Fırkateynlerin Ayrılmasını Gemi Kaptanı İstemiş

Genelkurmay Başkanlığı, spekülasyonlara son verecek açıklamayı yaptı: "Kaçırılan gemi kaptanının personelinin güvenliği gerekçesiyle yapmış olduğu talebe istinaden..."

banner106

Fırkateynlerin Ayrılmasını Gemi Kaptanı İstemiş

Genelkurmay Başkanlığı, spekülasyonlara son verecek açıklamayı yaptı: "Kaçırılan gemi kaptanının personelinin güvenliği gerekçesiyle yapmış olduğu talebe istinaden..."

24 Temmuz 2009 Cuma 01:37
2074 Okunma
Fırkateynlerin Ayrılmasını Gemi Kaptanı İstemiş

Fırkateynlerin Ayrılmasını Gemi Kaptanı İstemiş

Genelkurmay Başkanlığından, Aden Körfezi'nde deniz korsanlarının ele geçirdiği “Horizon-1” adlı kuru yük gemisi hakkında yapılan açıklamada, ilgili firmanın görüşmeye başlamasıyla birlikte kaçırılan gemi kaptanının personelinin güvenliği gerekçesiyle yapmış olduğu talebe istinaden, TCG Gediz ve TCG Gaziantep'in bölgeden ayrılarak Aden Körfezi'ndeki normal görevlerine intikal ettiklerini bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, bugün bir basın organında, “deniz haydutları tarafından 8 Temmuz 2009 tarihinde kaçırılan Horizon-1 gemisi ile ilgili kamuoyunu yanlış yönlendiren haberlere yer verildiği” ifade edildi.

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait iki fırkateynin halen Aden Körfezi bölgesinde deniz haydutlarıyla mücadele görevine devam ettiği ifade edilen açıklamada, bu gemilerin, göreve başladıkları tarihten bugüne kadar birçok geminin seyir emniyetinin sağlanması kapsamında başarılı görevler yaptığı ve aralarında 19 Mart 2009 tarihinde Horizon-1 gemisi de olmak üzere 6 gemiyi deniz haydutlarının saldırılarından kurtardığı hatırlatıldı.

Türk gemilerinin görevleri süresince uluslararası kuruluşların övgüsünü kazandığı vurgulanan açıklamada, “Bu kapsamda; daha önce de kamuoyuna açıklandığı şekilde, gemilerimizin bu başarısı Kore Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı'nın Genelkurmay Başkanı'mıza gönderdiği teşekkür mektubuyla da teyit edilmiştir” denildi.

Bölgede deniz haydutluğu riskinin yüksek olması nedeniyle bölge içinde seyir etmekte olan gemilerin her türlü pasif tedbirleri alması, gözcülük yapması ve süratli teknelerin gemilere yaklaşması durumunda sürat artırarak sakınmaları konularında ikaz edildiklerine işaret edilen açıklamada, Horizon-1'in 8 Temmuz 2009 tarihinde saat 08.13'te deniz haydutlarının saldırısına uğradığını telsiz devresinden rapor etmesi üzerine, bölgede bulunan TCG Gediz gemisinin, helikopterini derhal olay mevkisine sevk ettiği, ancak deniz haydutlarının gemiye çıktığı ve 23 Türk personelini rehin aldığının görüldüğü belirtildi.

Bunun üzerine, bölgede bulunan diğer Türk fırkateyni TCG Gaziantep'in de olay yerine intikal ettirildiği bildirilen açıklamada, kaçırılan Horizon-1 gemisinin yakın takibe alındığı, “NATO ve CTF 151 komutası altında görev yapan gemilerin milli kontrole alınarak kurtarma harekatına hazır olunduğu”nun ilgili makamlara bildirildiği ifade edildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“İlgili makamlarca gemide bulunan Türk personelinin can emniyetinin riske atılmaması gerekçesiyle operasyona müsaade edilmemiştir. Konuyla ilgili olarak Sayın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından aynı gün 'Operasyonda gemi personelinin can emniyetinin riske gireceği yönünde düşünce var. O nedenle şu aşamada operasyon yapmanın uygun olmadığını düşünüyoruz' şeklinde bir açıklama da yapılmıştır.

Bununla birlikte gelişmeleri takip edebilmek ve verilebilecek görevleri yapmak üzere iki fırkateynimiz 74 saat süreyle Horizon-1 gemisini takip etmiştir.

Deniz haydutları, 9 Temmuz 2009 tarihinde saat 07.13'te Horizon-1 gemisini Somali kuzeydoğusunda demirleterek takviye almaya çalışmış, bölgede bulunan harp gemilerimizin varlığı nedeniyle, deniz haydutları gemiyi takviye edememiştir. Bunun üzerine, deniz haydutları, Horizon-1 gemisini Eyl/Somali açıklarına intikal ettirmeye başlamıştır.

