Balıkçılar: "mazot bel büküyor"

Balıkçılar bu yıl palamut bolluğunun olacağına inanıyor; ancak mazotun pahalılığından yakınıyorlar.

banner217

Balıkçılar: "mazot bel büküyor"

Balıkçılar bu yıl palamut bolluğunun olacağına inanıyor; ancak mazotun pahalılığından yakınıyorlar.

31 Ağustos 2011 Çarşamba 09:10
2620 Okunma
Balıkçılar:

Su ürünleri av yasağı yarın sona ererken, çevreciler, türlerin yok olmaması için avlanma kurallarına kulak verilmesi konusunda uyarıyor.

Greenpeace’in “Bakana Kalem” kampanyasıyla bir kez daha gündeme gelen “türlerin devamlılığı” için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, maksimum avlanma limitlerini yeniden belirledi.

SU ürünleri av yasağı yarın sona eriyor. Dünyaca ünlü çevre örgütü Greenpeace tarafından “Bakana Kalem” sloganıyla başlatılan, öncelikle soyu tehlike altındaki lüfer, kalkan ve orfoz ile diğer ticari türlerin avlanma boylarının bilimsel veriler dikkate alınarak yeniden düzenlenmesine ilişkin kampanya, istenilen kadar olmasa da sonuç verdi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğde değişikliğe gitti ve avlanacak balıkların maksimum avlanma limitleri yeniden belirledi.

Greenpeace örgütü, özellikle sarıkanat, çinakop’ların yoğun şekilde avlanıp tüketilmesi nedeniyle lüfer olamadıklarını, yumurta bırakamadıkları için de bir süre sonra soylarının tükeneceğini öne sürüyordu. Lüferin doğurganlığını kazanabilmesi için 20 santimetreden küçük olmaması gerektiği belirtiliyordu. Kampanya sonucunda Metro marketler zinciri de gazetelere tam sayfa ilanlar vererek “Kızına bak, anasını al” başlığıyla, “Torunlarımız lüfer yiyebilsin” diye lüferin yavruları olan sarıkanat ve çinakop satmaktan vazgeçtiklerini duyurmuştu.

Asgari boyutlar
YENİ tebliğe göre avlanabilecek asgari boyutlar şöyle:
Hani: 30 cm
Karagöz: 18 cm
Lagos ve orfoz: 45 cm
Lüfer: 20 cm
Sargos: 21 cm.

Tehlike çanları

SU ürünleri av yasağı yarın sona eriyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, balık türlerinin devamlılığı için kurallara uyulmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Bayraktar, uyarılarda bulundu:

- Dünya toplam su ürünleri üretimi 133 milyon ton ve bunun yüzde 70’i av yoluyla elde ediliyor. Su ürünleri yetiştiriciliğinde gelişmeler yaşansa da avcılığın Türkiye açısından önemi büyük. 1986 yılında yaklaşık 580 bin ton olan su ürünleri üretimi 2009’a gelindiğinde yüzde 20 azalarak 465 bin ton civarına gerilemiş durumda.
- Avcılıkla elde edilen bazı balık türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu düşünüldüğünde, avlanma konusunda kurallara uymanın, balıkların yumurtalarını bıraktıktan sonra avlanmasının ve böylece stokların korunmasının önemi çok daha net görülecektir.
- Dünyada yıllık ortalama kişi başına su ürünleri tüketimi 16 kg’dır. Bu rakam AB’de 24 kg, Japonya’da 69 kg, ABD ve Kanada’da 24 kg, İspanya’da 40 kg iken ülkemizde 8 kg’dır. Kişi başına su ürünleri tüketimimiz, gelişmiş ülkelerdekinden 2-3 kat azdır. Su ürünlerinin hem ekonomik hem de insan sağlığı yönünden göz önüne alındığında balık üretimimizi ve tüketimimizi artırmamız gerektiği ortaya çıkmaktadır.

