Gemi İnşa 200 Bin Kişiye Ekmek Verecek

Son 5 yılda elde ettiği yüzde 360'lık büyümeyle dünya ortalamasını dörde katlayan gemi inşa ve yat sanayi, Anadolu'ya yayılıyor

Gemi İnşa 200 Bin Kişiye Ekmek Verecek

Gemi İnşa 200 Bin Kişiye Ekmek Verecek

Son 5 yılda elde ettiği yüzde 360'lık büyümeyle dünya ortalamasını dörde katlayan gemi inşa ve yat sanayi, Anadolu'ya yayılıyor. Sektör, yeni kurulacak tersanelerle Tuzla'ya sıkışıp kalmaktan kurtulacak. Özellikle Karadeniz kıyıları gemi inşa ve yat sanayine yeni bir açılım getirecek.

Karadeniz Bölgesi'nde Sürmene, Yeniçam, Ünye, Gülyalı, Fatsa, Terme, Tekçeköy, Cide, İnebolu, Ereğli, Karasu, Kocaeli Serbest Bölgesi, Yalova, Gelibolu'da tersane kurma çalışmalarının devam ettiğini belirten Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, Akdeniz'de ise İskenderun, Ceyhan ve Manavgat'ta yeni gemi yapım yerleri inşa edileceğini bildirdi. Akdeniz ve Ege kıyılarında doğal SİT alanları ve kaplumbağa üreme bölgelerinin yoğunlukta olduğunu dolayısıyla buralarda tersane projesinin az olduğunu ifade eden Naiboğlu, bütün tersanelerin faaliyete geçtiğinde yaklaşık 200 bin kişiye istihdam sağlanacağını kaydetti. Küçük bir tersanenin 3 bin 500 kişiye iş imkanı sağladığına işaret eden Naiboğlu, 'Tuzla'da daha önce 13 bin civarında işçi çalışırken bu gün 30 bini aştı. Bütün tersaneler tamamlandığında yan sanayiyle birlikte 200 bin civarında istihdam oluşacak.' dedi.

Antalya'da düzenlenen Boatshow fuarına katılan Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, yeni kurulacak tersanelerle ilgili bilgi verirken gemi inşa ve yat sanayindeki gelişmeleri değerlendirdi. Sektördeki gelişmeleri 'Türkiye, 2004 yılında akaryakıttaki ÖTV'nin sıfırlanmasından sonra denizcilikte büyük gelişme kaydetti. Öyle ki, Marmara bölgesinde karadaki trafik denize kaydı.' sözleriyle özetleyen Naiboğlu, şöyle konuştu: 'Gemi inşa sanayi emek yoğun bir sektör. Katma değer sağladığı gibi istihdama da büyük katkısı var. Bir tersane birçok iş kolunu da harekete geçiriyor. Küçük bir tersane 3 bin 500 kişiye iş imkanı sağlıyor. Ayrıca gemi inşa ve yat sanayi Tuzla'ya sıkışıp kalmış durumda. Bunu açmak için Karadeniz, Ege ve Akdeniz kıyılarında yeni tersane projelerini hayata geçiriyoruz.' Müsteşar Naiboğlu, 2002'den bu yana denizcilikte büyük atılımlar gerçekleştirildiğini vurgulayarak 'Gemi inşa ve yat sanayinde dünyada 23 sırada yer alan Türkiye, tonaj ve sipariş edilen gemi adetlerine göre Güney Kore, Japonya ve Çin'in ardından dördüncü sıraya yerleşti. Mega yat sanayinde de önemli bir ülkeyiz. Bu alanda da dünya üçüncülüğüne kadar yükseldik.' bilgilerini verdi. Türkiye'de imal edilen gemi ve yatlar, AB ülkelerine yani sanayi ülkelerine satıyor. Bunlar arsında denizciliğin çok gelişmiş olduğu ülkeler de bulunuyor. Türk gemi inşa sanayideki büyüme dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Son 5 yılda sektör dünyada yüzde 90 büyürken bu oran Türkiye'de yüzde 360 olarak gerçekleşti.

Deniz ticaret filosunun 7 milyon dwt (detveyt ton) civarında Türk bayraklı, 4 milyon dwt'u da Türk sahipli yabancı bayraklı gemiler olmak üzere toplam 11 milyon dwt'a ulaştığını da aktaran Naiboğlu, şöyle konuştu: 'Bir o kadar da Türk armatörlerin yerli ve yabancı tersanelerde siparişleri var. Bu da Türkiye'nin denizcilikte önemli bir ülke haline gelmeye başladığını gösteriyor. Zaman zaman denizlerde yabancı bayraklı çok gemi olduğu gündeme geliyor. Denizcilikte en ileri ülkelerden biri olan Yunanistan'ın da kendi bayrağını taşımayan çok sayıda gemisi var' (Cihan Haber Ajansı)

haberler.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
yıldırım DELİDUMAN
yıldırım DELİDUMAN - 11 yıl Önce

Rusya ve İtalya'nın 23 Haziran 2007'de ortaya sürdüğü 'Güney Akım' ile Türkiye'nin büyük önem verdiği Nabucco doğalgaz boru hattı projeleri bir bakıma stratejik çekişmeye sahne oluyor.

