Çin ABD Uçak Gemisine İzin Verdi

Amerikalı denizcilerin tatil günlerinde aileleriyle buluştukları limanlardan biri olan Hong Kong'a, Şükran Günü tatili için planlanan uçak gemisi ziyaretine izin verdi.

banner227

Çin ABD Uçak Gemisine İzin Verdi

Amerikalı denizcilerin tatil günlerinde aileleriyle buluştukları limanlardan biri olan Hong Kong'a, Şükran Günü tatili için planlanan uçak gemisi ziyaretine izin verdi.

23 Kasım 2007 Cuma 08:35
1952 Okunma
Çin ABD Uçak Gemisine İzin Verdi

ÇİN, ABD UÇAK GEMİSİNİN ZİYARETİNE İZİN VERDİ

PEKİN - Çin yönetimi, Vietnam savaşından beri Amerikalı denizcilerin tatil günlerinde aileleriyle buluştukları limanlardan biri olan Hong Kong'a, Şükran Günü tatili için planlanan uçak gemisi ziyaretine izin verdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Liu Ciençao, ''böyle bir kararın insani bakış açısının dışında, vaka bazında alındığını'' belirtti.

Bu kararın egemenlik ilkesi çerçevesinde alındığını ifade eden sözcü, daha önce USS Kitty Hawk saldırı grubunun Hong Kong'u ziyaretine neden izin verilmediği ve daha sonra bu engelin niçin kaldırıldığı süreci hakkında detaylı bilgi vermedi. (AA)

DenizHaber.Com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YILDIRIM DELİDUMAN 2007-11-23 11:32:46

TRACECA programı, “21. Yüzyılın İpek Yolu Projesi”

YENİ BİR YORUM.21.11.2007



DEMİRDEN İPEK YOLU: TRACECA PROJESİ

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy (Tüm Yazıları)

(Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Temel Atma Tarihi Günü Anısına)

Dünya ekonomisinin gelişiminin ana yönlerine ilişkin analizlerden anlaşılacağı üzere, 21. yüzyılın önemli finans, mal ve bilgi akışı ABD-Avrupa-Asya üçgeni üzerinde yoğunlaşacaktır. Günümüzde, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki mal dönüşümü 2 trilyon ABD dolarını geçmiş, 200 milyar ABD doları sadece ulaşım masrafına harcanmıştır ve ulaşımın önemi gitgide artmaktadır. Bu doğrultuda, TRACECA – Transport Corridor Europe Caucasus Asia - (Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaştırma Koridoru), Avrupa Birliği tarafından, zengin kaynaklara sahip Orta Asya cumhuriyetlerini Kafkasya üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen ağırlıklı olarak demiryolu olmak üzere tüm ulaşım sistemlerini kapsayan bir Doğu – Batı Koridorudur. TRACECA, uluslar arası kuruluşlardan büyük mali ve teknik destek alan Avrasya bölgesi ulaşım koridoruyla ilgili tek projedir. Avrupa Birliği’nin yeni bağımsız devletlere yönelik politikasının temel taşlarından biri olan TRACECA programı, “21. Yüzyılın İpek Yolu Projesi” olarak adlandırılıyor.

Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir ticaret yolu olan TRACECA, Doğu Avrupa’dan başlayıp (Bulgaristan, Romanya, Ukrayna), Türkiye’ye uzanıyor. Karadeniz üzerinden Gürcistan’daki Poti ve Batum limanlarına ulaşıp, Güney Kafkasya ulaştırma ağları ile bölgeyi kara yolundan Türkiye’ye bağlıyor. TRACECA, Azerbaycan üzerinden Hazar feribotları (Bakü-Türkmenbaşı, Bakü-Aktau) ile Orta Asya devletleri Türkmenistan ve Kazakistan’a demiryolu ağları ile ulaşıyor. Bu ülkelerin ulaştırma ağları Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan üzerinden Çin ve Afganistan sınırına dayanıyor. Avrupa’ya alternatif ulaşım hattı sunması nedeniyle stratejik önemi bulunan TRACECA, ayrıca, Orta Asya ülkelerinin Uzakdoğu ile yeniden ticari bağlantılarını sağlayıp, tarihi İpek Yolu’nun yeniden önemli bir ticaret yolu haline gelmesine zemin hazırlıyor. Tarihi "İpek Yolu"nu demiryolu ağlarında yeniden canlandıracağı için "İpek Demiryolu" olarak nitelenen proje, batıda boğaz geçişli Marmaray demiryolu tüneliyle Avrupa demiryolu ağına, doğuda da Kazakistan ve Çin demiryolu hatlarına bağlanacak. En geç üç yıl içinde 400 milyon dolar harcanarak gerçekleştirilecek proje tamamlandığında, İngiltere’den hareket eden bir trenin kesintisiz bir biçimde Çin’e kadar gidebilmesi öngörülüyor. Avrupa Birliği, projenin hayata geçirilmesi yönünde mali anlamda da desteğini sürdürüyor. Böylece Avrupa’yla Orta Asya arasındaki yük taşımacılığının büyük oranda demiryoluna kaydırılması hedefleniyor.

