Gece çalışma, kanserojen listesinde

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) kanser kolu Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (UKAA), geceleri çalışmayı “muhtemel kanserojen etkisi bulunanlar” listesine dahil ediyor.

banner106

Gece çalışma, kanserojen listesinde

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) kanser kolu Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (UKAA), geceleri çalışmayı “muhtemel kanserojen etkisi bulunanlar” listesine dahil ediyor.

02 Aralık 2007 Pazar 11:42
1776 Okunma
Gece çalışma, kanserojen listesinde

Gece çalışma, kanserojenler listesine girdi

Biyolojik saat açısından en kötüsü, hem gece, hem gündüz vardiyalarında çalışmak...

ANKARA - Gece çalışanların kansere yakalanma riskinin daha fazla olabileceği yönünde bilim çevrelerinde tartışmalar yıllardır süregelirken, Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) kanser kolu Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (UKAA), geceleri çalışmayı “muhtemel kanserojen etkisi bulunanlar” listesine dahil ediyor. 

Dünya Sağlık Örgütüne bağlı kuruluş bu kararı, karanlık çöktükten sonra çalışmaya başlayan kadın ve erkeklerde meme ve prostat kanserine yakalanma oranının yüksek olduğunu ortaya çıkaran araştırmalar üzerine, geçen ay düzenlenen bir panel toplantısında aldı.

UKAA böylece, geceleri çalışmayı, kansere yol açan anabolik steroidler, morötesi radyasyon, kurşun içeren boya ve dizel motor egzozu gibi maddelerle aynı kategoriye koymuş oluyor.

Amerikan Kanser Vakfı da, UKAA’nın açıklamasının ardından geceleri çalışmayla ilgili benzer bir kararı alabileceğini, şimdiye dek çalışma ve kanser bağlantısının “hala kesin olmadığını ve ispatlanmadığını” düşündüklerini, çünkü gece çalışanlarda kanser riskini arttıran başka ortak faktörler olabileceğini tartıştıklarını açıkladı.

Geceleri çalışmanın kansere neden olduğu ispatlanırsa bundan milyonlarca çalışan etkilenecek. Uzmanlar, gelişmiş ülkelerde gece vardiyalarında çalışanların, çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğunu tahmin ediyorlar.

Bilim çevrelerinin geceleri çalışma ve kanser arasında bağlantı olduğundan şüphelenmeleri, gece çalışanların biyolojik saatlerinin bozulmasından kaynaklanıyor. Tümör gelişimini baskılayan ve uyku veren “melatonin” hormonu, vücut tarafından normalde geceleri üretiliyor.

Işık melatonin üretimini durduruyor, geceleri yapay ışıkta çalışan insanların melatonin seviyesinin düşük olması, bilim insanlarının, gece çalışanlarda kanser olasılığının yüksek olduğuna inanmasına yol açıyor.

New York’taki Rensselaer Politeknik Enstitüsü Işık Araştırmaları Merkezi Direktörü Mark Rea, “Yeterince uyumamak bağışıklık sisteminizi saldırılara açık hale getiriyor ve potansiyel kanser hücrelerine karşı savaşta güçsüz kılıyor” diye konuşuyor.

Vücudun doğal ritminin bozulmasının, diğer önemli görevlerin yapılamamasına yol açabileceğini belirten Rea, “Zamanlama çok önemlidir. Hücre bölünmesi ve DNA onarımı gibi bazı önemli oluşumlar düzenli zamanlarda olur” diyor.

EN KÖTÜSÜ, HEM GECE, HEM GÜNDÜZ VARDİYALARINDA ÇALIŞMAK

Uzmanlar, geceleri çalışmaktan daha kötüsününse hem gündüz, hem de gece vardiyalarında çalışmak olduğunu belirtiyorlar.

“Sorun vücut saatinizi yeniden başlatmakta” diyen Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsünden Aaron Blair de, düzenli bir şekilde geceleri çalışmanın, sürekli vardiya değiştirerek çalışmaktan daha az yıkıcı olduğunun altını çiziyor.

UKAA’nın panel toplantısında derlediği analizlerin sonuçları, saygın tıp dergisi Lancet’in Oncology ekinde gelecek ay yayınlanacak.