‘Vira bismillah’ diyeceğiz ama mazot bel büküyor

RUMELİ Feneri’nde demirledikleri teknelerinde ağlarını son kez gözden geçiren, devasa depolarına tonlarca mazot alan ve kumanyalarını istifleyen balıkçılar bu seneki avdan umutlu. Yaz aylarının sıcak geçmesinin balık üremelerine büyük katkısı olduğunu düşünen balıkçılar, bu yıl palamut bolluğunun olacağına inanıyor; ancak mazotun pahalılığından yakınıyorlar.

Av sezonunda denize 20 kişilik tayfasıyla birlikte açılmayı planlandığını söyleyen 50 yıllık balıkçı Nahit Koçali, 20 ton mazot aldığını, ancak bu miktarın bir ay yetmesinin imkânsız olduğunu söylüyor. Balıkçılara mazot alımında ÖTV uygulanmadığını belirten Koçali, “Hesaplayın işte. 20 ton mazot aldım, 2,20 TL’den 44 bin TL ediyor. Bu masrafı çıkarmak zorundayız. İşimiz zor” diyor. Koçali, “Çoğu arkadaşım kredi çekti. Borçlu çıkıyoruz denize. Balık fiyatları da düşünce bizim için işler iyice zor oluyor” diye konuşuyor.

Duyarlılık bekliyoruz

Küçük tekneleriyle denizi sürekli kontrol ettiklerini, başta palamut olmak üzere çinakop ve istavritin bol olacağını söyleyen 46 yıllık balıkçı Şendoğan Özkırcaali ise “Bu zamanda Rumeli Feneri’nde bile 2 tane küçücük palamut tezgahta 10 TL civarında. Ancak avın başlamasıyla 10 TL’ye daha fazla palamut alınabilecek. Sabırsızlıkla 1 Eylül’ü bekliyoruz. Vira bismillah diyeceğiz” diyor. Sezonun başlamasından 1 ay sonra hamsinin de artacağını söyleyen Özkırcaali, “Hamsi şu an ufak. Biraz daha beklemek lazım. Duyarlı davranmaya çalışıyoruz. Tüm arkadaşlardan da bu duyarlılığı bekliyoruz” diyerek son kez uyarılarda bulunuyor.

Anahtar Kelimeler:
BalıkçıMazot
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müh.Kaptan Refik Akdoğan 2011-08-31 10:13:16

Rastgele.

Avatar
mmm 2011-08-31 17:31:57

bence şanslısınız şansınızı zorlamayın bu ülkede çiftççiler 3.70 liradan mazot kullanıyor

Avatar
haşmet 2011-08-31 23:53:46

herhalde bu reisin ötvden haberi yok ötv ilk size geldi be kardeşim bir ötv defteri tutamıyorsanız çiftçi ne yapsın bırakın yakınmaları

Avatar
tonton reis 2011-09-05 13:11:02

yorumlardan anlaşildığına göre balıkçılar devletin sağladığı avantajlardan yeterince yararlanmıyor öyle sanıyorsunuz eyvallah üreten ve çalışan alın teri döken her kesimin alın terine saygı ancak ahlak ve vicdan sahibi olanların davranış ve ifade şeklidir kıyaslama ayıptır,saygısızlıktır, bu meşakkatli meslek çalışanlarına biraz saygı,herkes kendi balığını tutup soruna çözüm üretmiş zaten hatta bu işi profosyonelce yapanlarıda rakip olarak görüyor oltaya balık takılmazsa nerde benim lüferim palamutum isravritim diye feryat ediyor ,merak etmeyin bu şartlarda zaten meydan çiftliklere ve ithalatçılara kalıcak balıkçılk mevzuatları balıkçının balığı tutmaması için elinden geleni yapıyor eh bu durumda herkes başının çaresine bakar korsan avcılık hakim olur oda hiç bir hukuki ve vicdani hüküme uymaz lütfen herbalıkçıyı korsan yerine koyup karalamayın sahip çıkın ve destekleyin gerçek balıkçı hukuki ve yasal balıkçılıktan yana ,bunuda ancak toplum vicdanı sahiplenirse sağlarız ,balık tutmayagiden herkese rasgele ttreis

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176