Biri ağır toplam 48 yaralı var

(İDO), Salih Reis - 4 isimli geminin yaptığı kaza sonrası hastaneye kaldırılan yaralılardan bir kişinin durumunun ağır, diğer yaralıların ise tedavilerinin sürdüğünü açıkladı.

banner106

Biri ağır toplam 48 yaralı var

(İDO), Salih Reis - 4 isimli geminin yaptığı kaza sonrası hastaneye kaldırılan yaralılardan bir kişinin durumunun ağır, diğer yaralıların ise tedavilerinin sürdüğünü açıkladı.

13 Ağustos 2007 Pazartesi 20:13
1836 Okunma
Biri ağır toplam 48 yaralı var

Biri ağır toplam 48 yaralı var

İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO), Salih Reis - 4 isimli geminin yaptığı kaza sonrası hastaneye kaldırılan yaralılardan bir kişinin durumunun ağır olduğunu, diğer yaralıların ise tedavilerinin sürdüğünü açıkladı.
 
Salih Reis - 4 isimli geminin 10.45 sıralarında kaza yaptığı belirtilirken yaralıların bölgedeki çeşitli hastanelere kaldırıldığı bildirildi. Yolculardan Enes Çınar isimli vatandaşın durumunun ağır olduğu, diğer yaralıların ise tedavilerinin devam ettiği ifade edildi.

İDO `dan yapılan yazılı açıklamada, `Salih Reis -4 gemisi, bu sabah 10.45 sularında kaza yaptı. 449 yolcusu ile Bostancı -Yenikapı -Avşa seferini yapan deniz otobüsü, Yenikapı `dan hareket ettikten sonra Zeytinburnu açıklarında kaptan kumandasında iken Ukrayna Bandıralı Semiyon Rudney isimli ticari bir gemiye çarpması sonucunda 48 yolcu hafif bir şekilde yaralandı` denildi.

Kazanın hemen ardından geminin kaptanı İsmail Taşpınar `ın İDO Operasyon Müdürlüğü `ne durumu bildirdiğinin belirtildiği açıklamada, gemi kaptanının uzun yol ehliyeti bulunduğu ve uluslararası sularda 11 sene kaptanlık yaptığı ifade edildi.

Gemiye atanan kaptanın seyir halinde ya da limanda her türlü kararı alma hakkında sahip olduğunun belirtildiği açıklamada, `Kaptan İsmail Taşpınar da yolcuların tahliyesi ve yaralı olanların tedavisi için Yenikapı İskelesi `nde hazırlık yapılmasını ve ambulans çağrılmasını Operasyon Müdürlüğü `ne bildirmiştir. Kaptan, yolculara kaza anonsu yaparak, Yenikapı İskelesi `ne dönüş bilgisini vermiştir. Kaza bilgisi Operasyon Müdürlüğü `ne ulaştığında hemen Liman Başkanlığı ve Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü olaydan haberdar edilmiştir` denildi.

Geminin saat 11:15`te Sahil Güvenlik botu refakatinde Yenikapı İskelesi `ne vardığı ve Yenikapı `da, İBB ve İl Sağlık Müdürlüğü sağlık ekipleri tarafından karşılanan yaralıların, iskelede hazır halde bekleyen ambulanslar tarafından çevredeki hastanelere sevk edildiğinin de belirtildiği açıklamada, `Tedavileri ayakta yapılan yolcuların hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Kaza sonrası Yenikapı İskelesi `ne ulaşan deniz otobüsünün 222 yolcusu, Kemal Reis -5 Deniz Otobüsü ile Avşa `ya hareket etmiştir` ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada gemi hakkında verilen bilgiler ise şöyle: `İDO filosuna yeni katılan ve en son teknoloji ile donatılmış bulunan Salih Reis -4 Deniz Otobüsü , sınıfının en iyi gemilerinden biridir. Uluslararası akredite kuruluş olan Bureau Veritas tarafından yapım aşamasında denetlenmiş ve sefere uygunluk belgesi verilmiştir. Deniz Otobüsü , hasar tespiti ve tamir için Pendik Askeri Tersanesi`ne kendi imkanları ile gitmiştir. Salih Reis Deniz Otobüsü `nün Tekne-Makine sigortası ve Protection and Indeminity (mali mesuliyet) sigortası olmak üzere iki tip sigortası bulunmaktadır`