TRACECA’nın amaçları, Avrupa, Karadeniz bölgesi, Kafkasya, Hazar Denizi bölgesi ve Asya’da ekonomik ilişkilerin, ticaretin ve ulaştırma bağlantılarının gelişimine yardım etmek, uluslararası karayolu, demiryolu ve denizcilik pazarına girişi garantilemek, trafik güvenliğini, kargo ehemmiyetini ve çevresel korunmayı garanti etmek, ulaştırma alanında ulaştırma politikalarını ve yasal yapıyı uyumlaştırmak, ulaştırma işlemleri arasında eşit rekabet oluşturmak şeklinde belirlendi. Bu amaçlar doğrultusunda hazırlanan çok taraflı Temel Anlaşma (MLA), 1998 yılında Azerbaycan’da düzenlenen “TRACECA Zirvesi- Tarihi İpek Yolu Restorasyonu”nda imzalandı ve 2000 yılında da Gürcistan’da Hükümetlerarası Komisyon (IGC) kuruldu. TRACECA’ya üye ülkeler arasında Türkiye, Ukrayna, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Romanya, Moldova, Moğolistan, Kırgızistan, Kazakistan, Gürcistan, Bulgaristan, Azerbaycan ve Ermenistan yer alıyor. Türkmenistan, üye olmamakla birlikte programa katılıyor. Afganistan ve İran’ın da dâhil edilmesi öngörülüyor.

Projede Türkiye, Avrupa’nın Orta Asya ve Kafkasya’ya ulaşımı için olanaklar sunması bakımından merkezi bir rol oynuyor. Bu kapsamda, TRACECA ulaştırma koridorunun Asya-Avrupa bağlantısını sağlayacak kolu olan Kars-Tiflis-Bakü (BTK) demiryolu projesi, Başbakan Tayyip Erdoğan, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Şubat 2007’de Tiflis’te imzalandı. BTK projesi, Türkiye ile Gürcistan arasında doğrudan demiryolu bağlantısı kurmak ve mevcut demiryolu hattıyla Gürcistan üzerinden Türkiye ile Azerbaycan, Orta Asya, Çin ve Moğolistan arasında demiryolu bağlantısı oluşturmak amacını taşımaktadır. Orta Asya ve Hazar enerjisinin dünya pazarına ulaştırılması konusunda Rusya’ya bağımlılığı azaltmak için alternatif enerji hattı projelerini destekleyen ABD, Kars-Tiflis-Bakü demiryolu hattı projesine önce destek verdiği halde sonradan finans sağlamayarak tercihini Ermeni diasporasından yana kullanmıştır. Ermeni lobisinin bu yönde faaliyetleri sonucu 2006 yılında ABD’de BTK projesine destek verilmemesi yönünde bir yasa dahi çıkarılmıştır. Ermenistan’ın ABD Kongresi’ndeki lobisi kanalıyla ABD finans kuruluşlarına baskı yaparak projeye kredi verilmesini önlemesinden sonra, üç ülke, demiryolunu kendi imkânları ile yapmaya karar verdi. Bölge taşımacılığının bu hat vasıtasıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve Asya’ya açılacak olması nedeniyle, BTK, sadece ekonomik açıdan değil, siyasi açıdan da önem taşıyor. Kafkasya, Orta Asya, Uzakdoğu ve Avrupa arasındaki nakliyenin önemli bir bölümü Türkiye üzerinden sağlanacak. Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya’daki enerji kaynaklarının dünyaya ulaşmasında önemli bir köprü konumunun yanında, bu proje ile ulaşımda da stratejik pozisyonunu artıracak. Demiryolu projesi, üç ülke halkı için de önemli ekonomik getiri sağlayacak. Rusya ile Türkiye arasında da bir ulaşım koridoru haline gelebilecek olan BTK hattı, hem Azerbaycan, Nahçıvan ve Türkiye’yi birleştirecek hem de Asya ile Avrupa arasında ulaşım koridoru rolünü üstlenecek. BTK, Tiflis üzerinden Türkiye’nin Akdeniz limanı Ceyhan’a varacak olan BTC petrol boru hattı ve henüz yapımı tamamlanmamış olan Tiflis ile Erzurum arasındaki doğalgaz boru hattının ardından, Azerbaycan’ın Hazar Denizi ile Avrupa kıtası arasındaki üçüncü bağlantısı olacak.

