların ardından tecrübe edilmesi gereken, büyüklük kompleksidir. hayatın içinde olup biten herşeyin kendi kaleminden çıktığını iddia etmek saldırgan gazeteciliğin olmazsa olmazlarındandır:



"biliyorsunuz benim yazılarım sayesinde amerika irana saldırmaktan vazgeçti."



".. bu tip davetlerde smokin giymenin uygun olmadığını yazdıktan sonra bakıyorum da falan filan davete kadife bir takımla gelmiş. "



"başbakan aradı, gazetedeki yazımı görmüş, konunun farkındayım, üzerine gideceğim dedi."



"çinli hayranlarımın varlığından haberdardım ancak dün gelen mektup bili bülü..."

Avatar
Yıldırım Tuna 2008-04-14 00:12:04

önceleri;

yayın yapma hakkı ve gücünü elinde tutanların;

kendi kişisel sorunlarını çözmek, doyum sağlamak, mutlu olmak, gündemde olmak için yapabildikleri eylem.



etik olarak; ister yayın yapılsın, ister gerçek sosyal ilişkilerde olsun;

kişisel haklara hakaretin zaten kabul gören bir yeri olmadığı aşikarken; bunu basın/yayın yolu ile yapmak son zamanların trendy hallerinden biri oldu.



bu kendini, haddini bilmez halin yol açtığı seviyesiz, çürümüş, kokuşmuş düzenin; hiç değilse yasalar yolu ile düzelebilmesi umudu; insanı biraz olsun rahatlatıyor.

(Sayın tuna anlattığınız fıkra müstehcen bulunduğu için tarafımızdan çıkarıldı-DenizHaber)

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176