Horizon-1 gemisinin Somali'nin doğusundaki Eyl Limanı'na 11 Temmuz 2009 tarihinde intikalini müteakip deniz haydutları ile ilgili firmanın görüşmeye başlamasıyla birlikte kaçırılan gemi kaptanının personelinin güvenliği gerekçesiyle yapmış olduğu talebe istinaden, fırkateynlerimiz bölgeden ayrılarak Aden Körfezi'ndeki normal görevlerine intikal etmiştir.

Konu ile ilgili devletin ilgili mercileri tarafından açıklamalar yapılmasına rağmen kamuoyunun yanlış yönlendirilmesi üzüntüyle karşılanmıştır.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Tuğ 2009-07-25 01:23:09

http://www.weebls-stuff.com/toons/Somalia/

Avatar
Özgür Dündar 2009-07-25 01:35:05

Bildiğin profesyoneller. üstelik kandırmaca, kazıklamaca falan da yok. rehineleri ve kaçırılan gemileri sağ salim teslim etme konusunda ün yapmışlar. "kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" diye düşünürler herhalde. muhasebecileri, baş müzakerecileri falan varmış yahu; bildiğin kravatlı, laptop'lu adamlar. valla sallamıyorum: caterer tutmuşlar evropa'lıların damak tadına uygun yiyecekler pişirsin diye. diplomat la bunlar, yüzyıllık devlet geleneği olan ülkeler böyle davranmaz rehinelerine.



basına yansıyan, büyük devletlerin kıçına basan bütün olaylar gibi bu milenyum korsanlığı işi de netameli. öyle "üç-beş çapulcu var, fakir ve açlar, önlerinden geçen zengin teknelere saldırıyorlar" gibi değil. arka planda hınç var, kandırılmışlık duygusu var, emperyalizm var; uluslararası hukukun, kurucuları tarafından çiğnenmesi var, ulusçuluk var, ulus-devlet kavramı var. (varoğluvar).



öncelikle memlekette 90'ların ta en başından beri, siad barre'nin 91'de indirilmesinden sonra etkin bir devlet otoritesi yok. halkın %73'ü günlük iki doların altıyla geçiniyormuş (6 şişe küçük su. ). iç savaş zaten anasını s.km.ş ülkenin. millet oradan buradan bağımsızlığını, özerkliğini ilan ediyor. çakma bir hükümet var transitional federal government adında. içeride islamcılar, hükümet yanlıları falan filan... bombok bir durum açıkçası. küçük, minik, ufacık bir ayrıntı da: somali'de henüz kesinleşmemiş olan bayaaaaaa bi petrol rezervi var.



korsanlık faaliyetlerinin açıklarında gerçekleştiği ve korsanların ezici çoğunluğunun çıktığı alan olan puntland yarı-özerk bölgesinin yıllık bütçesi 2007'de 20 milyon dolar (korsanlar aynı yıl 30 milyon dolar toplamış fidyelerden!). evvela, bölgenin münhasır ekonomik bölgesine giren sular dünyanın en zengin deniz mahsülü kaynaklarından birini teşkil ediyormuş. avrupalı ve asyalı balıkçılar, kendi ülkelerinin kaynaklarını höpürdettikten sonra, buraya gelip boyuna kaçak avlanıyorlarmış. e tabi adamların tekneleri kocaman; troller, ağlar falan... gariban afrikalı balıkçıya bir şey kalmıyor bunlar avlandıktan sonra. yıllık (2007) 300 milyon dolarlık kazancı varmış bu kaçak avlanmanın. somalili korsanların topladıkları fidye ise yıllık (2007) toplam 100 milyon dolar (bilinen bir gerçek ise bu korsanların büyük bir kısmının eski balıkçı olduğu). başka bir hikaye de var: 91'den sonra, sen bir kaç evropalı şirket (ekseriyetle italyan, mafya bağlantısı falan da varmış) topla nükleer atıkları, gel at somali açıklarına. bu .r.sp. çocuklarının kendi ülkelerinde atıklardan kurtulmalarının maliyeti bir ton için 1000 dolar iken, somali açıklarında denize atarak tonuna 2,5 dolara hallediyorlarmış işlerini. bak şu allahın işine, kıyıdaki insanlarda kaşıntı, mide bulantısı şikayetleri başlamış; amorf bebekler falan peyda olmuş. 2005 tsunamisinden sonra kıyılara sızıntı yapan variller vurmuş, 300 kişiden fazlası radyasyona dayalı hastalıklardan ölmüş.