Diğer taraftan, bu üç ülkenin yanı sıra, Kazakistan’ın da projeye dâhil olması bekleniyor. Kazakistan’ın BTK Demiryolu’na katılması için Tiflis’te konuyla ilgili bir görüşme dahi gerçekleştirildi. Kazakistan, demiryoluna destek vermek için Çin’le de ilişkili. Batı Kazakistan’daki Aktau Limanı’nı Çin’le birleştiren Dostık-Aktau demiryolu gerçekleştikten sonra Kafkas ve Avrupa’ya, Kazakistan ve Çin yüklerinin taşınmasını sağlayacak. Bu nedenle, projeye ilgi duyan Pekin de, Rus topraklarını by-pass ederek mallarını Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmayı planlıyor. Bu durumda BTK Demiryolu gerçekten ‘‘Demirden İpek Yolu’na dönüşecek. Kazakistan’ın demiryoluna katılması diğer Orta Asya Cumhuriyetleri ve Güney Doğu Asya ülkelerinin de demiryoluna katılmasını sağlayabilir.

Rusya ve Çin’in ekseninde Orta Doğu ve Kafkaslarda etkin bir taşımacılık pazarına sahip olmak isteyen İran, Türkiye veya Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmek amacıyla İran topraklarına giren, Orta Asya trafiğini güçleştirerek Türkiye’yi bu kârlı ticaretten dışlamak istemektedir. Bu amaçla Orta Asya’ya hizmet sunan Türk karayolu araçlarına karşı caydırıcı ve maliyet yükseltici davranışlar içersindedir. Bunun yanı sıra asıl önemli faaliyeti Orta Asya ulaşımını kuzey-güney aksına çekmek istemesidir. Bu amaçla Sarakhs (Türkmenistan)-Meşhet (İran) demiryolu hattını tamamlayıp, Orta Asya ülkeleri ile bağlantısını kurmuştur. Bu gelişmelerin yanı sıra Rusya, Azerbaycan ve İran, "Kuzey-Güney" Uluslararası Ulaşım Koridoru çerçevesinde Kazvin-Reşt-Enzeli-Astara Demiryolu Hattının inşaatına ilişkin bir anlaşma imzalamışlardır. Proje Tahran’ı Azerbaycan üzerinden Rusya’ya (bir ölçüde de Türkiye’yi by-pass ederek Avrupa’ya) bağlamayı hedeflemektedir. Aynı amaçlar doğrultusunda İran, Tükmenistan ve Kazakistan ile yeni bir demiryolu ağı projesini hayata geçirmeye çalışmaktadır.

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’da ülkesinin Türkmenistan, Kazakistan ve İran İslam Cumhuriyeti arasında kurulacak yeni demiryolu ağına bağlanmak istediğini açıkladı. Kerimov Türkmenistan’ın başkenti Aşkabad’da Türkmen Devlet Başkanı Gurbankulu Berdimuhammedov ile görüşmesinin ardından muhabirlere yaptığı açıklamada, Taşkent’in Türkmenistan, Kazakistan ve İran arasında kurulacak yeni demiryolu ağına bağlanmasıyla Avrupa ülkelerine açılımının sağlanacağını belirtti. Türkmenistan, Kazakistan ve İran arasında demiryolu ağı kurulması anlaşmasının ilk aşaması Türkmenistan-Kazakistan arasında imzalandı. Türkmenistan, Kazakistan ve İran arasında kurulacak yeni demiryolu ağı projesinin üçlü anlaşma metni de Tahran’da düzenlenen Hazar denizine kıyısı olan ülkeler liderler oturumunda İran, Türkmenistan ve Kazakistan Cumhurbaşkanları arasında imzalandı.