Uzmanlar, gece çalışma ve kanser riski bağlantısının kanıtlarının sınırlı olduğunu, ancak WHO’ya bağlı UKAA’nın “muhtemel” etiketinin, bu bağlantının “akla yakın, makul” olduğu anlamına geldiğinin altını çiziyorlar.

Bilim insanları, şimdi geceleri çalışanların kanser olma riskini azaltabilmek için nelerin yapılabileceğini düşünüyorlar. Melatonin hormonunu hap şeklinde almak mümkün iken uzmanlar, bunun uzun dönemde alınmasının vücudun bu hormonu doğal yollardan üretebilmesine engel olacağına işaret ediyorlar ve bu nedenle önermiyorlar.

Bazı şirketler, melatonin salgılamasını etkilemeyeceği düşünülen değişik
ışık tipleri denerken, çok az insanın altında çalışmayı zevkli bulacağı “kırmızı” rengin, melatonin üretimini en az etkileyen renk olduğu da araştırmalarla belirlendi.

Şimdilik, gece çalışma ve kanser bağlantısı konusunda kesin kanıt olmasa da uzmanlar, en iyisinin uzun dönem gece vardiyasında çalışmaktan kaçınmak olduğunu, ancak bu olanaksızsa basit bir çözüm öneriyorlar.

“Işık ve karanlık arasındaki denge vücudunuz için çok önemli” diyen uzmanlar, çalışanlara, işten döndüklerinde iyice karanlık bir yatak odasında uyuyup uyumadıklarından emin olmalarını öneriyorlar. (AA)

DenizHaber.Com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kumru Dolapdere 2007-12-03 15:46:22

Genelde bu sekilde calisanlar diurnal ritmleri normalin disinda bozuldugundan dolayi tazminat almaya hak kazanirlar.



ote yandan zaten gunduz uyuyup gece yasamaya dunden tesne bir ademevladiysaniz isinize bile gelebilir fazlasiyla.



bu sekilde calisan insanlarin ozellikle kis aylarinda gunisigi gorme sanslari daha bile cok olabilir, sabah gunesin dogdugu 8'den aksam battigi 6'ya kadar olan butun zamanlari ofiste geciren ortalama bir calisana oranla.



uyku düzeninin içine eder. sabah 4'te 5'te uyanmanıza, öğle vakti uykunuzun gelmesine neden olur. gece çalışan bir kişinin uyku düzenini normale sokması ortalama bir hafta alır.



gece vardiyalı çalışan insanlar üzerinde bu durumun tesir etmesi ile oluşan bir tür hastalık...alt alta sıraladığınızda iki a4 kağıdını dolduracak kadar hastalık sebebidir aynı zamanda... sinirlilik hali, uykuya geçme problemleri, gece çalışırken uyanık kalma problemleri, mide problemleri, unutkanlık, kronik yorgunluk en başta sayılabilecek hastalıklardır...



zamanla sinir hastası olmanıza sebebiyet veren vardiya türü.

metabolizma güneş ile olan bağlantısını kaybeder, bioenerji dengesi alt üst olur, cilt beyazlaşır, kilo alımı yada kaybı ortaya çıkar. bunun yanısıra konsantre eksikliği, yaşama isteksizliği, düzensiz libido salgısı gibi psikolojik yan etkileri de mevcuttur.



insanoğlunun dengesini bozan bir çalışma türüdür. sabahları uyunamadığı için uykunun tadı kaçar, yemek düzeni allak bullak olur ve en önemlisi ruh sağlığı bozulur. ve bu bozunum, sonu seri katilliğe gidecek kadar ilerleyebilir.



herkes uyumak ve sevişmek için devrilirken, sabaha kadar çekilen çile. en güzel tarafı sabah o güruh gözlerini ovalayarak hayata küserken, sizn kafayı vurup yatmanız.



yatağa yatınca sızıp kalmak yerine hayal kurabilmenin, uyku ile uyanıklık arasında gidip geldiğin anı farketmenin, yatmadan önce dua okuyabilecek kadar uyanık kalabilmenin ne kadar güzel olduğunu, gece karanlığında uyuyabilmenin insanlara verilmiş değerli bir hediye olduğunu öğreten vardiyadır.

herkes bara giderken, sizin işe geldiğiniz çalışma düzenidir*

bir de böyle "hayırdır ne işi bu? pavyonda mı çalışıyorsun ehehe?" gibi abuk espri yapanlar vardır ki öldürsen yeridir ceza vermezler o derece.







