Okyanusun En Derin Çukuruna İndi

Alien, Avatar ve Terminatör gibi filmlerin usta yönetmeni James Cameron, Deepsea Challenger adlı tek kişilik denizaltısıyla Pasifik Okyanusu’nun 11 kilometre derinliğine daldı.

banner217

Okyanusun En Derin Çukuruna İndi

Alien, Avatar ve Terminatör gibi filmlerin usta yönetmeni James Cameron, Deepsea Challenger adlı tek kişilik denizaltısıyla Pasifik Okyanusu’nun 11 kilometre derinliğine daldı.

27 Mart 2012 Salı 11:07
3502 Okunma
Okyanusun En Derin Çukuruna İndi

Okyanusun en derin çukurundan döndü

Alien, Avatar ve Terminatör gibi filmlerin usta yönetmeni James Cameron, Deepsea Challenger adlı tek kişilik denizaltısıyla Pasifik Okyanusu’nun 11 kilometre derinliğine daldı. Ünlü yönetmen, tarihi dalışıyla 1989'da çektiği Abyss filmini de gerçeğe dönüştürmüş oldu.

Okyanusun en derin çukuruna indi
 
Cameron’ın dün gece yerel saatle 22.00’da başlayan dalışı iki saatten uzun sürerken, ünlü yönetmen tek başına okyanusta en fazla derinliğe ulaşan ilk insan oldu.

Titanik, Terminatör, Aliens ve Avatar gibi ödüllü Hollywood filmlerinin yönetmeni James Cameron, "Dünyanın tabanı" diye adlandırılan, denizlerin en derin yeri Büyük Okyanus'un batısındaki Mariana Çukuru'na tek başına dalış yapmayı başardı.

Dalış alanındaki uzmanlığıyla bilinen Cameron, tek kişilik denizaltısıyla dalışını, Guam adasının yaklaşık 320 km güney batısındaki, dünyanın en derin noktası olarak bilinen Mariana Çukuru bölgesindeki Challenger Deep noktasında gerçekleştirdi. National Geographic’in verdiği bilgiye göre, Cameron’ın dün gece yerel saatle 22.00’da başlayan dalışı iki saatten uzun sürerken, ünlü yönetmen tek başına okyanusta en fazla derinliğe ulaşan ilk insan oldu.

Cameron, okyanusun derinliğinde üç saat film çektikten ve çeşitli numuneler topladıktan sonra başarıyla su yüzüne çıktı.

Cameron böylece, 1989 yılında çektiği ve okyanusların derinliklerinde keşif yapan bir araştırma ekibini konu alan Abyss filmini 23 yıl sonra gerçeğe dönüştürdü. Okyanusların en bilinmeyen
noktalarından biri olarak kabul edilen çukurun 11 km derinliğine inen Cameron, dibe vardığında “Tüm sistemler sorunsuz çalışıyor” mesajını gönderdi.

Twitter'dan da ayrı bir mesaj atan Cameron, "Dibe vardıktan sonra Twitter’dan, “Dibe vurmak hiç bu kadar iyi gelmemişti. Neler gördüğümü sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum” dedi.

ALTI SAAT KALDI

Cameron’uın tek kişilik denizaltısıyla altı bin metre derinliğin daha da altına inebilmesi, okyanusların keşfinde bir devrim olarak kabul ediliyor. Okyanusun dibinde yaklaşık altı saat kalan beklenen Cameron, biyolojik ve jeolojik numuneler topladı ve 3 boyutlu kamerayla bulunduğu bölgeyi üç saat boyunca filme çekti.

Deepsea Challenger projesi, Cameron, National Geographic ve saat yapımcısı Rolex tarafından ortak yürütülüyor. Dünya’nın en az bilinen köşesi olarak adlandırılan Challenger Deep’i keşfetmeyi amaçlayan proje, özel olarak tasarlanmış bir denizaltıyla gerçekleştirildi.

Deepsea Challenger, yedi metre uzunluğunda ve dikey olarak suyun yüzeyine yükselebiliyor. 


Mini denizaltı, dakikada yaklaşık 150 metre mesafe kat edebiliyor. 57 yaşındaki Cameron’ı yüksek basınçtan koruyan kokpit 109 santimetre genişliğinde. Yaptığı işte oldukça tecrübeli olan Cameron su yüzüne çıkar çıkmaz, bir sağlık ekibi tarafından karşılandı.

ABD ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Johnson Uzay Merkezi’nde görevli Walter Sipes, “Cameron çok tecrübeli. Sadece simülatörde değil, gerçek deneyimi de çok yüksek. Endişelenecek bir şey olduğunu zannetmiyorum” demişti.

Mariana Çukuru’nun genişliği, genişliği en fazla 2.4 kilometreye ulaşan ABD’deki Büyük Kanyon Ulusal Parkı'nın yaklaşık 120 katı. Çukurun derinliği ise 8 bin 848 metre uzunluğundaki Everest Dağı’nın boyunu bir buçuk kilometre geçiyor.

Cameron, okyanusun en karanlık noktalarından birine ait görüntülerle su yüzüne geri dönecek. National Geographic’ten Terry Garcia, “İlk kez insan bu kadar yabancı bir ortama gözleriyle bakabilme şansı buldu” dedi.

50 YIL SONRA BİR İLK

Deep Challenger noktasına inmeyi deneyen ilk insan, İsviçreli mühendis  Jacques Piccard ve ABD Donanması’ndan yüzbaşı Don Walsh olmuştu. İkili, 1960 yılında dünyanın en derin çukuruna beş saatte inmiş ve burada sadece 20 dakika kalabilmişti. Denizaltılarının okyanusun tabanında çok fazla kumla kaplanması nedeniyle, ikili çok az gözlem yapabilmişti.

Projede yer alan araştırmacılar ise Cameron’un karşısındaki en büyük riskin, bulunduğu derinlikteki yüksek basınç olduğunu belirtmişti. Bilim insanları, yaklaşık 12 kilometrede oluşan basıncı, tek bir ayak parmağı üzerinde bir kamyonetin ağırlığı kadar baskı oluşmasına benzetiyor.

Cameron, geçtiğimiz ay Papua Yeni Gine’de yaptığı dalış denemesinde, okyanusun sekiz kilometre derinine dalmıştı. Usta yönetmen, AP haber ajansına verdiği röportajda, “Ufak bir sızıntı denizaltının anında havaya uçmasına neden olur” demişti.

Okyanusun bilinen en derin çukuruna inmenin kendisini korkutmadığını belirten Cameron, “Dalmaya karar verdiyseniz, mühendisliğin iyi yapıldığından emin olmalısınız” dedi. Okyanusun derinliklerine çocukluğundan beri merakı olduğu bilinen bilim kurgu ustası Cameron, ömrü boyunca 72 derin dalış gerçekleştirdi. Bu dalışlardan 33’ü, Cameron’ın 1997 yılında 11 dalda Oscar kazanan Titanic filminin konusu olan batığa düzenlendi. 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176