Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir

DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.

banner227

Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir

DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.

31 Aralık 2009 Perşembe 10:09
3111 Okunma
Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir

Saygıdeğer Okurlarımız;

2009-12-31DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.

Okuyucularımız sitemize yorum yazmakta büyük teveccüh göstermektedirler.  Biz de, hakaret içermedikçe, denizciliğimizin reflekslerinin yansıması adına, bu yorumlara yer vermekteyiz.

Geçtiğimiz günlerde demokratik tahammülümüzü test etme olanağı sağlayan bir olay yaşadık.

Deniz Trafik Operatörleri Derneği’nin yapmış olduğu bir açıklamaya, okuyucularımızdan oldukça yoğun tepkiler aldık.

Okuyucularımız, görüşlerini kimi zaman sert bir tarzda dile getirdiler. Gönderilen yorumların yarıdan fazlasını , maksadını aşan sertlikte olduğu için, yayınlayamadık.

Yayınladığımız yorumları da hiç kimsenin rencide olmaması adına, kısmen kesmek zorunda kaldık ve bunu da belirtik. Ancak bizim boş bıraktığımız yerleri kendi hayalinde ve kendi meşrebince  dolduran kimileri, ortamı germeye çalıştılar, bizim umursamadığımız gibi eminiz ki sizler de umursamadınız.  Bu boş bırakılan yerlerde “küfür” yoktu. Bizim okuyucumuz sert eleştiri yazabilir ama hiçbir zaman küfürlü yorum almadık bugüne kadar. Küfür, onu oraya yerleştirenin kendisine aittir. Nitekim yalancının mumu yatsıya kadar yandı ve çoktan sabah oldu.

Gördük ki, yayınladığımız yorumlarla ilgili, okuyucularımızdan aldığımız tepkiler, son derece olumlu.  Bizim tarafsız yayıncılığımız ve seviyeli tartışmaya zemin yaratmamızdan dolayı çok sayıda okuyucularımız memnuniyetlerini dile getirdiler.

Yalnız, çok değerli bir camiaya söylemek istediklerimiz var. Kılavuz Kaptanlarımız gibi, Türk Boğazlarının çilesini çeken, Deniz Trafik Operatörlerimize…

Biliniz ki, okuyucularımızın dile getirdiği görüşler, Denizhaber’in editörlerinin veya Genel Yayın Yönetmeninin, kişisel görüşleri değildir.

Kurumumuzun resmi görüşleri de değildir; yayıncı olarak görüş sahibi olursak objektif olamayız, önyargılı olursak tarafsız olamayız.

Yayıncı olarak bizim ödevimiz, toplumun demokratik tepkilerini, düşüncelerini yansıtmaktır.

Haber kutsal, yorum hürdür.

Bizim haberlerimizde ve yayınladığımız yorumlarda hiçbir şekilde rencide edici hakaretamiz sözler geçmez, hepsi demokratik tepkiler ve seviyeli görüşlerdir.

Bunları yayınladığımız için bize gönül koyacağınızı düşünmüyoruz, çünkü sizlerin bu demokratik olgunluğa sahip olduğunuza ve seviyesiz provokasyonlara gelmeyeceğinize inanıyoruz.

Son sözümüz şudur:

Kılavuz Kaptanlar da, Deniz Trafik Operatörleri de, “aynı tavanın balığı”dırlar; yani, Türk Boğazlarının. Türk Boğazlarının güvenliği ve emniyeti için bir anlamda kader birliği yaptıklarına, yapmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bu birliği hastalandırmak isteyenlere  geçit vermeyecek kadar da entelektüel düzeyleri yüksektir.

Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım; Tuzla’da Denizcilik Fakültesi’ndeki son Balık Gününde bakın ne güzel dile getirmiş:

"Denizcilerin arasındaki hukuk abi kardeşlik hukukudur. Bu hukuk diğer hukuk kurallarına hiç benzemez.Yüzyıldır bu hukuk vardır.Yüz yılda geçse bu hukuk devam edecektir."