Bu nokta da Çin’in önemi de ve projedeki rolü de ön plana çıkmaktadır. Özellikle Çin limanlarının aşırı yüklenmesi sonucu oluşan gecikme durumları yüzünden Çin ile ticaret yapmakta olan ülkeler çok ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Çin ve dolayısıyla diğer ülkeler bu soruna çözüm bulabilmek için alternatif ulaşım projeleri üretmeye çalışmaktadır. Bu alternatif ulaşım yollarından biri ve kuşkusuz en önemlisi TRACECA Doğu-Batı koridorudur. Zira Çin’den kalkacak bir tren projenin hayata geçirilmesi ile kesintiye uğramadan Avrupa’nın kalbine kadar gidebilecektir. Çin’in bu yöndeki hedeflerinin ilk somut uygulaması Kırgızistan-Şanghay Çin ve Kazakistan arasında imzalanan anlaşma ile Çin’den Avrupa’ya uzanması planlanan demiryolu projesi için ilk adım atıldı ve Orta Asya ve Uzak Doğu’nun Batı ile olan ticaretinde yeni bir dönemin sinyalleri verildi. Özellikle Çin’in ürettiği malların farklı güzergâhlardan dünyaya dağıldığı göz önüne alındığında demiryolu hattı tamamlandığında hattan hem yük hem yolcu taşımacılığının yapılacağı, bunun da Türkiye’nin stratejik değerini bir kat daha artıracağı görülüyor.

Hat devreye girdiğinde Çin ve Orta Asya’daki Türk devletlerinde üretilen mallar, Türkiye üzerinden Avrupa’ya tek hattan ulaştırılmış olacak. Pekin-Brüksel hattının en önemli durak noktası da Türkiye haline gelecek. arasındaki demiryolu bağlantısıdır. Bu sayede Londra’dan Şanghay’a dek doğu batı koridoru açılmış olacaktır. Ayrıca 1991’de başlanan ve hayata geçirilen Çin’den Kazakistan’a oradan da Hazar Denizi kıyısına uzanan demiryolu hattı da Çin’in gerek Orta Asya kaynaklarına ulaşmak gerekse de ürünlerini Avrupa’ya ulaştırmak açısından alternatiflerini çoğaltmıştır.

Türkiye, üç kıtanın birleşme noktasındaki ayrıcalıklı coğrafi konumundan dolayı uluslararası taşımacılık için büyük potansiyel arz ediyor. TRACECA projesinin tamamlanması ile demiryolu ve karayolu bağlantıları olan limanlardaki ana nakliyat merkezleriyle Türkiye, Avrupa-Asya yük trafiğinde merkezi bir üs olarak kullanılacak. Projenin gerçekleşmesi Türkiye’ye Orta Asya Türk cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirme fırsatını sunacak dahası karayolu üzerinden Orta Asya ile bağlantı kurulabilecektir. Bu ise Türkiye’nin Güney Kafkasya ülkeleri ve Asya ülkeleri ile ticaret hacmini artırabilecektir. Bu durum da Avrupa ülkelerinin gözünde Türkiye’nin değerini artıracaktır. Projenin Türkiye üzerinden Orta Doğu ülkelerine uzanma fırsatı da bulunmaktadır.

Öte yandan, projede kaybeden iki ülkeden biri Rusya, diğeri ise Ermenistan. 1988-1994 yılları arasında Türkiye ve Azerbaycan yerine, Rusya’ya yaklaşan Ermenistan, tek taraflı bağımlılıktan kurtulmanın yollarını arıyor. Çünkü borçları nedeni ile Rusya, Ermenistan’ın stratejik kurumlarına el koyuyor ve Ermenistan’ı etki alanından çıkarmamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bilindiği gibi, Azerbaycan topraklarını işgal etmesi nedeniyle Ermenistan, başta Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı olmak üzere Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve BTK Demiryolu Projeleri’nin dışında kalmıştı. Ermeniler bugün, bölgesel işbirliğine hazır olduklarını ifade ederken, Azerbaycan, topraklarından çekilmediği sürece Ermenistan’la bu tür bir işbirliğine sıcak bakmıyor. Diğer taraftan, Dağlık Karabağ sorununun çözülmesi halinde, Ermenistan’ın bölgesel ve uluslararası projelerde yer alabileceği de vurgulanıyor.