Ayrıca, açıklamada kazada yaralanan ve çeşitli hastanelere kaldırılan yaralıların isimleri şunlar: `Samatya Hastanesi `nde tedavi görenler: `Hüseyin Ayan , İsmail Akanr, Meltem İzen, Şenol Tüngel, Nurgül Tüngel, Ahmet Üner , Serap Dükkancı, Kevser Dodurga , Begüm Yasef, Murat Aktaş , Gamze Erkan . Cerrahpaşa Tıp Fakültesi , Yusuf Karabulut , Haydar Yıldırım , Yunus Emre Ersoy , Semiha Bulut , Burcu Ergün ` Haseki Devlet Hastanesi : `Atalay Özmen , Erdem Uçar , Zeynel Özmen , Kemal Can Demircan , Serpil Özmen , Arife Nur Özmen , Ceren Özmen , Cem Özmen , Zeycan Demircan , Atalay Saray (İDO Personeli)`, Taksim İlk Yardım Hastanesi : Eda Çekiç, Nurten Çekiç, Özer Aksungur , Nazlı Deniz Demir , Sera Demir, Gökçe Demir.` Şişli Etfal Hastanesi : `Ayfer Çimen .` Vakıf Gureba Hastanesi : `Oya Tansu , Ümmühan Erol , Nurhayat Ilıcalı , Ayşe Turan , Nesrin Erzurum , Yurdagül Deniztaş, Şenol Erol , Anılcan Temizel, Semra Başocak, Enes Çınar (Ağır yaralı), Enver Erzurum , Eray Celal Çınar , Hüseyin Çınar , Selim Başocak.` Okmeydanı Hastanesi : `Miraç Gökmen Umay .`

İSTANBUL (CİHAN )

Yeni Şafak


 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zeki Hocaoğlu 2007-08-14 10:26:16

denizde otobüs olmaz. vapur olur, kayık olur, sandal olur, gemi olur, taka olur olur oğlu olur ama otobüs olmaz. otobüs karada gider, suda gidemez. o yüzden baştan bir sıfır yenik başlıyor bu kolpa araç zaten.



denizde seyahat etmekten anladığım nedir benim biliyor musun? deniz havası almak lan. ulan beni klimalı bir odaya sıkıştırıyorlarsa sıçayım ben öyle deniz yolculuğuna. yüzerek giderim daha iyi. denizaltıyla giderdim o kadar kapalı mekan meraklısı olsam düdük.



sonra efendim bunlar ayrı ayrı önemli sebepler ama bir tanesi var ki deniz otobüsü denen laneti benim gözümde sıfıra indirmiştir. cep telefonu sorunu =>



cep telefonu yasakmış. öyle bir ibare var. üç saatlik yola çıkıyorduk otobüsle (kıçımını otobüsü, otobüsmüş). ben mesaj gönderiyordum tıkır mıkır. yandaki teknoloji delisi, kel, gözlüklü ve iri beyfendi:



"onu kapatacaksınız değil mi" diye ağladı. onu sakinleştirdikten sonra "niye" dedim.

"bakın yasak yazıyor orda" diye tekrar ağladı. tekrar sildik burnunu.

"kardeş, o insanlar rahatsız olmasın diye yazıyor, konuşmadıkça sorun yok" dedim.

yine ağladı. "hayır beyfendi yanlışsınız. bunlar otomatik pilotla gidiyor. radarları var, ve radyo dalgaları etkiliyor".

"ya bakın ben araştırdım bunu, etkilemiyor öyle bir şey mümkün değil"

"etkiliyor beyfendi niye tartışıyorsunuz ki."

"hayır etkileyemez. gelin kaptana soralım."

"beyfendi niye tartışıyorsunuz ki, kapatın bu kadar basit."



şimdi gerisi önemli değil, ben etkilemediğinde ısrar ettim. ama bilader koskoca araç tavuk kıçı kadar aletten bozuluyorsa ben o gemiyi batırırım. üstüne tükürür sonra da ayağımla dağıtırım. ne biçim teknoloji lan bu. sen koskoca hızlı giden bir alet yap, adına da otobüs de, sonra bir karışlık alet gelsin bozsun onu. ne biçim teknoloji bu ooolum. gözümde bit kadar değeri yok.