Denizcilik ruhunu kavrayamayanların bunu anlaması mümkün değildir.

Sizleri karşı karşıya getirmek isteyenlere izin vermeyeceğinize, ancak bulanık suda yaşamını sürdürebilecek art niyetli kişilere karşı uyanık olacağınıza inanıyoruz. Eleştirilere demokratik bir olgunlukla ne denildiğini anlamaya çalışarak dikkat edeceğinize eminiz. Sizler de emin olun ki Türk Denizciliğinin Haber Sitesi Denizhaber.Com; dün olduğu gibi, gelecekte aynı ilkelerle VAR OLACAK ve gerçek denizcilerin, denize emek verenlerin yanında ve arkasında olmaya devam edecektir.

 

Anahtar Kelimeler:
DenizHaber Editor
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kurtoğlu Muslihittin Reis 2010-01-01 21:01:10

Konuşan özgürce tartışan Türkiye...

Bir özlem, bir ütopya... Bir hayal mi yada ne kadarı gerçek?

Şu soruyu sorsun herkes kendisine, dürüstçe ve delikanlıca:

Türkiye'de gerçek fikir özgürlüğü, gerçek eleştiri özgürlüğü var mı?

Yoksa eleştirilmesine izin verilenler-eleştirilmesine izin verilmeyenler; eleştiri yapılacak konular-eleştirilmesine izin verilmeyecek konular gibi sahte "aydın"ların çok iyi ayrımına vardığı ve maalesef her geçen gün gerçek aydınların nesillerinin mamutlar gibi tükendiği bir kategorileşmeden mi bahsediyoruz?

Kimleri eleştirince ödüllendiriliyor ve kimleri eleştirince başımıza dertler alıyoruz?

Ve bunun adına da "daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük" diyoruz?

Hangi toplumlar fikren özgürleştikçe gelişir, hangileri daha fazla işsiz, daha fazla bunalım üreterek ve giderek otokrasiye dönüşmesi mecburiyet halini alacak sistemlere işhtiya. doğururlar? Ve nereye gidiyoruz?

Hepimiz bu memleketi seviyoruz ve bu memleket hepimize yeter. Aklımızı başımıza toplayalım. Unutmayalım ki; 1919'da Atatürk Samsun'a çıkmadan önce, memleketin kurtulması için akla gelenler şunlardı.

-İngiltere himayesi

-Amerikan mandası

-Herkesin kendi başının çaresine bakması...

Düşündünüz mü neden?

Osmanlıda herşey vardı. Un yağ şeker. Helva yapmaya İngiltere Amerika çağrılıyordu.

Düşünüyor musunuz neden?

Yüzyılların bölünmesi, yüzyılların çekişmesi bu ülke insanının makus talihi olmamalı. Bu fasit daireyi, bize dayatılan bu zincirleri kıralım artık.

Avatar
Ramiz Erdem 2010-01-02 04:30:58

size bu akşamı hazırladım

ayıp mı oldu dersiniz

şu küçük yağmuru kirpiklerinizde parlayan

iki üç ağaç buldum getirdim / ıhlamur ağaçları

komşulardan öğrendim bunları severmişsiniz

size bu akşamı hazırladım

ayıp mı oldu dersiniz



bir avuç ışık serpeceğim

şöyle ankara uzaktan

şunlar gece reklamları toz yeşili canavar sarı

belki yok balkonlarda hanımeli istersiniz

cankurtaran sirenleri karanlık sokaklardan

bilmem bulabilir miyim / gücüm bu aşağı yukarı

size bu akşamı hazırladım

ayıp mı oldu dersiniz



biraz bulut saklamıştım geçen sonbahardan

mehtabın yaldızladığı bir deniz kenarı

koyduğum yeri unutmuşum

fakat görebilseydiniz

n’olur çabuk gelin manzara dağılmadan

fazla uzun sürmez hayallerimin ayarı

size bu akşamı hazırladım

ayıp mı oldu dersiniz



(betonlar soğudu / koğuş bir tabut gibi sessiz

yarıgeceyi saydım cezaevi saatinden)

Attila İlhan

Avatar
ARZU ÖZ 2010-03-06 02:01:25

Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir ,demişsiniz peki benim görüşümede tehammül gösterip sizin isimlendirdiğiniz erdemigösterip yazımı yayınlamak lütfunda bulunucakmısınız ?

