DESAN Tersanesi’nde, Gemi İndirme Töreni iptal

Halil Daş adlı taşeron firmaya bağlı tersane çalışanının tüm tıbbi müdahalelere karşın kurtarılamayarak 30 Eylülde hayatını kaybetmesi nedeniyle denize indirme töreni iptal edildi

banner217

DESAN Tersanesi’nde, Gemi İndirme Töreni iptal

Halil Daş adlı taşeron firmaya bağlı tersane çalışanının tüm tıbbi müdahalelere karşın kurtarılamayarak 30 Eylülde hayatını kaybetmesi nedeniyle denize indirme töreni iptal edildi

04 Ekim 2009 Pazar 10:15
2422 Okunma
DESAN Tersanesi’nde, Gemi İndirme Töreni iptal

Alınan tüm önlemlere rağmen yaşanan son iş kazası büyük üzüntüye yol açtı

Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde yer alan DESAN Tersanesi Küçük Havuz’daki Panama bandıralı  M/V  ADRİATIC ARROW gemisinin güvertesinden ambar boşluğuna düşerek ağır yaralanan Halil Daş adlı taşeron firmaya bağlı tersane çalışanının tüm tıbbi müdahalelere karşın kurtarılamayarak 30 Eylül’de hayatını kaybetmesi, bugüne kadar iş güvenliği konusunda önemli ölçüde yatırım yapan tersanede büyük üzüntüye yol açtı. Alınan tüm önlemlere rağmen bu gemide yaşanan son iş kazası üzerine, yeni inşa edilen NOSİ gemisinin  planlı denize indirme töreni iptal edildi.

22 eylül 2009 günü saat  22.00 sularında Tuzla’daki Desan Tersanesi’nde Gelişim Raspa firmasına bağlı olarak görev yapan Halil Daş,  güverte temizliği işini bitirip geminin sancak tarafından iskele tarafına geçmek isterken, ambar boşluğuna düşerek ağır yaralandı. Kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alınan Daş’ın yapılan bütün tıbbi girişimlere rağmen kurtarılamaması, yeni hissedarları tarafından satın alındıktan sonra, son 1.5 yıldır iş güvenliği konusunda yoğun yatırım gerçekleştirilen tersanede, büyük üzüntü yarattı. Desan Tersanesi, NOSİ gemisinin suya indirilmesi nedeniyle, kamu ve özel sektörden üst düzey konukların katılımıyla gerçekleşecek önceden planlanmış  töreni bu nedenle iptal etti.

Çalışma alanının fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve güvenli çalışma altyapısı oluşturacak servislerin sağlanması için yapılan yatırımlar ile çalışanlara işe girişte ve sonrasında belli aralıklarla verilen eğitimler, sağlanan saha güvenlik donatıları ve kişisel koruyucular ile aralıksız olarak büyük bir titizlikle sürdürülen sağlık ve güvenlik gözetimi sayesinde, Tuzla’daki Desan Tersanesi’nde 1,5 yılı askın bir süredir hayati tehlikeye yol açacak bir iş kazası yaşanmamıştı. DESAN Tersanesi, bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarına, meslek örgütlerine, sendikalara, uluslararası kuruluşlara, üniversite mensuplarına kapılarını açık tutmuş, tersane yönetimi çalışma koşullarını iyileştirmek, güvenli bir çalışma ortamı tesis etmek üzere her türlü eleştirel katkıyı içtenlikle dikkate almış, değerlendirmişti.

İş kazalarıyla mücadele kararlılıkla sürdürülecek

Son iş kazası üzerine Desan Tersanesi yönetiminden yapılan açıklamada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi için yürütülen topyekün mücadelenin bundan sonra da kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Bir çalışma arkadaşlarını yitirmenin acısının tersanede her kademede derinden yaşandığı vurgulanan açıklamada, Desan Tersanesi Yönetimi tarafından; son kazanın etraflı bir şekilde, görünür nedenlerle yetinmeden kök nedenlerine ulaşılarak, analiz edileceği ve bundan sonra benzer kazaların önlenmesi için gereken bütün tedbirlerin alınacağı; kaza nedeniyle yürütülecek idari ve adli her tür tetkik ve tahkikata azami kolaylık ve destek sağlanacağı vurgulandı.