Projeye hararetle destekleyenlerden Özbekistan gibi ülkeler, projeyi özellikle Avrupa’ya açılan bir kapı gibi görmekte ve özellikle İran gibi ülkelerin ‘‘Doğu-Batı’’ ekseni yerine ‘‘Kuzey-Güney’’ ekseninde alternatif yollar arayışlarına destek vermemektedir. Diğer yandan ABD’nin başta desteklediği sonradan kredi konusunda sorun çıkardığı BTK demiryolu projesinde somutlaşan tutumu, sadece Ermeni diasporasının yürüttüğü ve başarılı olduğu faaliyetlerle açıklanamaz. Bu tutumun, Avrupa Birliği’nin TRACECA projesi ile belirginleşen Orta Asya açılımı ve küresel çekişme ile bağlantısı olduğu gibi bir izlenim vermektedir. Bu büyüklükteki küresel bir proje çok yönlü çıkarlar ve çatışmalar barındırmaktadır. ‘‘21. Yüzyılın Demirden İpek Yolu’’ olarak tanımlanan TRACECA projesine üye ülkeler, projeye Avrupa pazarına açılmada ilave bir bağlantı olma ve küresel ticarete entegre olma açısından stratejik bir önem vermektedir. Ayrıca TRACECA Programı anlaşmalarda transit ücretlerini rekabetçi seviyede tutarak, hükümetler ve ulaştırma sektörü arasında yakın bir işbirliği ve bağlantılar yaratmış ve de sınır geçişleri prosedürlerini kolaylaştırmıştır. TRACECA koridorundaki, Batı-Doğu yönünde en kısa, potansiyel en hızlı ve en ucuz kara ulaştırması bağlantısı olmasından dolayı, yük taşımacılığındaki artış nakliyecilerin bu rotaya ilgisini göstermektedir. Bu da bize projenin hayata geçirilmesinin bölgedeki ülkelerin tamamına yakınını memnun edeceğini gösteriyor.

Türkiye proje kapsamındaki stratejik konumuna uygun olarak Pekin’den Paris’e aynı vagonla ulaşım konseptiyle çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. İstanbul Boğazı’ndan Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak 2.2. milyar dolar bütçeli Marmaray tüp geçit projesinin uygulaması hızla devam etmektedir. Kars Tiflis Baku hattı kapsamında doğusunda yapılacak yollar ve rehabilitasyon işlerinin ihalesini de tamamlamıştır. Ve bu gün Cumhurbaşkanımızı katılımı ile temel atma töreni yapılmaktadır.(21.11.2007) Kardeş ve dost Orta Asya ülkelerinin de sisteme direkt veya dolaylı entegrasyonu projeyi daha güçlü yapacaktır. Her yönüyle büyük bir stratejik kazanım olan bu açılım dünyadaki sosyal ve ekonomik barışa, sürdürülebilir kalkınmaya büyük ivme katacaktır. Türkiye izlediğimiz perspektifte görüldüğü gibi projedeki kilit rolünün gerektirdiği sorumluluğun bilincinde aktif çalışmalarını ciddi bir ivedilik içerisinde sürdürmektedir.











Avatar
Anar Kosen 2007-11-24 00:30:07

1998 yilinda, dogu turkistan'da milyonlarca uygurlu katledilmis ve hâlâ soykirim devam ediyorken, türkiye hükümetince onaylanan gizli bir genelgeyle , "sincan-uygur özerk bölgesi"nin `cin halk cumhuriyeti devletinin bir parcasi oldugu, toprak butunlugune saygi ilkesi cercevesinde uygur türklerinin, türkiye cumhuriyeti sinirlari icinde gösterilerini kisitlanmasi karar verilmis, cin halk cumhuriyeti ile ticari anlasmalarla "ekonomik" baglarin guclendirilmesi gerekliligi savunulmus, bagimsizlik mucadelesi terörist faaliyetler kapsaminda degerlendirilmis, ve cin halk cumhuriyeti basbakanina "devlet nisani" verilmistir. 2002'de , devlet oportünizmin dibe vurdugu bir dönemde (tank ihalesi,imf vs), mevcut ticari anlasmalarin devami karar verilerek, dogu turkistan ile ilgili dis politika siyasetinde bir degisiklik yapilmamistir.