Sitenizin genel içeriğini oldukça dikkatli biçimde gözlemlemeye çalıştım,elbette gözümden kaçan detaylar olmuştur.

Öncelikle ben kaptan değilim ama kaptan eşiyim ve benim isyanım Armatörlerin adına kriz varrrr diye kulp taktıkları,bizlerde zordayız diye uydurdukları masalları, ve biz çilekeş analara ,aylarca hatta bazen yıla dayanan eş ve baba özlemi yaşatıpda ,bin birtürlü şekilde çektirdikleri, eziyet, cefa, sıkıntı ve döktürdükleri göz yaşı yüzündendir.

Hiç kimse kusura bakmasın kelime ve cümlelerimdeki düşüşlerin elbet bende farkındayım, ama bu gün yeter artık diye veryansın ettim,,..

Denizcilik ne kadar kutsal ve onurlı meslek değilmi, o kadarki Cumhur başkanından sonra TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN O EŞSİZ VE ASİL BAYRAĞINI taşıyan denizcilerimiz,abilerimiz,kardeşlerimiz, eş ve evlatlarımız ,,bu satırları yazarken hüngür ,hüngür ağlıyorum, zoruma gidiyor artık, hepiniz ,kah kendiniz ,kah ana ,babanız ,kah eş ve evlatlarınız için Adı batasıca ama Ekmek parası iiçin olan o yakın ve uzun seferlere yolcusunuz, peki ya karşılığı ,haniiiii,nerdeeee,,, neden bu onurlu ve kutsal ,hatta öldüğünüzde bile şehit sayıldığınız mesleğin değeri nerdeeeee,, ????

Bu yazı olurda yayınlanırsa okuyan bazı kardeşler ,abiler yahut evlatlar şanslıdır , en azından emeğenin , hasretinin ve alın terinin karşılığı olan maaşlarını alabiliyordur.

Bakın yıl 2007 yılı sonundan takiii 2010 a kadar geçen bu süreçte kaç firma ,eşimin alın terinin üsüne çöreklendi, yani KUL HAKKINA GİRDİİİİ, 7 firma ,evet şaka yapmıyorum, tam 7 firma ,,canıma okuyan ,çolul çocuğuma yeri geldiğinde açlıkla bile sınava tabi tutturan 7 firma ,, öncesini saymıyorum bile kaç bin dolarlar,,kadın başıma ALLAH ŞAHİDİMDİRKİ, armatör diye geçinenlerin masasına yumrumu vurup almışlığımda çok oldu ,, gelelim günümüze , bu gün ben 7. davamı açtım,7 firma, 7dava, 7 icra ve gelmeyen ama cepten giden 7 harcama ,,şaka gibi ,aslında tek tek irma isimlerini yazar dünya aleme rezil ederim,,en azından bahsi geçen yerlere kimse gitmez ve hakları yenmez , ama gelin görünki ,YASAL TAKİPDE ,, hatta burada yayınlanmış bir konuyla o kadarrr yakınızki sormayın,, YARGI işte ,,şimdi SORUYORUM SİZ DENİZCİ ABİ VE KARDEŞLERİME NEDEN SİZİN VE SEVDİKLERİNİZ HAKKINI TAAA EN BAŞTA KORUYCAK ,ALIN TERİNİZİN ÜSTÜNE YATILMADAN ÖNCE ,SAYAL YAPTIRIMLARLA ,HİÇ AVUKATTI, İCRAYDI ,ZAMAN süreciydi vsvsvvs ,durumlar vuku bulmadan çözüm sunucak DENİZCİLİK YASANIZ, SİZİ TEMSİL EDEN, DERNEKLERİNİZ, VAR VARDA ,,HABERLERDE YA ARMATÖRLERİN YENİ ALINAN GEMİLERİ, YADA ONLARIN MENFAATİNE DÜZENLENEN YASALAR,YEMEK TÖRENLERİ vsvsvs evet bunlar var , ama ÇOK ÜZGÜNÜM bizleri böyle sürünmeye mahkum olmakdan kurtaracak bir dernek yokk ,, olanda yetersiz Kusura bakmayın SAYIN KARDEŞLERİM ASLINDA SİZLER VE BİZLERE İYİ OLUYOR ÇÜNKÜ SİZİN DENİZ PİYASANIZ DA BİRLİK VE BARABERLİK OLGUSU YOK,Bir firma üç firma ,beş firma,gelsin devamı bu olmazsa öteki, ekmek parası, aile kaygısı ya gidiceksiniz işte, iyide farkındamısınız, SİZLER,, ADINA KRİZ DENEN DÜZMECE YÜZÜNDEN ,,MAHDURUN EN ÖNDE GİDENLERİSİNİZ VE DOLAYISIYLA BİZLER ,, UNUTMAYIN !!!!