Avatar
Can Eti 2007-12-03 15:47:49

gözlerini açtığında uyku sersemliğinin verdiği nerede olduğunu algılama zorluğunu çekmedi, çünkü onun sözlüğünde “uyumak” kelimesinin anlamı farklıydı…sabah yatağa girdiğinde içeriye girmek için “içinde ölüm olmayan çizgi film” kedisi gibi çeşitli girişimler yapan güneş bu kez yorulmuştu ortalarda görünmüyordu…doğruca aynaya yöneldi, gözlerinin çevresinde, özellikle altında bulunan matematik dersinde nefret ettiği konkav ve konveksler ona bakarak “çıkma oğlum dışarıya, millet yine keşsin gibi bakacak sana” dediler.metabolizma saati de kendini hatırlatmak istercesine midesinden yukarı doğru ekşi bir fırtına estirdi.şofbeni açmak için tüpe doğru yöneldiğinde, tüpün zeminde pas lekesi bıraktığını fark etti, eline “sanki uzay mekiğiymişcesine” iştahlı ve iddialı biçimde reklamı yapılan temizlik maddesini aldı ama vazgeçti, enerjisi olmadığını hissetti… başının arkasından doğru yükselen tuhaf bir basınç ona hep kullandığı ağrı kesicinin prospektüsündeki “endikasyonları” kısmını hatırlattı, bu basınç ona uymuyordu ama gece uykusunu getireceğini bile bile bir tane yuttu. diz izlerinin tutkuyla bağlandığı için o içinde yokken de terk etmediği pantolonu hızla giydi. üzerine de, değiştirilen yaşamın “eşofman üstü”lüğünden “sweatshirt”lüğe terfi ettirdiği şeyi geçirdikten sonra dışarı çıktı. daha birkaç saat olmasına rağmen çalıştığı otelin bulunduğu yere, taksim’e gitti… istiklal caddesinin keşmekeşi ve koku-ses salatasının ona iyi geleceğini düşünerek, rota gütmeden yürümeye başladı…hiç görmediği ara sokaklardan birinde adı “palas”la biten otellerden birinin önünden geçerken arkasından bir ses o an için onu dünyaya geri ışınladı:

- eğlenmek ister misin kocacım!

- ee, yok sağol…

“koca”lık müessesesi ve “eğlenmek”, “koca ile eğlenmek” kavramlarının karmaşası ve komikliği kafasını kurcalamak şöyle dursun, dalgınlığını bile bozamadı... caddenin ışıklı tarafına doğru yol aldığında, caddeyi bile şaşırtan galatasaray lisesinin aşağısının bomboş oluşunu da fark edemeden aşağı doğru yürüdü. dikkatini çeken bir bira bardağından yansıyan ışığın gözünü alması oldu…arjantinin ekonomisi değil, bilmeden adını verdiği eliyle sıkıca tutmasını sağlayan bardağı ağzına götürürken, karanlık sabahıyla çocukluğundaki kahvaltı sofralarını düşünüp gülümsüyordu… sokağında top oynayan çocuklara bağırmak üzereyken içlerinden birinin “tamam amca cama atmıycaz topu bi daha” dediğinde etkisiz hale gelip içeri koştuğunu ve “zamanla kazanılan” “amca” sıfatını gece vardiyasından dolayı uzak kalınabilen jiletin mirası sakala fatura ettiğini ama gözünü o gün bir daha uyku tutmadığını düşündü…günlerin adını unutturan, literatüründeki en itinalı küfürleri postacıya, komşuya gelip yanlış zile basan insanlara sallamasına yol açan gece vardiyasının bir yeni gününe başlamak üzereydi işte…

vardiya, ağır gelmeye teşebbüsten dolayı birkaç kez ıslatma cezası verilen göz kapaklarının yarattığı karmaşa dışında monoton geçmişti…işte bu noktada, gece karmakarışık mideye gönderilen birkaç lokma yiyeceğin enerjisi tamamen engelleri “işine gitmek üzere koşuşturan insanlar”dan oluşan slalomda kullanılacaktı…

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176