"Vira Demir" Denizcilerin Rehberi

Derya Sazak; Milliyet Gazetesindeki köşe yazısında bugün ünlü denizcimiz Sadun Boro'yu ve kitabı "Vira Demir" i yazdı.

banner217

"Vira Demir" Denizcilerin Rehberi

Derya Sazak; Milliyet Gazetesindeki köşe yazısında bugün ünlü denizcimiz Sadun Boro'yu ve kitabı "Vira Demir" i yazdı.

12 Ağustos 2007 Pazar 11:07
2005 Okunma

Vira Demir
 
Okluk Koyu `nda ünlü denizcimiz Sadun Boro ile okyanuslar aşan Kısmet`in üzerinde röportaj yaparken, Gökova `nın eşsiz koylarını kuşatan ormanların yangınlar sonucu her yıl biraz daha tükenmekte olduğunu hüzünle konuşmuştuk.

Sadun Ağabey`in imzaladığı `Vira Demir ` denizcilerin rehberidir.

Okyanusu son geçen Hakan Öge , Yelken Dünyası `nda , `Sadun Boro `nun kitabı beni zehirledi ve kendimi bir dünya turu yaparken buldum` diyordu.

Cumartesi sabaha karşı 04.00`te 11 metrelik `Oruç `un dümeninde, Piri Reis `in memleketi Gelibolu `ya birkaç mil uzaklıkta limanın ışıklarını kaçırmamaya çalışırken denizcileri `zehirleyen` serüvenci ruhun bizim gibi amatörlere bile `cesaret veren` gücünü anlıyordum.

Gerçi 2.5 günlük Marmara Denizi , Bozcaada , Edremit seferimiz `seyir defteri`nin birkaç sayfasını doldurmayacak süreye, toplam 36 saate sığdı, ancak ilk seferde Barbaros `un torunları olduğumuzu kanıtladık; Kalamış `tan açıldığımız `gemicik`i terk etmeden karaya ayak bastık. Küçükkuyu `da, şişme bottan kayalara atlama becerisini de gösterebilmiş olsam herhangi bir `deniz kazası`na uğramadan limana çıkacaktık!

Tekne sahibi Oruç Isıgöllü , Çengelköylü; doğuştan denizci olduğu için `basit hatalar` yüzünden Marmara `nın ortasında can yelekleriyle kalmayı şansa bırakmadı. Gece yarısı motor durduğunda dümene geçip, yelken açma merakında olan acemi denizcilere, `Hadi artık sıra sizde` komutu verdi. Ersin Kaptan dışında yelkenci adayı üç kişiydik: Prof. Yılmaz Nişancı , Aysun Orhon ve bendeniz. Işıldakları alıp gece karanlığında seyreden gemilere yerimizi işaret edecektik.

Böyle zamanlarda teknede bir de `canı sıkılan` adam oluyor.

Eski bir denizcilik öyküsüdür: Okyanusa açılacak gemiye denizci aranırken, limandaki üç kişiden biri, onlarca mil ötesini gören gözlere sahip olduğunu anlatır. Diğerinin kulakları çok iyi duymaktadır. Üçüncüsüne becerisi sorulduğunda `canım sıkılıyor` der. Haftalar sonra ufukta bir karaltı görülür. Kaptan, uzağı görene `Çık bakalım direğe, ne göreceksin?` der. Birkaç mil ötede ada olduğunu söyler. Gemi ilerler, kara falan yok! Tekrar bağırmalar başlar; `kara göründü` diye ikinci gemici devreye girer, kanat çarpan martıları duyduğunu söyler. Onun sözleri de palavra çıkar.

Kaptan üçüncüyü çağırır. `Ne diyeceksen söyle?` diye.

`İşte` der gemici, `Bunları görünce benim canım sıkılıyor.`

Oruç Reis `in teknesinde çocuklar gibi şendik. Dümene bile geçtik!

Bozcaada `nın serin sularına daldık, Kadırga Burnu`nda yunuslarla yarıştık.

Sadun Boro `ya Ege `den selam gönderdik.

Derya SAZAK/Milliyet
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176