GEMİSİZ KAPTAN OLURDA ,,,KAPTANSIZ GEMİ OLMAZ !!!



Tekel işçilerine HELAL OLSUN, NASIL DİRENDİLER, SAYGIYLA ALKIŞLIYORUM AMA NE OLDU, HER HALUKARDA AÇ KALMIYCAKLARMIYDI ,,ÖZLÜK HAKKI DEDİLER ,EL ELE VERDİLER, DİRENDİLER,İŞLERİNDEN, AŞLARINDAN OLDULAR AMA YILMADILAR,,ALLAH DAİMA DOĞRU OLANIN YAKINDADIR,,YA SİZLER, VERSENİZE EL ELE, OLSANIZA BİRLİK, HERHALUKARDA SİZ VE AİLELRİNİZ MADUR DEĞİLMİ SANKİ,,YORUMUN BAŞINDA DEDİMYA ,((EMeğinin karşılığını alabilene ne Mutlu)))



( Birde KUL HAKKINA GİRMEYEN, ÇALIŞANIN HAK VE EMEĞİNİ GÖZETEN, ALIN TERİNİ VAKTİNDE ÖDEYEN ,ARMATÖRLERİ TENZİH EDER,TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM ,,ELBET BÖYLE ARMATÖRLERİMİZDE VAR AMA BİR TÜRLÜ BİZE DENK GELMEDİ!!!!



Sözüm diğer armatörlere girin efendiler KUL HAKKINA GİRİN, magdur hatta PERİŞAN EDİN,, bana bunca eziyeti ,göz yaşını döktüren armatörler sözüm size ,sizi siz ,ben ama en önemlisi ALLAH BİLİYOR,,gemileriniz çatır çatır çalışırken , yok diyin, gelen navlun parasını kendi borç hanenızden düşün , bbiz çekeriz efendiler, AMA BİLİNKİİİİ , MİZANDA ON PARMAĞIM YAKANIZDA ALLAH ŞAHİDİMDİRKİ BANA VE YAVRULARIMA ÇEKTİRDİKLERİNİZİN KARŞILIĞI SİZLERE ZEHİR ZIKKIMDIR. HAKKIMI HELAL ETMİYORUMMMM..



Eşim süvari, yılların koca kaptanı neler görmüş, neler geçirmiş, nice kaptan eşleri ve aileleri, nice göz yaşları ,yürek yangınları,ve kahrolası mahduriyet ,insan ekmek parası deyip o bela ayrılığı sineye bir şekilde çekiyorda ,,ama enayi yerine konmayı YÜREKLER TAŞIMIYORRRR...



Sizler yapın eziyeti, başınızda ne kaza nede bela böyle eksik olmaz ,üstü kapalı geçiyorum ,mecburum dedimya YASAL TAKİP DELER, eşimin alamadığı ,9, 10 kuvvet havalara kafa vurduğu, defalarca kez ölmden döndüğü o alın teri alamadığım gibi birde avuç dolusu 7 davaya para döküyorum,olsun varsın BANA SADEC ZAMAN KAYBETTİRİYORSUNUZ ,RABBİM HELALİ KİMSEYE BIRAKMAZ..



