ABD Karadeniz'de Tatbikata Katıldı

ABD’nin Sea Breeze 2007 tatbikatına katılan birlikleri arasında ana üssü Norfolk olan güdümlü füze muhribi USS Donald Cook (DDG 75) ile 6. Filonun kurmay üyeleri yer alıyor

banner217

ABD Karadeniz'de Tatbikata Katıldı

ABD’nin Sea Breeze 2007 tatbikatına katılan birlikleri arasında ana üssü Norfolk olan güdümlü füze muhribi USS Donald Cook (DDG 75) ile 6. Filonun kurmay üyeleri yer alıyor

14 Temmuz 2007 Cumartesi 14:51
1799 Okunma
ABD Karadeniz'de Tatbikata Katıldı

Karadenizde ABD-Ukrayna ortak tatbikatı

ABD’nin Sea Breeze 2007 tatbikatına katılan birlikleri arasında ana üssü Norfolk-Virginia olan güdümlü füze muhribi USS Donald Cook (DDG 75) ile 6. Filonun kurmay üyeleri yer alıyor.

Buna ilaveten Kaliforniya-Los Alamitos orjinli G Gemisinin tüm mürettebatı, Kaliforniya-Encino orijinli H&S gemisi 2. Tümeni, 23. Deniz Alayı ve San Diego konuşlu 4. Tıbbi Tümen de tatbikata katılan ABD Birlikleri arasında yer alıyor.

ABD Deniz Kuvvetlerinden Yüzbaşı Chip walter, tatbikat süresince denizcilerin katılımcı diğer ülke gemilerinde yer alarak bölgede operasyon usul ve pratiklerini öğreneceklerini belirtti. Yüzbaşı Walter’a göre ileride birlikte barışı koruma veya insani amaçlı operasyon yaptıklarında veya bölgede silah, uyuşturucu veya insan kaçakçılığını takip amaçlı ortak operasyon yaparlarsa birlikte daha iyi çalışabilecekler.

Tatbikat esasında Ukrayna-ABD ortak tatbikatı olsa da, tatbikata Türkiye dahil 11 ülkeden birlikler e gözlemciler iştirak ediyor. Bu ülkeler: Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Yunanistan, Kanada, Litvanya, Makedonya, Moldova, Almanya, Romanya, ve Türkiye.

22 Temmuz tarihine kadar sürecek olan tatbikata toplam 2500 kişi katılıyor. Tatbikat Karadeniz’in Güneybatı çeyrek dairesinde ve Odessa ve Nikolayev kara sahasında icra ediliyor. Sea Breeze kapsamında 22 gemi veçeşitli hava araçları tatbikata katılıyor.

Tatbikata kumanda eden Ukrayna Deniz Kuvvetlerinden Koramiral Viktor Maksimov, “Bu tatbikat katılan tüm taraflar için çok anlamlı; bu ortak çalışma süresince işe yarayacak pratik deneyimler elde etmeyi planlıyoruz”

ABD Deniz Kuvvetleri’nin Avrupa’daki Denizcilik İşbirliği Programı Yöneticisi Tümamiral Robert Clark ise, tatbikatın “Karadeniz’deki güçlerin işbirliğini organize etme amaçlı tamamen barışı korumayı hedefleyen karakterde” olduğunu belirtti.

Öte yandan, Ukrayna-ABD ortak tatbikatı Ukrayna’da yoğun bir şekilde  protesto ediliyor. Tatbikatın resmi açılışı vebasın toplantısının ardından, bina çıkışında katılımcılar Ukrayna Gelişimci Sosyalist Partisi (PSPU) temsilcilerinin organize ettiği gösteriyle burun buruna geldiler. Göstericiler NATO aleyhinde “NATO’yu istemiyoruz” ve “NATO buradan kaybol” şeklinde sloganlar attılar ve pankartlar taşıdılar.