Tersane yönetimi, hayatını kaybeden Halil Daş’ın ailesinin acısını paylaşırken, kendilerine  maddi ve manevi her türlü desteğin sağlanacağını, yürütülen çalışmalar için önlemleri pekiştirip, sürekli iyileştirmek için gereken her türlü kaynağın tahsis edileceğini dile getirdi. Ayrıca tersane çalışanlarını, iş kazalarıyla ilgili yaptıkları uyarılar ve önerdikleri önlemler doğrultusunda ödüllendirme uygulamasının sürdürüleceği, yakın ciddi ve hayati bir tehlike gören herkesin tehlike giderilinceye kadar işi durdurması gerektiğinin yeniden yazılı olarak tüm çalışanlara hatırlatılacağı da kaydedildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Jale Nur ECE 2009-10-04 11:37:34

Öncelikle merhum Halil Daş'a Allah'tan rahmet yakınlarına ve DESAN tersanesine başsağlığı dilerim. DESAN Tersanesini aldığı bu karardan ve iş güvenliğine ilişkin aldığı güvenlik önlemlerinden dolayı tebrik ederim. Tüm tersanelerde Hyundai Tersanesi'nde her sabah 10 dak. süreyle yapılan tool box iş güvenliği sisteminin uygulanmasının yararlı olacağını düşünmekteyim.



Saygılarımla

Jale Nur ECE

Avatar
2009-10-04 22:19:28

nur hanım bu kadar kolay gecismez bu olay!yorumunuzu okuyanlar

cok iyi bilirlerki;ozellikle tersane sagbaslardan satınalındıgın

dan beridir gerek yonetim kadrosu gerekse calısanların isguven

ligi ve kalıtesi dusmustur.lutfen gercekci olalım.

Avatar
Umit Kurt 2009-10-05 01:35:26

işçiler arasındaki etnik ve kültürel farkların, bunun yanında taşeron firmalarda çalışan birçok işçinin firmanın yöneticilerine feodal bağlarla bağlı olması ortak örgütlü bir mücadeleyi nicelik olarak ne denli baltaladığı çarpıcı bir biçimde görülmüştür. esasında burada "yeni feodalizm" dediğimiz olgu beliriyor. tuzla'da taşeron firmalara bağlı olarak çalışan anadolu'nun çeşidi yerlerinden gelmiş ucuz emek gücü olan işçiler o işi o firmalarda ucuz işçi bulmak için görevlendirilen hemşerileri sayesinde buluyorlar. bu o kadar yapısal bir mikro-iktidar sistemi kuruyor ki işçi daha "büyük ağa" veya kapitalizmin terimleriyle kodlarsak "the boss" tarafından sömürülmeden ve 'maraba' olmadan, geleneksel bağlarla bağlı olduğu "ustabaşına" kayıtsız-şartsız ram oluyor. ve bütün bu ilişkiler enformel düzeyde cereyan ediyor. az gelişmiş bölgelere izafe edilen bu tür ilişkiler ağının modern kapitalist bir sosyo-ekomomik düzenin mekânsal düzlemi olan şehirlerde temerküz etmesi bir tür "yeni feodalizm"in habercisi.

Avatar
Dursun KAPTAN 2009-10-05 01:40:29

mustafa kemal'in çanakkale savaşıyla ilgili meşhur bir sözü vardır:



"karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. ikinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. sarsılma yok. (...) işte bu türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. emin olmalısınız ki, çanakkale muharebeleri'ni kazandıran bu yüksek ruhtur."



ne zaman tuzla tersanelerinde bir ölüm haberi okusam aklıma bu söz gelir. kaynak yapan işçi gaz patlamasında yanarak ölüyor, bir başka işçinin üzerine ambar kapağı düşüyor, birkaç işçi ise filika testinde boğularak can veriyor. üç beş gün tersanede hayat duruyor, sonraki gün yeni işçiler hiçbir tereddüt göstermeden, müthiş bir soğukkanlılık ve tevekkülle onların yerine gidiyor. fakat ne garip çelişkidir ki çanakkale'de emperyalizmin gemisini top mermileriyle batıran kahramanlar, tuzla da kendi elleriyle, emekleriyle ve canlarıyla inşa etmek için uğraşıyorlar.