Güney Akım, 18 Ocak 2008'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Bulgaristan'la anlaşma imzalamasıyla bir adım öne çıktı. Putin, aynı gün Türkiye'yi by-pass eden Bulgaristan-Yunanistan petrol boru hattı anlaşmasını da imzaladı ve iki kuşa bir taş attı. Taş, halen havada. Kaç kuşun vurulduğunu önümüzdeki senelerde göreceğiz. Ama Rusya, Nabucco'yu gözden düşürmek için birbiri üstüne taş atmaya devam ediyor. İtalya, Sırbistan ve Yunanistan'ı kendi safına almanın yanında, Nabucco katılımcılarından Avusturya ve Macaristan'la da anlaşma imzaladı. Geriye, bir tek Romanya kaldı.

Putin, birbirine rakip gösterilen iki proje hakkında şubat sonunda şöyle bir yorumda bulunmuştu: "Birinin gaz kaynağı belli ama ötekinin halen belli değil." Rusya, gaz sektöründeki yatırım eksikliğinden dolayı önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlarla karşılaşabilir. İhracat yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için Türkmen gazına müthiş ihtiyacı var. Bu nedenle Aralık 2007'de attığı imzayla, Türkmen gazının çok önemli bir kısmının Rusya'ya veya kendi üzerinden Avrupa'ya gitmesini güvence altına aldı.

11 Mart'ta attığı taş ise fiyatla ilgili. Gazprom, 2009'dan itibaren Türkmen, Kazak ve Özbek gazını bu yılın uluslararası fiyatlarına yakın bir fiyattan alacak. İma ettiği şey şu: "Nabucco'yu destekleyenlerin, Türkmenistan'a 'Rusya'ya ucuza satacağına Nabucco üzerinden daha pahalıya Avrupa'ya sat' tezi artık geçerli değil." Rusya, bu yıl Türkmen ve Kazak gazının 1000 metreküpüne hazirana kadar 130, haziran-aralık arasında da 150 dolar ödeyecek.

Türkmenistan'ın Rusya ile 2009-2028 arasında yıllık 80 milyar metreküp, Çin ile 2009-2039 arasında yıllık 30 milyar metreküp, İran ile yıllık 8-15 milyar metreküp gaz satış anlaşmaları var. Afganistan üzerinden Hindistan ve Pakistan'a yıllık 30 milyar metreküp, Nabucco üzerinden de Avrupa'ya yıllık muhtemelen 20 milyar metreküp gaz satma arzusunu sürekli dile getiriyor. Buna 20 milyar metreküplük kendi yıllık tüketimini eklediğimizde 2015 civarında yılda yaklaşık 200 milyar metreküp gaz üretmesi gerekiyor. Burada şu iki sorunun cevabı önemli: Türkmenisten, bu kadar gazı nasıl üretecek? Bu projeleri besleyecek rezervi var mı?

Nabucco'da Türkmenistan'ı Azerbaycan'a bağlayacak Trans-Hazar boru hattı hayata geçirilemedi. Sebeplerin başında, Hazar'ı çevreleyen ülkelerin, 'göl mü yoksa deniz mi' olduğu konusundaki anlaşmazlığı yatıyor. Türkmen gazıyla ilgili, Rusya'nın kendini garantiye almadan, İran'ın da kendi üzerinden Türkiye'ye iletmek varken, Azerbaycan üzerinden taşımaya imkân sağlayacak bu yasal statüde anlaşmaya varması kısa vadede mümkün görünmüyor.

Türkmen gazı hem Güney Akım hem de Nabucco için çok büyük önem arz ediyor. Nabucco'nun Türkmen gazı olmadan yaşaması mümkün. Ama Güney Akım için aynı durum pek geçerli değil. Durumun farkında olan Rusya o yüzden Nabucco'ya daima sıcak baktı. Nabucco katılımcıları da ABD'nin yeşil ışık yakmasının ardından şimdi Rusya işbirliğine sıcak bakıyor. Zaten altı ortağı bulunan Nabucco'ya Rusya da eklenirse söz konusu iki projenin entegre tek bir proje haline dönüşmesi de uzak bir ihtimal değil. Türkmen gazı için biraz geç kalındı ama Türkiye, İran ve Irak gazını Nabucco'ya bağlama çabasını hızlandırarak devam ettirmeli. DR. SOHBET KARBUZ - Akdeniz Ülkeleri Enerji Şirketleri Birliği (OME), Fransa./Zaman 07.04.2008

levent alacahan
levent alacahan - 11 yıl Önce



Tuzla tersaneler bölgesinde çalışan işçi sayısı soyut. Kimsenin de somutlaştırma çabası yok. Kaç tane kaynakçı kaç tane montajcı var, bunların yaş ortalaması nedir belli değil. Dolayısıyla, sektörün geleceğe yönelik insan kaynakları planlaması da yapılmamakta. Belki de yapılması istenmiyor. Nasılsa taşeronlar var. Gördüğüm kadarıyla sektörde başına buyrukluk ve rasgelelik hakim. G.Kore, Japonya ve AB ülkelerindeki tersanecilik anlayışı ile Türkiye'deki çok farklı. Aynı şekilde bu ülkelerdeki "devlet otoritesi" anlayışı ile Türkiye'deki arasında benzerlik bile yok.

SIRADAKİ HABER

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176

banner190