Avatar
Ezel Akçaylı 2007-08-14 10:28:47

kaptan uyumuyordu, alkollü değildi, hatalı hiç değildi. ido'nun, denizcilik işletmeleri'nin, istanbul belediye başkanlığı'nın, ulaştırma bakanlığı'nın filan hiçbir kabahati de yok. münferit olaylar bunlar, olur öyle ara sıra, abartmamak lazım, hem ölen de yok. nazar değmiştir, çekemeyen kem göz vardır filan. cam kırıldıysa göz çıkmıştır, bundan sonrası rahattır artık. cidden büyütmemek lazım canım. hem ölen olsaydı da ne olacaktı? ölenle ölünmez ki? hayat devam ediyor.

Avatar
Hakan 2007-08-14 12:12:46

Adı denizhaber.com olacak, denizcilikten gelme bir sürü yazarı olacak, ondan sonrada kaptanın ehliyetini uzun yol olarak yazacak. Oldu olacak adamı VARAN'da şoför diye yazsaydınız. Ben bu durumu bir denizci olarak kabul edemiyorum. Ben sizi denizcilik sektöründen haber verdiğiniz için okuyorsam, siz de doğru yazacaksınız, "UZAKYOL KAPTANI" diye. Tüm kazazedelere geçmiş olsun.

Avatar
umut simsek 2007-08-14 13:28:33

AHIRKAPI,YENIKAPI VB. GEMILERIN YOGUN OLDUGU DEMIR BOLGELERINDEN TAM YOL GECEREK CATISMA RISKINI MAXIMUM SEVIYEYE CIKARTAN DENIZ OTOBUSLERININ KAPTANLARI UMARIM BU BOLGELERDE ARTIK EMNIYETLI HIZLA SEYREDERLER. KAZAZEDELERE GECMIS OLSUN.

Avatar
ULAŞ ÖNOL 2007-08-14 18:24:32



TUM KAZAZEDELERE VE KAPTAN ISMAIL TASPINAR'A BUYUK GECMISOLSUN..



KIMSENIN BASINA GELMESIN ISTIYORUZ/DILIYORUZ, AMA KARADA DA DENIZDE DE HAVADA DA, EN IYI EGITIMI ALAN SOFORLER DE, KAPTANLAR DA, PILOTLAR DA, KAZALARA MARUZ KALABILIYORLAR...



ULAS ONOL

YDO99

Avatar
volkan genç 2007-08-15 01:01:06

Butun turk halkına geçmiş olsun allah boyle bır denız kazasının kötüsünü yaşatmasın .kimse isteyerek böyle bir kazaya sebep olmaz herkezın bır ailesi var.kaptan kendı ağzından suçlu oldugunu söyluyor o zaman bedelleri ödenecek tabiyki..bır oncekı sayfada yorum yazan ZEKİ HOCAOĞLU isimli halk arasında zibidi tabır edilen insana seslenmek istiyorum yorum yazmışsın cevabınıda ben vereyim kafandaki taş kesilmiş ve hayatın her alanına yaydığın sizofreni karakterinin ürettiği sorulara..arkadaşım büyük şehirlerde toplu tasımacılıkta herkez istediği araca biner yavaş ve hava alarak gitmek sıgara ıcmek klımasız bır ortam ıstıyor isen vapurlar motorlar var bu şehirde..ama toplumda faydalı bir bireysen mutlaka hızlı bir hayatın vardır ve toplu tasımacılıkta hız istiyebilirsin.he ben hem hızlı hem sıgaramı ıcıcem dıyorsan yüzmekten bahsettın yüzmeye şimdiden başla koçum.yaz bitmeden o bahsettıgın 3 saatlık yolu anca bıtırırsın avşadan bahsedıyoruz sanırım.cep telefonunu deniz otobusunde açık tutmuşsun aferin sana iyi halt etmişsin böyle bir araca biniyor isen telefona nıye ıhtıyac duyarsın be adam işin çıksa gerimi dönecek gemi.kapatman söylenıyorsa bır sebebı vardır.450 kişi var ıse denız otobusunde bu 450 kısının tamamında telefon var herkezde ayrı bir polifonik ses ayrı bir konuşma sesi çıkar.deniz otobuslerinın amacı zaten rezil bır ses kırlılıgının oldugu bır sehırde yasıyoruz hiç olmazsa kendı bunyesınde sesssız bır yolculuk vermek ıstıyor sıze yoksa personelın umrundamı kapatır kapısını gidersin gıdecegın yere.teknık olarak zerre kadar bılgın yok neyı arastırdın nerden neyı cıkardın be embesil.ıstanbulda bolge bolge gsm baz istasyonları vardır bu ıstasyon aralarında 1 sanıyede olsa gecıslerde hat düşer telefonunda ve gelir 450 kişinin telefonu aynı anda hattan düşüp hattı tekrar yakalamaya calısırsa nasıl bır manyetık alan olusur bilirmisin kaptan köşkundeki radar gps cayro ve komutları bunlardan alan otopilot off olur ve kendını resetlemesı 4 dakıka sürer..koskoca arac bundan etkılenıyorsa batıracagını söyluyorsun. hadi kafanın içi az pişmiş yumurta kıvamında.hıc olmazsa biraz cevrene bak be adam denız otobusunu geçelim uçaklarda neden yasak ? dunyanın en gelişmiş aletleri uçaklar neden yasak..TÜRK HALKINA seslenmek ıstıyorum buradan.bu yazım bu embesili bıraz bılgılendırmek içindi ama alır veya almaz bırseyler böyle karakterler herzaman olucaktır toplumdaki başarısızlıklarını düzeltmektense toplumdakı güzellikleri bozmak kendıne cekmeye calışmak daha mantıklı gelir böylelerine..TÜRK HALKINDAN ricam turk toplum ahlakı ve aile yapısının gerektırdiği herşeyi uygulamaya devam edelim..bu sorunlu arkadasın denız otobusu seyahatı esnasında yanında oturan ve onu uyaran ve herseyden onemlısı sabrından dolayı taktır ettıgım ınsana binlerce kez tesekkur ederim..allaha emanetiz ciaoo..