avrupa doğayı kirletiyor. merkez, çevrenin tekrar .m.na koyuyor minvalinde haberler çıksa ne şirin olurdu değil mi! yılda bir falan, belki bbc'de ya da discovery'de, national geographic'te bir afrika belgeselinin içinde. fakir somali kıyısında yaşayan çocuklar çadır hastanede yatıyor. etraflarında sinekler uçuşuyor; kara anne, kara çocuğunun suratında yapışan sinekleri s.klemiyor bile. alışmış zaar. boyun devrilsin kapitalizm diyoruz (ama bununla bağlantılı hiç bir şeyi suçlamıyoruz başka!).



savaş lordları finanse ediyor, canada'lı göçmen somalililer istihbarat sağlıyor, bir şekilde silah buluyor ex-balıkçılar, ex-askerler, teknoloji bilen profesyoneller, işe yaramaz denyolar, çaresiz gençler...v.b. atlıyorlar teknelerine, dalıyorlar geçen gemilere. kendilerine "sahil güvenlik" diyorlar, fidyelere de "vergi" diyorlar. g.tü atıyor milletin, g.tü. oradan geçerken bir kereden fazla düşünüyorlar. e



islami rejim altındaki güney şehirlerinin halk kitleleri ajlıktan kırılırken harardhere, eyl ve bossaso gibi kuzey kıyı şehirleri, korsanların tüketim merakları sayesinde nispeten ihya olmuş durumdaymış. bu abiler de iddia ettikleri gibi robin hood değiller açıkçası. düşününce zihniyetlerinin batılı burjuvanınkinden bir farkı yok: "biz bir şekilde servetimizi yapalım, bu servetle tüketim yaparken de kırıntıları küçük esnafa falan düşsün". lüks arabalara biniyorlarmış, bölgenin en güzel kızlarını haremlerine alıyorlarmış kalender eşitlik-adalet savaşçıları. insanoğlu işte... güçlü de aynı zayıf da, beyaz da aynı siyah da; hafıza yok. e korsan da bilincinde zaten bugün var, yarın yok olduğunun.



en son amerikan komandoları bunlardan üç tanesini headshot'la indirdiğinde intikam yemini etmişler. "abd donanması bizimle fidye konusunda anlaştı, sonra yan çizdi" demişler. hatta bir lider abartıp "bundan sonra abd teknesi gördüğümüzde içindekileri s.k.cez" demiş. şimdi bunlar üç beş amerikan vatandaşını öldürür. pentagon gaza gelir. obama'yı gazlamaya çalışır. obama biraz yumuşatmaya çalışır ortamı. belki de çalışmaz, kim bilir! sonra abd somali'ye operasyon düzenler ya da obama yollarına taş koyar, bir üç isimli deli çıkar adamı vurur. pentagon yoluna devam eder. tarih tekerrür eder...

Avatar
ahmet vardar 2009-07-25 01:35:23

burda kaptanmı doğruyu döylemiyor, şirkettekiler mi genelkurmay mı - yoksa bu hbaer yanlışmı baştan aşşağı . vatan yapacagını yapmış yani yani

Avatar
Prof.Dr. S.Aydın ŞALCI 2009-07-25 16:54:57

Sayın Yöneticiler,

Öncelikle, kırmızı renkle tarafınızdan yazılmış "ÖNEMLİ UYARI"ya sizlerin dikkat ve saygı göstermesi gerekir. Ahmet Vardar adıyla gönderilen ve saçmasapan bir Türkçe ile ifade edilen yorumu buraya koymamanız gerekirdi. Sadece kişileri değil, kurumlarıda hedef alanlara dikkat ediniz. Şerefli bir Türk vatandaşı, Türk Ordusunun en üst kuruluşu olan Genel Kurmayına " o mu yalan söylüyor" demez, bunları yazan kişi önce kendi dilini doğru konuşsun ondan sonra yorum yazsın. Yalnız kelimesi de "yanlız" şeklinde yazılmaz. Size gelen yorumları lütfen filtre etmeden yayınlamayınız.

Saygılarımla...

Avatar
nihat a 2010-02-02 09:19:05

Merhaba,

Horizon-1 isimli geminin kaçırıldığı sabah aramızdaki mesafe pek uzak değildi.Ve telsiz konuşmalarından duyduğumuz Horizon-1 konuşmasında Korsanlar gemiden uzaklaşmanızı istiyor dedikleri.Kimse boş yere DENİZ KUVVETLERİNİ ve Adende görev yapan savaş gemilerini suçlamasın...

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176