998 yilinda, mesut yilmaz baskanligin onaylanan gizli genelgede, tepki toplayan maddelerden biri de dogu turkistan bayraginin kullaniminin t.c. sinirlari icinde yasaklanmasidir ki, istanbul - göztepe, esenler ve bagcilarda gökbayrak evlerde ve sokaklarda dalgalandirilmaktadir.



not :

1 - sincan-uygur özerk bolgesi ismi (kazanilmis topraklar?) isgalciler ve isbirlikcileri tarafindan kullanilir

2 - 999 yili icinde, 10.000 uygurlu tutuklanmis, 9000'i hapse mahkum olmus, 3500'üde idam edilmistir ve cogu iskenceye maruz kalmistir.

3 - 997 gulca'da yasanan olaylar neticesinde, 1500 üzerinde uygurlu kayip olmustur.

4 - 2001 yilinda, bogazla ilgili anlasmalara aykiri olmasina ragmen, cin savas gemisi varyagin, ticari anlasmalar nedeniyle istanbul bogazindan gecisine izin verilmistir.

çin'in kuzeybatısında orta asya türk cumhuriyetleriyle komşu olan özerk bölge. lise tarih kitaplarımızda çinleşmiş bir türk devleti olarak andığımız uygurların yoğunlukla yaşadığı bölgedir. başkenti urumçi olan bu bölge mao zedung'un kültür devriminden sonra çin'in diğer bölgelerinden yapılan kanton ırkı zorunlu göçleriyle çin'leştirilmeye çalışılmıştır. bu bölgedeki asimilasyona kahramanca direnen uygurlu azınlık -ki malesef artık azınlık konumundadırlar- çin polisinin baskılarına göğüs germeye çalışmaktadır. çok zengin maden (fosfat) ve petrol yataklarına sahip olan bu bölge, uluslararası insan hakları özgürleme komitesi tarafından izlenmektedir.



türklerin anayurdunun bir kısmını teşkil eden ve bugün çin halk cumhuriyetinin kuzeybatı kesiminde kalan bir otonom bölge. çince yeni toprak anlamına gelen sinkiang kelimesiyle de anılırsa da asıl ve tarihi adı doğu türkistan veya şarki türkistandır. tanrıdağları tarafından kuzeyde çungar havzası ve güneyde tarım havzası olarak ikiye ayrılır. halkı esasen uygur ve kazak boylarına mensup türkler olmakla birlikte yüz seneyi aşkın çin işgali boyunca çok sayıda çinli göçmen de bölgeye yerleştirilmiş bulunmaktadır. ayrıca töngen veya hui denen müslüman çinliler de bölgede yaşamaktadır. çok sayıda şehirleri arasında belli başlıları olarak kaşgar, turfan ve bölgenin merkezi olan urumçi sayılabilir. bölge arazisinin büyük bir bölümünü taklamakan çölü oluşturmaktadır. dağlık bölgelere yakın otlaklarda hayvancılık ve esas olarak tarım nehri boyunca kurulmuş şehirler civarında ziraat yapılmaktadır. petrol, altın ve uranyum rezervleri bakımından zengin bir bölgedir. 19. yüzyıl sonlarında gerçekleşen mançur hanedanı istilasından bu yana devam eden assimilasyon politikası ile baskı ve sömürü düzeni yanısıra çin hükumeti tarafından bölgede gerçekleştirilen nükleer denemeler sonucu oluşan halk sağlığı problemleri ve çevre kirliliği içler acısı boyutlara ulaşmıştır.

lopnor bolgesinde cinin nukleer merkezi ve atom deneme alaninin bulundugu ulke. 1964 den bu yana yapilan 11 i yer alti denemesi olan 44 denemede resmi kayitlara gore 210 bin insan hayatini kaybetmistir. basta kanser olmak uzere bir cok hastalik yayilmistir, cocuklar sakat dogmakta, olmektedir. nukleer denemeler ve sonuclari ile ilgili videolar http://www.uygur.org/doguturkistan/ih/atom1.html adresinden indirilebilir.

kavimler göçüne katılmamış türklerin ülkesi.

http://www.hurgokbayrak.com/

mavi bayrak;türkiye'de 998 yilindan itibaren, yayinlanan bir genelgeyle, kullanilmasi yasak olan, zira kirimda kirim tatarlari, gagavuzyada gagavuz türkleri ve dogu turkistanda uygur türkleri tarafindan kullanilan, kimi türk söylencelerinde bahsi gecmis bayraktir.

