DENiZHABER Türk Denizciliğinin Haber Sitesi
| RSS|Künye|Arşiv&Arama| Sitenize Ekleyin | ÜYE GİRİŞ | Reklamveren Girişi | Sitede 154 kişi var..| 04/02/2012 7:27:40


Alo Kiyi Emniyet
Alo Kiyi Emniyet
DAKSAR
DENİZHABER ANKET
ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN BUAY BUYIL


BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE "OSMANLI BAHRİYESİ"

Osmanlı Bahriyesi

Yitik Hazine Yayınları'ndan çıkan” Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”, Osmanlı bahriyesinin, yüzyıllardır süregelen şanlı tarihini mercek altına alıyor.

Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 12 Şubat 2010 Cuma 23:27

Osmanlı Bahriyesi

Yitik Hazine Yayınları'ndan çıkan” Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”, hakkında fazla malumat sahibi olmadığımız Osmanlı bahriyesinin, yüzyıllardır süregelen şanlı tarihini mercek altına alıyor.

Bahr kelimesi Arapça’da “deniz “ demektir. Bahriye (bahriyye) ise “Devletin donanma ve deniz askeriyle ilgili hususları” kapsar.
Osmanlı, Akdeniz’de hâkimiyet kurmak, Karadeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ni bir iç denize dönüştürmek ve Hint Denizleri’nde ticaret ve hac yollarının güvenliğini sağlamak suretiyle döneme mührünü vurmuş bir imparatorluktu. Osmanlı padişahlarının kendilerini Hâkanü’l-Bahreyn “Denizlerin Hakanı” olarak tanımlamaları da bunun bir işaretiydi.

İstanbul’un fethi için 1453 yılı ilkbaharında gemilerin karadan getirilerek denizlere indirilmesi, Osmanlı Devleti’nin stratejik açıdan Deniz Kuvvetlerine verdiği önemin bir göstergesi ve belki de Türk denizciliğinin Saadet Yüzyılı’nın ilk habercisi olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in 1455 yılında Kasımpaşa’da kurmuş olduğu İstanbul Tersanesi (Tersane-i Amire) ise uzun yıllar dünyanın en büyük tersanelerinden birisi olarak tüm yabancı ülkelerin hayranlığını kazanmıştır.

Osmanlı İmparator’luğunun Fatih Sultan Mehmet döneminde, Karadeniz ve Ege’den sonra Akdeniz’e yönelmesi ile ilgili Kâtip Çelebi’nin yaptığı değerlendirme, deniz stratejisi açısından tarihi bir belge niteliği taşımaktadır: “Gizli değildir ki bu Osmanlı Devleti’nin en büyük dayanağı olup şanına iş güç edinip, önem verilmek ön sırada bulunan deniz işleridir. Zira bahtı gelişen devletin revnak ve ünvanı iki denize ve iki karaya (Burada kasıt Akdeniz, Karadeniz, Anadolu ve Rumeli’dir.) hükmetmektedir. Bundan başka, Osmanlı Ülkesi’nin çoğu adalar ve kıyılar olduğundan, hele saltanatın yöresi, yani İstanbul’un velinimetinin iki deniz olduğundan şüphe yoktur.”

 Yavuz Sultan Selim zamanında gelişmesini köklü biçimde sürdüren Osmanlı bahriyesi, Kanuni döneminde dünyanın en büyük deniz gücü haline gelmiş ve Türk Denizciliğine altın çağını yaşatmıştır. Osmanlı donanması, muazzam teşkilâtı, kuvvetli harp filosu, cesur, üstün kabiliyetli kaptan ve leventleriyle Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz ve Kızıldeniz'e hâkim olup, Hind ve Atlas Okyanuslarında Osmanlı sancağı ile armasını dalgalandırıp temsil etmişlerdir. 27 Eylül 1538 târihinde müttefik Avrupa devlet ve kavimlerinden meydana gelen Haçlı donanmasına karşı kazanılan Preveze Deniz Zaferi ile de Akdeniz’deki Türk hakimiyeti tam anlamıyla pekişmiştir.

Türk Denizciliği, 16’ncı yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarısını; üst düzeydeki denizcilik bilgisine, gemi yapımındaki üstün tekniğine, günümüzde bile hayranlık uyandıran lojistik destek sistemi ve üs zincirine, sahip olduğu mükemmel düzeydeki deniz haritalarına ve en önemlisi tüm bu konuları değerlendirip uygulayabilecek, üstün nitelikte denizciler yetiştirmesine borçludur.

Tarihe aynı zamanda bir deniz imparatorluğu olarak geçen Osmanlı’nın düşünce ufuklarının enginliğini anlayabilmek için deniz politikası açılımlarını ve donanmasının gücünü bilmek gerekir.

Kanuni Sultan Süleyman’ı takip eden hükümdarların deniz sorunlarına aynı duyarlılıkla yaklaşmamaları, Kaptan-ı Derya’lık makamına denizcilikle ilgisi olmayan, ancak Saray’a yakın olan paşaları getirmeleri Osmanlı İmparatorluğu’nun denizlere hakim olduğu altın çağının yavaş yavaş etkisini kaybetmesine sebep olmuştur.

“Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”; son yüzyılda ki bahriye teşkilât yapısını, Müslüman ve gayrimüslim personelin içinde bulunduğu durum, mektepleşme gayretleri ve donanma politikalarını inceliyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Beşiktaş Deniz Müzesi Arşivi'nde bulunan belgeler olmak üzere dönemin kaynak eserleri ve gazetelerinden de istifade edildiği eserde; ilk defa irdelenen pekçok konu günümüz okuruna ulaştırılıyor.

II.Abdülhamit'in saltanatı döneminde açılan ve yeni bulunan dökûmanlarla ortaya konulan, Tüccar Kaptan Mektebi,Torpido Mektebi ve Elektrik Mektebi, bahriye tarihimizin yanı sıra Türk Eğitim Tarihi açısından da mühim bir katkı niteliği taşıyor. Aynı zamanda II.Abdülhamid devri bahriye politikası ve Haliçte yatan zırhlılarla alâkalı belgeler, bu döneme ilişkin bugüne dek süregelen yaklaşımları değiştirecek bir mahiyet arz ediyor.

Sefere çıkan her bir gemi içinde ki personelin günlük hayatı, ibadet ve iaşesi, merasim kaidelerini uygulama gayretleri ve özellikle de Osmanlı Devleti’ni kuran gazi, derviş ve alperen kabirlerinin yüzyıllarca toplarla selamlanarak Fatihalar okunması, seferden önce Eyüp Sultan Camii’nde, donanmanın muzafferiyeti için bugün unutulmaya yüz tutan Buhari-i Şerif okunması, gemi sancaklarına Mushaf-ı Şerif asılması gibi âdetler ve birçok tarihi hadise, Doç.Dr.Şakir Batmaz’ın kaleminden farklı bir yaklaşımla sunuluyor.

BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE OSMANLI BAHRİYESİ - Doç. Dr. Şakir Batmaz

Samanyolu Haber

Bu Haber 2664 kez okundu.
Etiketler: Osmanlı Bahriyesi,

Haberi Paylaş : Google Yahoo Facebook'ta Paylaş


YORUMLAR     (Toplam 1 yorum var.)

TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN

Kıt’aları ipek bir kumaş gibi keserdik. Kelleler damlardı kılıçlarımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev mazisindeki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.”
Avrupalı dostları acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına. “Hayır delikanlı”, diye fısıldadılar, “sen bir az-gelişmişsin.”
Ve Hırıstiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zişân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız…”
Cemil Meriç

yıldırım DELİDUMAN 17-02-2010 14:25:54

Yorum Ekle

Kategorisinden Diğer Başlıklar:



BOĞAZ TRAFİĞİ
İSTANBUL ÇANAKKALE
ISTANBUL Deniz Eleman

ETİKET DENİZİ
Çeşme Limanı, marina, yat, Nehir Gemisi, Vera, İntihar, Papua Yeni Gine, Feribot, facia, Güney Rusya, Buz, Beşparmak gemisi, KKTC, Chongqing Steel, Çelik retimi, Şehir Hatları, Barış Manço, VERA, Crew List, Personel Listesi, DTO, toplantı, şubat ayı, , abhazya, gürcistan, osman hasretler, ceylan,

"Aztec Maiden" yüzdürüldü...

Domnica Cemortan, "Kaptan ilk terketmedi"

Demir Yerinde Tehlike Böyle Önlendi

Costa Concordia'dan Helikopter Görüntüleri

Türk Yolcu kaza anını anlattı

TK Bremen Gemisi Sökülmeye Başlandı

Lodos Bodrum ve Marmaris'i Dağıttı

Feribot Aliağa'da Böyle Karaya Çıktı

Rena'nın kırıldı ikiye bölündü iddiası

Marmara'da Facianın Eşiğinden Dönüldü


KONUK YAZAR

Kpt. Baran Altuncu

Yabancı Bayrakta Çalışanlar için SGK

Günümüz koşullarında yabancı bayrakta çalışacaklar için sigorta ile ilgili faydalı bilgiler...

RÖPORTAJ


Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir


DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.


DenizHaber™ © 2002-2009 LOJİTÜRK™ LTD. Bütün hakları saklıdır.

DenizHaber™ ismi, logosu ve "Türk Denizciliğinin Haber Sitesi" sloganı LOJİTÜRK™'ün tescilli markasıdır. İzinsiz kullanımlar yasal takibatı gerektirir.

Tescil Sınıfı: 16. ve 38. sınıflar - T.C. Tescil No:2007/22625

Gurur Madalyası™ Lojitürk'ün tescilli markasıdır.

Sitede yayınlanan yazı haber ve yorumlardan yazarları sorumludur. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizde yayınlanan diğer haberler ise, kaynak gösterilmek ve sitemizin ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

İletişim: editor@denizhaber.com Reklam: reklam@denizhaber.com WebMaster: webmaster@denizhaber.com

DenizHaber™ Logo Dizaynı Güçlü Öner Tarafından yapılmıştır. gucluoner@hotmail.com