DenizHaber.Com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nejat İşlen 2007-07-15 00:51:34

Resmi strateji belgelerine göre küresel üstünlüğünü sürdürmek için ABD, deniz ulaştırma hatlarını denetlemek, uluslararası hava sahalarını güvenle kullanmak, uzay mücadelesinde önde olmak, kilit pazarlara ve stratejik kaynaklara kısıntısız erişim sağlamak istiyor. ABD’nin küresel üstünlüğünü sürdürmesi Avrasya’daki nüfuzunu ehliyetle sürdürmesine bağlı. Avrasya’daki nüfuzunu ehliyetle sürdürmesi ABD için öncelikle, enerji kaynaklarının, enerji güzergâhlarının kontrol altına alınması, kendisini engelleyecek veya dengeleyecek güçlerin ve koalisyonların oluşmasının önlenmesi anlamına geliyor.



ABD’nin yeni hamleleri

11 Eylül sonrasında ABD’nin Avrasya’da başlattığı jeostratejik hamleler, sadece Afganistan ve Irak’taki askeri girişimlerden ve renkli devrimlerden ibaret değil; ABD enerji kaynakları ve güzergâhlarını kontrol etme gayretlerini sürdürürken ayrıca, Avrasya coğrafyasının kritik bölgelerinde geliştirdiği tedbirlerle gerçek rakipleri Çin’i ve Rusya’yı çevrelemeye de çalışıyor.



Rusya ile çekişiyor

Karadeniz, Avrasya coğrafyasında güç mücadelesine dönüşen ABD–Rusya ilişkilerinde önemli bir mücadele alanı oluşturarak önem kazanıyor. Kaçakçılıkla ve terörle mücadele etmek için Karadeniz’de NATO varlığının önemli olduğunu ifade eden ABD’nin bu söylemi inandırıcı değil. Aslında ABD, NATO üzerinden Karadeniz’e yerleşerek, ABD–Rusya güç mücadelesinde, enerji güzergâhlarının etki altına alınmasında çoklu avantajlar sağlamak istiyor;



Karadeniz, ABD’nin Rusya’ya karşı geliştirmek istediği, Baltık’tan Kırgızistan’a kadar uzanan çevreleme hattında merkezi bir konuma sahip; bu yeni çevreleme hattının bütünlük kazanması ancak Karadeniz’in kontrolüyle mümkün olabilmekte (Bu yeni çevreleme hattı ve ABD–Rusya ilişkilerindeki gelişmeler, Soğuk Savaş dönemini hatırlatıyor. Ancak, bu defa yayılmacı gücün NATO ve NATO üzerinden ABD olduğu söylenebilir).

ABD’nin Karadeniz’e yerleşme arzusu, önemi giderek artan enerji güzergâhlarını kontrolü veya etki altına alma arzusuyla yakından ilgili. Boğazlar ile birlikte Karadeniz zaten önemli bir enerji güzergâhı oluşturuyor ve ABD Karadeniz’e yerleşerek bu enerji güzergâhını kontrol altına almak istiyor.



Karadeniz çok önemli

Yerleşebildiği takdirde ABD, Karadeniz içinden de Hazar Havzası ve Ortadoğu enerji kaynaklarını, Balkanları, Kafkasya’yı etkileme imkânları ele edebilecek ve genişletilmiş Ortadoğu coğrafyasını daha da genişletme fırsatını yakalayabilecek. Bütün bu nedenlerle, başarılı olduğu takdirde, Avrasya satranç tahtasındaki Karadeniz hamlesinin ABD’ye küresel üstünlüğünü sürdürme istikametinde çoklu ve önemli jeostratejik avantajlar sağlayabileceğini ifade etmek mümkün.



Bütün bu avantajları elde edebilmesi için ABD’nin Karadeniz’e kısıntısız giriş imkânları sağlaması, bunun için de öncelikle Montrö Sözleşmesi’nin değişmesi gerekiyor. Çünkü, Montrö Sözleşmesi, kıyısı olmayan ülkelerin Karadeniz’de bulundurabileceği savaş gemilerine tonaj ve süre kısıtlamaları öngörüyor. Montrö Sözleşmesi’nin değiştirilmesi ise Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğinin ve Lozan sonrası dengelerin yıpranması anlamına geliyor. İşte bu nedenle de Karadeniz, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD–Türkiye ilişkilerinde, karşılıklı çıkarların örtüşmediği bir başka önemli alanı oluşturuyor.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176