http://www.uygur.org/

"sherqiy türkistan";asyanin ortasinda, ipek yolunun uzerinde yer alan, tibet, mogolistan, rusya, özbekistan ve kirgizistan'in komsusu, taklamakan colunu yaninda kashar,ili,korla,hotan,turpan,çöuçek,altay ve aksu gibi baslica uygur nahiyeleri barindiran,dogalgaz, petrol, uranyum ve kömür gibi önemli yeralti zenginliklerine sahip, bir asirdir ozgurluk mucadelesi veren devlettir. bayragi, yasayan diger iki türk ulusu (kirim tatarlari,gagavuzlar) ile birlikte gökbayraktir.bassehri dihua (urumci) dir, yaygin sekilde kullanilan dil, bir türkce lehcesi olan uygur turkcesidir. uygurlarin disinda, özbek, tatar,mancur ve kirgiz azinliklarda, dogu turkistan'da yasamaktadir.



dogu turkistan, gunumuzde "soykirim" ve "asimilisyon"u politikalarini en siddetli bicimde yasayan ulkedir. 1949'da iktidarda bulunan maonun, stalin tarafindan da desteklenen (rusya'da ayni soykirim-isgal plani uygulanmis; tatarlar, özbekler, azeriler, hakaslar, tuvalilar, kirgizlar, hatta rus yahudiler ve stanilist görüsün karsisinda duran ruslar da toplama kapmlarinda katledilmistir (bkz: gulag) ) isgal politikasi bugun halen devam etmekte, hapis ve toplama kamplarinda binlerce tutsak kisi, yargisiz infazla katledilmekte, evlere baskin yapilmakta, genc nufus toplanmakta, uygur halkinin bagimsizlik ve kendi kaderini tayin etme hakki elinden alinmaktadir.



cin iskencesi ismiyle anilan uygulamalar:

01. soğuk hava deposu cezası vermek

02. kolay doğum cezası vermek

03. kollektif kürtaj cezası vermek

04. el, ayak ve gözleri bağlayıp suya atmak

05. kamyonların arkasına bağlayıp sürükleyerek öldürmek

06. diri diri gömerek öldürmek

07. mahkumun tırnakları arasına çivi çakmak

08. calisma kamplarinda ölene kadar calistirmak

09. kışın mahkumları kar üstüne oturtmak

10. cinsiyet uzuvlarına domuz kılı sokmak

11. serçe kızgın demir çubuk sokmak

12. cesedin yanına bağlayarak bir gün bekletmek

13. ağız ve buruna kostik veya diğer asitler dökmek

14. insanların üzerlerinden kamyonlar geçirip ezmek

15. boyuna tel bağlayıp elektrik vermek

16. kendi kendine defin cezası,



dogu turkistan halkina göz dagi vermek ve onlari kirmak üzere, mevcut yonetimlerin basvurduklari yontemlerden sadece birkacidir.



mevcut yontemler disinda, uygurlara yönelik uygulanan özel yasalar (mecburi kürtaj ve zorunlu dogum kontrol yasalari), dogu turkistan siniri icinde yapilan "nükleer denemeler", dogu turkistan topraklarinda yeni yerlesim bölgeleri acilmasi buraya "cin" göclerinin tertibi ile "imtiyaz" sahibi bir topluluk yaratmak (egitim, kamu isleri, saglik gibi konularla ilgili sosyal kurumlarda cogunlugu ele gecirmek), bolgenin demografik yapisinda degisiklik yaratarak (1942’de bölgedeki uygurlar nüfusun %78’ini oluştururken, bugün bu oran %48’dir), bölge halki üzerinde "baski" kurmak, belli sayida kisinin ikâmet edebilecegi "pilot" sehirlerin kurulmasiyla birlikte yönetimin-idarenin daha kolay denetlebilmesi ve mevcut halkin parcalanmasi saglamak gibi "bir halk nasil yok edilir" sorusunun cevabi olarak karsimizda duran , "uluslarasi toplum" (bm, abd,avrupa toplulugu ve tabii ki türkiye) un hicbir zaman ilgilenmedigi,yardim etmedigi,tibet,mogolistan,cecenya, filistin ve filipinler gibi ülkelerle ayni kaderi paylasan yurt.



bu uygulamalara sistemli olarak devam edilmesi, "terörizme karsi sert mücadele" (büyük temizleme, devleti bölmeye calisanlar, teröristler) basligi altinda yürütülmektedir ki, "terörizme karsi mucadele"yi sürdükdüklerini , dünya'da "insan haklari" ve "demokrasi" adina savastiklarini soylelenlerin soykirim uyguluyor olmasi da rastlanti degil, gercegin kendisidir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176