Avatar
Zeki Hocaoğlu 2007-08-16 01:09:16

arz-talep dengesinin herşeyi çözemeyeceğinin, kamu yararı kavramının da sürekli göz önünde tutulması gerektiğinin hatırlatıcısıdır. günümüzde her sorunu sat-kurtul mantalitesine ve "para kazanamıyoruz" nidalarına endeksleyen zihniyetinin şapkayı önüne koyup düşünmesini gerektiren olgulardan biridir. temel olarak tamamen zararına yapılacak toplu taşımanın, yol bakım masrafları, trafik sıkışıklığında kaybedilen maddi ve manevi işgücü maliyetleri ile, yolda kaybedilen zamanın sosyal yaşama vurduğu darbe de göz önünde tutularak karşılaştırılmasının sonuçlarının durumu açıkça ortaya koyacağı kanısındayım. bilimsel bir çalışma aksini kanıtlamadıkça da bedava bile olsa toplu taşımanın devam ettirilmesinin toplumsal olarak daha ucuza mal olduğuna inanmaya devam edeceğim.

bu konularda tecrübesiz birinin bile fikir yürütebildiği ve optimum düzeyde olmadığına inandığı dengeler hakkında ciddi araştırma verilerinin halka açıklanmayışı ise bu konuda (a) bir çalışma yapılmamış olmasına (b) yapılan çalışmaların sonuçlarının iktidar sahiplerinin hoşuna gitmemesine, veya (c) yapılan çalışma sonuçlarının gerektirdiği inisiyatifleri kimsenin almak istememesine bağlanabileceği aşikardır. her koşulda toplu taşıma sadece finansal açıdan değil toplumsal maliyetler açısından ele alınmalı ve yapılması gerekenler, her ne kadar doğrudan oy veya rant getirmeyecek olsa da herkesin bulunduğu mevkiin hizmet mevkii olduğunu idraki ile sadece finansal anlamda değil, daha geniş anlamda, getirisi yüksek yatırımlara zaman kaybetmeksizin ve katkının boyutunun küçüklüğünü bahane etmeden yapılmalıdır.

sorun cep telefonunun zararlı olup olmamasının değil, bu tarz toplu taşıma araçlarında cep telefonu kullanmak yasaktır ibaresinin olmasıdır. bu tarz toplu taşıma araçlarında böyle bir yasak olmasının sebebi, hem sürüş güvenliği hem de yolcuların rahat huzur içerisinde seyahat edebilmeleridir. mesela bir otobüsün içindeki her on kişiden birinin cep telefonu çalsa ve konuşmaya başlasalar (özellikle 30m gibi genellikle kalabalık olan otobüslerde), hiç kimse o otobüsün içinde duramaz, şöför delirmek suretiyle otobüs ile birlikte intihar etmek isteyebilir.