İşte böyle dostlar ,, varın gerisini siz düşünün, aslında yazacak o kadar çok şey varki içimde, ama bazen el yazamıyor, dil söyleyemiyor...Ama gücümün yettiğince, YASAL VE KANUNLARA RİAYET EDEREK, BÜTÜN HUKUKSAL HAKLARIMI KULLANARAK EVLATLARIMIN RISKININ PEŞİNDEYİM, YEDİRMİYCEM ONLARA ,,ALIN TERİMİZİ, HEDİYE ETMİYCEM HASRETLERİMİZİ, VE KATİLİ OLAMIYCAKLAR ÖZLEMLERİMİZİN VE ASLA HELAL ETMEYECEĞİM İKİ CİHANDA HAKLARIMIZI.



EFENDİM, SÜRÇİLİ İHSAN ETTİMSE AFFOLA,,



ALLAH SELAMET VERSİN ,PURUVANIZ NETA,DENİZLERİNİZ SÜTLİMAN OLSUN.



En derin SAYGILARIMLA..



Rumuz.. Çilekeş ana ....

Avatar
ORHAH AFACAN 2010-11-01 21:40:14





Kaç eşin boynu bükük, annenin bağrı yanık

Kaç evde huzur yok, kapı, pencere kapanık.

Kaç masum suçsuz yere yıllardan beri sanık

Vicdanını dinlede gerçeği söyle Tanık.



Duvarlar defter olup tahliye hesaplanır

Her saniye bağrıma hançer gibi saplanır.

Bütün ümitlerimiz ifadende toplanır

Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.



Ölümü getirmiyor dualarla, dilekler.

Yalana mağlup oldu bükülmeyen bilekler

Eşim, dostum beni kötü biri bilecekler

Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.



Her gecen gün toplumdan bir parça kopuyorum

Neden suç işlemedim diye kahroluyorum.

Biran benim yerime kendini koy-diyorum

Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.



ORHAN AFACAN



Avatar
Reşat Dal 2010-11-17 17:58:24

Su ürünleri genel müdürlüğü kurulmalıdır

SU ÜRÜNLERİ MÜHENDİSLERİ(Reşat Dal)



Bu kadar yoğun gündemin içinde ‘sırası mı şimdi su ürünleri mühendisleri’nin sorunları’ diyebilirsiniz. Ama şu da bir gerçek ki ülkemizde gündem hiç durağanlaşmadı ve bizde su ürünleri mühendisleri olarak gündemdeki yerimizi almakta kararlıyız. Bu duygularla, sizlerinde doğrudan veya dolaylı olarak bu alanla ilgilendiğiniz düşüncesindeyim.Bu mektubu buraya yazarken sizlerinde bize destek olacağı umuduyla yazıyorum ve sitenizdeki köşe yazarlarının konuyu araştırıp köşelerine yazmayı umuyorum.Umarım bu mektup buna vesile olur.

Günümüzde birçok sektörde olduğu gibi su ürünleri sektöründe de sorunlar yaşanmaktadır.Ancak Su Ürünleri Mühendisleri'nin sıkıntıları biraz daha trajikomiktir.Tabiri caizse ''varlık içinde yokluk yaşıyoruz.''Şöyle ki:İç ve çevresiyle bir su cenneti olan ülkemizde SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YOK. Biz su ürünleri mühendisleri sektörün ilerlemesi, akademik bilgiye yeterince sahip elemanların hak ettikleri yerlerde olabilmeleri ve hakkımızın yeterince savunulabilmesi için su ürünleri genel müdürlüğünün kurulmasını istiyoruz. (1980’lerde su ürünleri genel müdürlüğü varmış ancak; devlete yük oluyor denilerek kapatılmıştır.) su ürünleri genel müdürlüğünün kurulması için TBMM’de gerekli yasaların çıkarılması ve düzenlemelerin yapılması şarttır. Nedeni ise devletin, su ürünleri mühendislerinin görevlerini Veteriner hekimler ve ziraat mühendislerine yaptırması sonucu birçok sorunla karşı karşıya kalınmasıdır. Bu sorunun bazı sonuçları ise şöyledir:

