Bahriye'nin Haliç Serüveni

Savaş Ay SABAH Gazetesindeki köşesinde 31 Ağustos'da Emekliye ayrılacak olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek ile yaptığı söyleşiye yer veriyor.

banner217

Bahriye'nin Haliç Serüveni

Savaş Ay SABAH Gazetesindeki köşesinde 31 Ağustos'da Emekliye ayrılacak olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek ile yaptığı söyleşiye yer veriyor.

07 Ağustos 2005 Pazar 10:10
1940 Okunma
Bahriye'nin Haliç Serüveni

Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Bahriye'nin Haliç Serüveni


Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'le uzun bir sohbet imkanı bulduk. Örnek Paşa, bu hoş sohbette askeri denizcilik tarihimizi kısaca Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'le uzun bir sohbet imkanı bulduk. Örnek Paşa, bu hoş sohbette askeri denizcilik tarihimizi kısaca anlatıp, "İstanbul'un Fethinden son Divanhane'ye kadar olan serüveni nakleden" bir kitabı imzaladı ve armağan etti bana. Bu çiçeği burnunda kitabın adı "Bahriye'nin Haliç Serüveni"

Donanma şahlanıyor!..
Paşanın anlattıklarından aklımda kalanlar oldukça renkli ve gurur verici. Diyordu ki; "Yıldırım Beyazıt'ın 1402 yılında Timur ordularına yenilmesiyle olumsuz yönde etkilenen ve durağan bir dönem geçiren Osmanlı Donanması İstanbul'un Fethinden sonra yeniden ayağa kalktı
.

Saadet
devri
Sadece askeri değil, ticaret filolarımız ve başarılı çalışmalar açısından parlak bir yüzyıl yaşandı o devirde. Fatih'in gemileri karadan getirip Haliç'te denize indirmesi bu saadet yüzyılının müjdecisi olmuştu. O gün bu gündür. Yani 1453'den bu yana geçen 550 yıl içinde donanmamızın önemli bir gücü Haliç'te durmakta"

Seveceksiniz

Ben de iş edindim. Bu serüvenli süreci ders çalışır gibi çalıştım. Arada sizinle paylaşmak istediklerim var. Az ötelerde bunları bulacak ve inanın ki çook seveceksiniz.

Dokuz doğurmak ve tersane!..

Ünlü bir deyimimiz bakın Kasımpaşa Tersanesi'nden çıkmış. Çengeloğlu Tahir Paşa Kaptanı Derya olduğu dönemde Kasımpaşa'daki Divanhane'de bulunuyordu. Padişah havalinin asayiş görevini de ona vermişti. Tavizsiz biriydi. Gece fenersiz sokağa çıkma yasağı koymuştu. Kontrol için karanlık gecelerde teftişe çıkıp suçluları cezalandırıyordu. Bu gecelerden birinde 20 kadar adamı topladılar . O sordu;
- Bre söyle fenersiz olarak niçün sokağa çıktın?
- Paşam, baktım tütünüm kalmamış bir fişek ayınga almak ihtiyacı hissettim
Paşa gürlemiş:
- Vurun buna elli değnek!
İkinci adamı alıp yine sormuş:
- Bre haylaz! De bakalım?
- Paşa hazretleri, ne yalan söyleyeyim, ben akşamcıyım. Bizim panayotun meyhanesinde bir iki tek atmadıkça uyku uyuyamam.
- Vurun buna altmış sopa!
Sıra onuncu adama gelince paşa ona da sorar:
- Gel bakalım herif! Sen anlat
Adam titreyerek anlatır:
- Paşa hazretleri. Karım hamile idi. Sancıları tuttu. İki sokak ilerimizde bir ebe vardı. Onu çağırmaya gitmem iktiza etti.
Paşa, tahkik için adamlarından birini adrese gönderip doğrulatmış. Bir yandan emrinin çiğnendiğine öfkelenmiş ama adamın haline de acıyıp bağırmış;
- Seni affediyorum. Karın olacak o densize söyle; gecenin böyle olur olmaz vaktinde doğurmasın.
Adam sevinçle evine koşmuş. Bakmış ki bir bebek ağlıyor. Karısına şefkatle sormuş:
- Geçmiş olsun karıcım, neyimiz var?
Kadın yüz vermeyerek sitem etmiş:
- Efendi ne kadar rahatsın. Ebe aramaya gittin, arkadaşlarınla keyfe daldın herhal.
- Hatun, hatun! Sen burada bir doğurdunsa, sorguda sıra gelinceye kadar ben dokuz doğurdum

Neden Kasımpaşa?..

Kasımpaşa'nın Türk Donanması'na merkez seçilmesi. Bahriye Divanhanesi adıyla ilk tesislerin oraya kurulmasının çok mantıklı açıklamaları var.
Bir kere bölge gayet korunaklı ve doğal bir su havzasına sahip.

Bizans
da yapmıştı
Ayrıca o devirlere bakınca buralar bir kent varoşu. Nüfus seyrek, yerleşim müsait. Bizans'ın da hemen karşı kıyıyı yıllar yılı aynı amaçla kullanması bu yüzden. 

Orada nişanlandım vee!..

Yıl 1977... Kasımpaşa Deniz Astsubay Orduevi'nde nişanım yapılıyor. Nurgün Öğretmenin. Yani oğlumun anasının ailesinde çok subay var. Adettendir, nişanı kız tarafı yapar ya, işte o subay akrabaların da önerisiyle orada takılıyor nişanımız. O gün orada ilk kez ayak bastığım bu denizci kompleksine daha sonra görev gereği defalarca girip çıkıyorum. Her defasında biraz daha hayran kalarak, daha bir severek ve gururlanarak çıkıyorum kapısından.

Dengeler
Prof. Dr Semavi Eyice'nin anlatımıyla çook eski bir zamanlara gidiyorum kitap sayfaları arasında. Hoca durumu anlatırken diyor ki; "O yıllarda buralar boştu. Osmanlı getirip muhteşem deniz tesisleri kurunca bölgenin sosyal dengesi değişti ve gelişti."

Kudretli tersane
Bu sözlere ilave tarihçi-yazar Semavi Eyice'den şöyle geliyor, "Türk Milleti İstanbul Halici'nin karşı kıyısında, Bizans'ın; Langa ve Kadırga tezgahlarıyla mukayese edilemeyecek kadar geniş, kudretli bir tersane meydana getirdi. Bu tersane sayesinde Okmeydanı'nın doğu ve güney eteklerinde mamur olarak Kasımpaşa ismini alan yeni bir kasaba ortaya çıktı."

Nereden nereye?
Meğer ki o zamana kadar bu mevkilerde sadece iki küçümen mahalle varmış. Bir de şimdiki duruma bakın. İstanbul'un ve Türkiye'nin en yoğun yerleşim merkezlerinden biri şimdi orası.

(SAVAŞ AY, SABAH GAZETESİ 31/07/2005)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176