ayrıca deniz otobüsü gibi daha teknolojik açıdan gelişmiş, elektronik donanıma sahip toplu taşıma ve ulaşım araçlarının seyr-ü sefer sistemleri, çalışma mantığı ve yapı olarak uçaklarınki ile çok benzeşmektedir. uçaklarda radyo dalgası yayan cihazların kapatılmasının sebepleri ile deniz otobüslerinde kapatılmalarının sebepleri aynıdır.



istanbul için: deniz otobüsü, yolcu otobüsü, belediye otobüsü ve hatta hızlı tramvay (metroda yasak değil her nedense, abs mi yok acaba?)



aslında teknik anlamda hiçbir şekilde cep telefonunun zararı olmadığı ve fakat zararı olduğu sanılan taşıtlardır.



bir cep telefonunun yaydığı dalgaların söz konusu aracın elektronik cihazlarında etkileşim (enterferans) yarattığı kesinkes kabul edilse dahi bunun çapı nedir? ne diyebiliriz? elinizdeki aletin yaydığı dalgaların sizin güzel hatrınız için 2 metre çaplı bir alanda etkili olduğunu düşünelim. (ki ben bunun 1 metreden az olduğunu düşünüyorum, araştırma yapmadım, sadece akıl yürütüyorum) bahsi geçen araçların en kısası 12 metre(otobüs)



teorik ve çok mümkün olarak trafikte seyir halinde bir otobüsün yanında, önünde veya arkasındaki bir araç(özellikle yanlardakiler cidden) ve haliyle içinde cep telefonuyla konuşan kişi konuşması yasaklı yolcudan daha yakın olabilmekte otobüsün elektronik aksamına...(etkilenecek aletlerin konumu neresi ve hangi aletler etkileniyor o da muallak, abs yaygın bir efsane, ben klimayı bozuyor diyen muavin gördüm, ne diyeyim)



peki ya hiç bilgisayarınızın dibine cep telefonu koymadınız mı, yanında konuşmadınız mı telefonla? hangi bilgisayar parçası etkilendi? ben söyleyeyim, monitör. bilgisayarın çalışması etkilendi mi? e peki bu abs, elektronik ateşleme filan dediğimiz şeylerin halk arasında yaygın adıyla "beyin"leri neyden ibaret? bilgisayarınızda bulunan parçaların aynısı.



anlayacağınız aslı olmayan bir efsane yaratıldı ve şimdi insanlar kendi yalanlarına inanıp anlamsız bir korku yarattılar kendilerine. bu alet aracın elektronik aksamına geçici veya kalıcı zarar veriyor diyen bir tane dahi üretici de yok, sadece "zararı olup olmadığı bilinmemektedir" diyorlar ki o kadar duyarlıysanız insana olan zararı da şu an için tam olarak bilinmemekte... bi kere o telefonu arka cebinden veya gömlek cebinde çıkar, ondan sonra konuşalım.



şu da var, kullanmak tehlikelidir, harici antenli araç kiti kullanın diyen firmalar, etkileşim alanının antenin bulunduğu yere kaydırıldığını ama etkileşim var ise bunun yine bu anten etrafında burada 2 metre dediğimiz/varsaydığımız mesafenin geçerli olduğunu görmezden geldiklerini göremiyor musunuz? antenin nereye monte edilmesi gerekli? ön cama anteni takılı araç kitleri motora ve elektronik donanıma elindeki telefonla sürücünün hiç yaklaşamayacağı kadar yakından dalga yaymıyor mu? peki ya aynı üreticilerin şu an arabalarının bir çoğuna opsiyonel veya standart donanım olarak bluetooth araç kiti koyduklarını ve bunların anten filan içermediğini, telefonun arabanın içinde herhangi bir anten bağlantısı olmadan aynen elinde konuşan bir insanınki gibi yine aracın içinde dalga yaydığını, bu araç kitinin sadece eller serbest konuşma sağladığını biliyor musunuz? aynı şekilde telefon üreticileri de bluetooth araç kiti üretmeye başladılar.



sonuç olarak, bu uygulama tamamen akıl ve mantık dışı iddialara dayanmakta ama bizim geveze millete de böyle bir korku olmadan cep telefonunu kapattırmak imkansız, huzurum açısından işime geldiğinden itiraz etmeden uyuyorum uygulamaya...

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176