nedenleri büyük muammadır. ilk akla gelen ihtimâl "hayat mücadelesi". yaşamak için para lazımdır, para için çalışmak. üstelik kimbilir bakmakla mükellef olduğu belki on tane çocuğu vardır. çalışmayıp ne yapacak? fakat aklımı kurcalayan bir soru var: neden illa tuzla? hiç mi başka ihtimâl yoktur? bin kapıyı yoklamış yüzüne mi kapanmıştır? "pazarda limon satmak" dahi kaabil değil midir? hayatını devam ettirebilmek için bile bile ölümü göze alan işçi, çaresizliğin bütün mertebelerinden geçerek mecbur mu kalmıştır? metrelerce yükseklikten denize bırakılacak bir filikaya binerken hiç mi korkmamıştır? hiç mi karşı koymamış, yoksa dipçik zoruyla mı bindirilmiştir? bu sorulara cevap bulmak çok güç.



herşeye rağmen ölümlerinin sorumlusunun hâlâ bölgeye müdahele etmeyen devlet kurumları olduğu aşikârdır. üzerinde tartışmaya dahi lüzum görmüyorum. fakat yanındaki işçinin öldüğünü göre göre tereddüt etmeden onun yerine geçmeyi aklım almıyor. bu işçiler çalışma kampında esir tutulmadığına göre böyle bir hareketi mazur görecek ruh halini anlamıyorum. ortada çanakkale'deki gibi manevi bir sebep olmadığına göre düşünmekten imtina ettiğim son ihtimal, maalesef, işçileri tersanelerde çalışmaya teşvik eden maddi sebeplerdir.

Avatar
ASİOPR. 2009-10-05 16:33:36

DURSUN KAPTAN;Çanakkale'den ornek vermenız muhakkak çok guzel ama Filika kazası ile ilgili bırkaç cevap'ım olacak tartışma olarak algılanmalı...

Fılıka dıyelım kı bunun testi (20 kılışılık fılıka ort.75 kğ.dan 75*20=1500 kğ.eder) fılıka kişi sayısı kadar %50 test edilir. bu filika kalıtelı ve testten geçmiştir.Ancakgemıde test sadece yuklu ıken rampadan ınme testıdır ki biz bunu kişi yerine ortalama 75 kğ.lık kum torbaları ile yaparız.Ama Filika agırlıgı + 20 kş.*75= 1500kğ. agırlık ile bunu denıze atıp da tekrar gemıye çekmeye kalkarsan kaza gelıyorum demez ve gelir. gemıdekı fılıka rampası sadece fılıkayı atmak içindir,atıpda bu agırlıgı çekmeye bunun güçü yetmez gemıde neye fılıka var acıl durumda gemıyı terk etmek için fılıka ile gemıye bınmek için degıldır.....sonuç olarak yapılan yorumları okunca uzuluyorum çunku ınsanlar yaorumları bılınçsız olarak yapıyorlar.2000 senesınden berı tersane içindeyim kazaların çogu gelıyor derler...

Avatar
2009-10-05 21:28:37

FİLİKA KAZASINDA HİCKİMSE HİKAYE OKUMASIN TEK SORUMLU SAHIS 40 GUN TUTUKLU KALIP SELBEST BIRAKILMIS VE MESLEGE İSTER TERSANESİN

DE DEVAM ETMİSTİR.YANİ OLENLERE TANRIDAN RAHMET DİLERİM

Avatar
mehmet türüt 2009-10-15 00:08:15

bir atasözümüz var " sakınılan göze çöp kaçarmış" dikkat ettinizmi önlemler ne kadar yoğunlaştıkça kazalarda aynı oranda artmakta....

Avatar
ilhan erkıral 2009-10-29 00:40:16

20 yıldır kamu tersanelerinde ağır iş mak. operatörlüğü yaptım edindiğim tecrübelerden biri raylı vinçlerin büyük ve küçük kancalarının tel sapanların ucundaki 2-3 külo ağırlığında bulunan kilitlerin sallanması ve birbirlerine çarpması neticesinde harbisinin gevşiyerek 20-25 mt.yüksekten herhangi bir kalabalık çalışma alanlarına düşmesi neticesi tehlike arzetmektetir önlem alınmalıdır. saygılar,

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176