Balık av dönemlerinde kanunlara uyulması sağlanamamakta, yasal olmayan av tekniklerinin uygulanması önlenememekte ve tüm sektörün (yetiştiricilik, avcılık, işleme, dağıtım vs.) denetlenmesinde yetersiz kalınmaktadır. Bizler ise bu alandaki sorunları gidermek için akademik eğitim almış ancak; devletin tüm feryatlarımıza rağmen görmediği su ürünleri mühendisleri’yiz.

Tarım Bakanlığı üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde sadece 472 su ürünleri mühendisini yeterli görmektedir. Diğer yanıyla balık üretim çiftliklerinin denetlenmesi su ürünleri mühendislerinin yetkisindeyken, Tarım Bakanlığı işi, bu alanda eğitim almamış veterinerlere ve ziraat mühendislerine vererek yetki gaspının altına imza koyuyor.

Durum böyle olunca da sıkıntılar ortaya çıkmaktadır.

Muğla ili su ürünleri açısından önemli bir potansiyele sahip olup 240 adet çipura levrek işletmesi, 83 adet alabalık işletmesi ve 4 adet yavru balık üretim tesisi ile birlikte toplam 327 adet yetiştiricilik tesisi bulunmaktadır. Muğla bölgesinde bu kadar işletme bulunmasına rağmen Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde sadece 4 su ürünleri mühendisi bulunmaktadır.

Öte yandan Avrupa Birliği 2007, 2008 ve 2009 ilerleme raporlarının balıkçılık hakkındaki bölümü Türkiye’de su ürünleri ve balıkçılık sektörünün içler acısı olduğunu ortaya koyuyor. Birçok Asya ve Avrupa ülkesinin hatta denize kıyısı olmayan bazı ülkelerin ekonomik kalkınması, su ürünleri üzerineyken, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde su ürünlerinin hak ettiği önemi görememesi üzücüdür. En üzücü yanı da balığı ithal etmemiz. Türkiye de balıkçılık sektörünün hak ettiği yere gelmesi ve bu alanda etkin denetimin yapılabilmesi için acilen SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ kurulmalıdır.

Avatar
ibrahim kalafat 2012-02-07 13:31:44

sayın editör şahsınızda deniz haberi kutlarım ifadelerinize aynen katılıyorum zaman buldukça bir denizci olarak sitenizi ve denizdeki gelişmeleri ve oluşumları takip ediyorum eminim kadrolarınız denizciliği ve yaşam alanlarında deneyimli şahsiyetlerden oluşmaktadır keza bu deneyim çıplak gerçeği yaşayan ve tecrube eden deniz adamlarının deneyimlerinin,ifade ettiğiniz denizi ve denizcinin arasındaki ahlaki dayanışma ve evrensel boyutu ortak müşterek bir vicdan sonucudur.bugün balıkçılığımızın sorunları ve çıkmazlarının aşılmasında gelişmiş ülkelerin uygulamalarına değinmenizi ve bu camianın sorunlarını denizdeki ağın ucundan tutan umutla gelecek planı yapan balıkçıyı aydınlatmayı ve sahiplenmeyi yaşamından daha geniş haber yapmayı önemsemelisiniz,kolay gelsin

Avatar
RAHŞAN ÖLEZ 2012-08-08 03:23:23

18 GÜN OLDU BABAM VE TEKNDEN TEK İZ YOK.

http://www.balikesirsehir.com/2012/08/06/chp%E2%80%99li-havutca-altinovali-kayip-balikciyi-sordu/

Avatar
DENİZCİ 2013-08-29 19:13:28

bu maltepe dolgu sahasında ve yeni kapı dolgu sahasında toprak yüklü (moloz) 20/25 günden beri bekleyen gemilerin akibeti nedir ne olacak bu durum?

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176