İstanbul'da Balıkçı Tezgahları Boş Kaldı

İstanbul’da balıkçı tezgâhlarında balık çeşitlerinin her geçen gün azalmasının yarattığı tedirginlik büyüyor.

banner106

İstanbul'da Balıkçı Tezgahları Boş Kaldı

İstanbul’da balıkçı tezgâhlarında balık çeşitlerinin her geçen gün azalmasının yarattığı tedirginlik büyüyor.

24 Ekim 2009 Cumartesi 09:13
2266 Okunma
İstanbul'da Balıkçı Tezgahları Boş Kaldı

Balıkçı tezgâhları boş kaldı

İstanbul’da balıkçı tezgâhlarında balık çeşitlerinin her geçen gün azalmasının yarattığı tedirginlik büyüyor. 10 yıl önce tezgâhlarında 60-70 çeşit balık sattıklarını söyleyen balıkçılar, “Önceden tezgâhımıza kasalarla koyduğumuz kırlangıç balığını fotoğraflarla hatırlıyoruz. Olta attığımızda gelen balıkları artık ansiklopedilerde görüyoruz” diyor.

Beşiktaş ve Sarıyer’de balıkçılar çarşısında tezgâh açan esnaf, tür çeşitliliğindeki azalmadan ve fiyatların yüksekliğinden şikâyetçi. Yıllar önce orkinos balığını bile tezgâhlarına koyduklarını söyleyen balıkçılar, çeşitliliğin azalmasını bilinçsiz avlanmaya bağlıyor.

38 yıldır balık satan Ferruh Ökkeşoğlu, bilinçsiz avlanmanın yumurtlama dönemindeki balıkları ve yavrularını da yok ettiğini söylerken avcılara yönelik denetimlerin artırılmasının gerektiğine inanıyor. Ökkeşoğlu, “Gemi geçişleri ve tüp geçit projesi balıklar için bir akım yaratarak ürkütüyor. Ama asıl önemlisi aşırı avlanma. Önceden tezgâhımıza kasalarla koyduğumuz kırlangıç balığını fotoğraflarla hatırlıyoruz.

‘Kofanayı unuttuk’

Babamla Çırağan Sarayı önünden olta attığımızda gelen balıkları artık ansiklopedilerde görüyoruz. Palamut az çıktığı için tanesi 20’den satılıyor. Yerel balığımız olan palamudu bile tükettik” dedi.

Çarşının en eski balıkçılarından olan Ahmet Ülperi ise “Ailece 3 kuşaktır balıkçılık yapıyoruz. Eskiden tezgâhlarımızda balık çeşitlerinden ilginç görüntüler yaratırdık. Kofana denilen balığı İstanbullu unuttu. Torik nedir kimse bilmiyor. Palamudun tam mevsiminde olmamıza rağmen yok. Endüstriyel balıkçılık bu yüzden hız kazandı ama lezzeti tartışılır. Tüm bunların nedeni aşırı ve zamansız avlanma. Tüm sürünün yanında yumurtaları ve yavruları da avlayan balıkçı kendi geleceğini yok ediyor. Çinakopun sarıkanat olmasına fırsat verilmiyor” diye konuştu.

Kardeşler Balıkçılık’ın sahibi Müddet Çimen de, “10 yıl önce tezgâhımıza koymadığımız balıkları şimdi müşteriye tavsiye ediyoruz. Türler çok azaldı. Kırlangıç, uskumru, lahoz, kalkan, kofana, torik gibi balıklar çok az çıkıyor. Artık müşterilerimiz de uskumru ya da kırlangıç sormuyor, çünkü olmadığı için yerine çinakop, istavrit ve lüfer veriyoruz” dedi.

Palamudun tanesi 20 TL

Bugünlerde balıkçı tezgâhlarında en çok çinakop, mezgit, istavrit ve levrek gibi balıklar bulunuyor. Geçen yıla oranla fiyatlarda büyük değişiklik olmadığı öğrenilirken, palamudun tanesinin 20 TL’den satıldığı görüldü. Bazı balıkların kilo fiyatları şöyle:

- Çinakop: 10-12 TL
- Mezgit: 12 TL
- Levrek: 15 TL
- Mezgit: 12 TL
- İstavrit: 10 TL
- Hamsi: 5 TL
- Lüfer: 10 TL
- Sarıkanat: 15 TL
- Kalkan: 60 TL
- Barbunya: 40 TL
- Palamut (tanesi): 20 TL

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
egelı 2009-10-24 12:25:27

ulkemızde neye deger verılıyorkı balıkcılıga verılsın ....balıkcılıkla ılgılı hıc bır duzenleme yok

ve balıkcılık tekelı uc dort ıstanbullu balıkcının tekelınde her kes kendı ıstegıne gore balıkcılık yapıyor ve sonuc ortada gunden gune azalan balık cesıdı... bılıncsız balıkcı arkadaslarımızın kendı geleceklerını yok edıyor. bu gıdısle ılerıde tum balıkları cocuklarımıza ınternetten tanıtacagız .. devlet bu surdurulebılır balıkcılıgı tesvık etmesı ve uygulaması ve yonetımınıde devamlı kontrol etmesı gerekır ..dunya genelınde balıkcılık stoklarında cok buyuk bır azalma var ...ulkemız balıkcıları olarak elımızdekı balıkcılık stoklarını cok ıyı kullanmak zorundayız ...bunuda yapacak olan bılınclı gır gır balıkcılıgı yapan arkadaslar her sey gec olmadan tetbır almaları dılegıyle....yoksa on yıl ıcınde balıkcı tezgahlarında sadece kultur balıklarını gorecegızz...

Avatar
mustafa erbas 2009-10-24 17:43:58

Devlet te balıkcılktan anlamayan kadro olmazsa veya ılgılenmezse

sonuc boyle olur.Bir balıkcı teknesınde 3 4 tane uzun menzıllı sonar cıhazları olur ve denetlenmezse sonar cıhazızının 10 mıl menzıle yatay ve dıkey acıda denıze gondedıgı yuksek frakanlı elektromagnetık dalgalar Trolculuk tan daha kotudur.Bundan bır kac sene once karadenızde o kadar cok hamsı vardıkı ve bu hamsıler kurutuluna kadar yakalandı yenmeyenler de gubre yapımında kullanıldı.Yakın da orkınosları da kuruturlar

Avatar
YEKTA DUMAN 2009-10-25 00:43:41

Hepimiz hırsımızı bir kenara bırakıp,geleceğimizi karartmaktan vaz geçelim.

Avlanma yasaklarına harfiyen uyalım.

Uymayanları da uyaralım;lütfen...

Fazla değil,bir sezon dişimizi sıkıp,avlanmasak,ne kaybederiz?

Diye bir soru yöneltmek istiyorum.

Bu soruya bilinçli kişilerin yanıtını almak istiyorum.

Mesela;su ürünleri ile iştigal olan "TARIM İL MÜDÜRLÜKLERİ"ndeki değerli mühendislerin görüşlerini alarak.

Hatta;"BAKANLIK" düzeyi yanıtla...

Çünkü böyle radikal anlamda karar almak zorundayız!

Yoksa;BALIKÇILIK tümünden yok olmak üzere.

Av yasağı döneminde biz "olta" balıkçıları avlana bilmekteyiz.

Ancak;oltalarımıza gelen balıklara baktığımızda içim sızlıyor.

Balıklar "HAVYAR" dolu.

Henüz havyarını dökememiş balıkları avlamak durumunda kalıyoruz.

Bu bahsettiğim önceki seneler içindi.

Bu sezon inanın günlük bazda söylüyorum.

Teknemizle açılıp,balığın yuvasıdır dediğimiz bölgelere oltalarımızı attığımız da hayretler içinde kalıyoruz.

Beş altı saatlik süre zarfında "3" ya da "5" adet balıkla geriye dönüyoruz.

Bazı fedakarlıkları bu işi profesyonelce yapıp aile geçindiren balıkçılardan beklemek elbette mantıksızdır.

Ama;böyle bir fedakarlığı amatör balıkçılardan beklemek olasıdır.

Tabii bunu yine yasal düzenlemelerle...

Mesela;avlanma yasağı başladığından itibaren olta balıkçılığı da "bir ay" yasaklanabilir.

Avlanma yasağı bir veya iki ay uzatılabilir.

İnanıyorum ki bu önlem bile denizlerimizdeki bereketi arttıracaktır.

Yalnızca İZMİT KÖRFEZİ'ne günde yüzlerce tekne açılıyor.

Ve...

SEKA PARK rıhtımından binlerce insan hergün "24 saat" olta sallıyor.

Avlanma yasağının başladığı ve bittiği tarihe kadar bu avlanan binlerce kişi henüz "HAVYARINI DÖKEMEMİŞ" binlerce ton balığı maalesef tutmuştur.

Ayrıca avlanma yasağı zamanlarında serpme dediğimiz ağlarla avlanma iç denizlerimizde görülmektedir.

Bunlarında önlenmesi gerekmektedir.

Bu sezonu kaybettik ancak gelecek sezon için şimdiden önlem almalıyız!

Yoksa;"DENİZLERİMİZİ ELBİRLİĞİMİZLE" kurutacağız.

Önümüzdeki av yasağında inşaallah!..

Avatar
OKTAY GÜNGÖR 2009-10-26 17:39:29

ACİLEN 2 YIL BOYUNCA AV YASAĞI GETİRİLMELİ BALIK MERALARI YARATILMALI KORUMA ALANLARI OLUŞTURULMALI BALIKÇILIKTAN GEÇİNEN AİLELER İÇİN ALTERNATİF İŞ ALANLARI YARATILMALI AKSİ TAKDİRDE BALIK DENİZLERİMİZDE BİLİNÇSİZ VE DENETİMSİZ AVLANMAKTAN BİTİYOR HATTA BİTTİ AYRICA DENİZDEN BALIKTAN ANLAYAN DEVLET ADAMLARI BU İŞLE İLGİLENMELİ 3 TARAFI DENİZLE ÇEVRELİ ÜLKEMİZDE BALIK BULAMAZ HALE GELECEĞİZ VE ÇİFTLİK BALIĞI YİYECEĞİZ.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176