Dumlupınar Denizaltısı "Vatan Sağolsun"

1953 yılı… 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece, Dumlupınar denizaltısı Ege'de katıldığı NATO tatbikatından geri dönüş yolunda, Çanakkale Boğazı'ndan içeriye giriyordu.

Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 07 Nisan 2009 Salı 18:36

DUMLUPINAR DENİZALTISI

“Vatan Sağ Olsun!”

1953 yılı… 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece, Dumlupınar denizaltısı Ege'de katıldığı NATO tatbikatından geri dönüş yolunda, Çanakkale Boğazı'ndan içeriye giriyordu. Sisli ve rüzgârlı gecede su üstü seyri yapan denizaltının rotası Gölcük'teki Denizaltı Komutanlığı ana üssüydü. Dumlupınar; manevralar boyunca iki gün sualtında kalmış, üstün başarı gösteren gemi personeli yerli yabancı tüm komutanların takdirini kazanmıştı.

Yorgun, ama bir o kadar da gururlu 86 denizci, kendilerine yeni bir görev verilinceye kadar sevgilileri olan denizden ve gemilerinden ayrılıp, eşlerine, ailelerine kavuşmanın heyecanı içerisindeydiler. Ne var ki saatler 02.15 i gösterdiği sırada, Çanakkale Boğazı'ndaki Nara Burnu dönülürken, Türk denizaltıcılık tarihinin belki de en acı kazası yaşandı. Dumlupınar, İsveç bandıralı Naboland Şilebi ile Boğaz ın orta yerinde çarpıştı.

Dumlupınar'ın parçalanan baş bodoslamasından hücum eden karanlık sular, baş üstü dikilen koca denizaltıyı 81 denizciyle birlikte birkaç dakika içinde yutuverdi. Zıpkın yemiş bir balina gibi acı dolu sesler çıkaran Dumlupınar son dalışını yaparken, çarpışma sırasında nöbet tuttukları köprü üstünden denize düşen 5 denizci hayatta kalmaya çalışıyordu...

Dumlupınar denizatlısının Naboland'la çarpışmasının ardından su üstünde 8 denizci sağ kalmıştı ancak bu sayı kısa bir süre sonra 5'e düştü. 2 gözcü, Er Hüseyin Akış'ın gözleri önünde Naboland'ın pervanesinde parçalanarak can verdi. Bu şoku atlatamadan arkadaşı Astsubay Şaban Mutlu\'nun cesedi akıntıyla kucağına geldi. Bu sırada gemi komutanı Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, Üsteğmen Hasan Yumuk ve Üsteğmen Kemal Ünver de dalgalarla boğuşuyorlardı. Hüseyin İnkaya da büyük bir gayretle balıkçı teknesi zannettiği ışıklara doğru yüzdü; ancak yanılmıştı…

O günkü teknik ve imkânlarla çok uğraşılmasına rağmen gemiyi ve içindeki 81 kişiyi çıkartmak mümkün olmamıştı. O gün için Türkiye nin elinde 91 metre derinlikten bu denizaltıyı çıkartacak imkânlar yoktu. Denizaltı battıktan sonra battığı yerin bulunabilmesi için aşağıdan bir haberleşme şamandırası fırlatmıştı. Bu şamandıranın içinde irtibatı sağlamak için bir de telefon hattı vardı. Şamandırayı bir balıkçı motoru görmüştü. Şamandıranın içinden bir de telefon ve bir yazı çıktı: “Dumlupınar burada battı, kapağı açın ve irtibat kurun! '' .

Günün ilk ışıkları etrafı aydınlattığında, Boğaz\'ın 90 metre derinliğindeki soğuk karanlıkta korkunç bir can pazarı yaşanıyordu. Aldığı yara sonucu batan ve manevra dairesinde yangın çıkan Dumlupınar'ın kıç torpido bölümündeki 22 denizci sağ kalmayı başarmış, kurtarılmayı bekliyordu.

Facianın üzerinden yaklaşık dört saat geçmişti. Denizaltının yerini belli eden ve kazazedelerle telefon irtibatı sağlamak üzere yüzeye bırakılan denizaltı battı şamandırası balıkçılar tarafından bulunmuştu. Konuşma gemidekilerle bu telefon vasıtası ile yapılıyordu, radyo işte bu konuşmayı veriyordu, kalabalık bunun için toplanmıştı. İlk telefon bağlantısında “Oğlum merak etmeyin... Sizi kurtaracağız... '' .

Herkes ağlıyordu, dakikalar geçiyor kurtarma çalışmaları sonuç vermiyordu, aşağıdan konuşmalar, ezan ve tekbir sesleri geliyordu, Kurtaran Gemisi kazadan on saat kadar sonra olay yerine gelmişti ve çalışmalar başlamıştı, akıntı çok kuvvetliydi dalgıçlar 11 dalış yaptılar ve kurtarma halatını denizaltıya bağlamaya çalıştılar. Fakat teknik yetersizdi, en son dalgıç 80 metreye kadar inebildi ve baygın halde yukarı aldılar. 15 saat sonra basınç odasında hayata döndürüldü. Hâlbuki gemiye ulaşmaya daha 11 metre vardı; başarılamadı.

Baba ne olur gitme…"

Berke İnel - Şehit Astsubay Sait Yıldırım'ın kızı: “O gün okula gidecektim. Tam çıkacağım sırada geriye döndüm ve koşa koşa babamın yanına gelip sarıldım. 'Babacığım ne olur gitme. Ben senin gitmeni istemiyorum.' dedim. Bana dönerek 'Gitmem gerek. Bir gün anlayacaksın. Vazife çok kutsaldır ve ben bir askerim gitmem gerek.' dedi. Gidiş o gidiş… '' .

Bütün çabalar sonuçsuz kaldı…

Radyo ve gazeteler vasıtasıyla facia haberleri kısa zamanda tüm yurtta duyuldu. Milli Savunma Bakanlığı'nın yayınladığı 7. ve son tebliğ ise tüm ümitleri tüketti: “Çanakkale de Nara önünde batan Dumlupınar denizaltı gemisinde kalmış olan personelin kurtarılmasından tamamen ümit kesilmiştir '' .

İnatla akan sular kazandı…

Kazadan yaklaşık on saat sonra olay yerine gelen Kurtaran gemisi personeli aşağıdaki arkadaşlarını kurtarmak için büyük gayret gösterdi. Ancak daha çalışmanın ilk adımında denizaltının battı şamandırası koparıldı ve Dumlupınar la irtibat kesildi. Çan kılavuz teli olmayan denizatlıya ulaşmak daha da imkânsız bir hal aldı. O anı yaşayanlardan Dalgıç Astsubay Yılmaz Süsen; “Eğer Dumlupınar ın şamandırası kopmasaydı dalgıçlar telefon kablosuna tutunarak aşağıya inecek ve Kurtaran gemisindeki çan telini denizaltının kurtarma kapağına takabilecekti. Ancak şamandıranın teli kurtarma çalışmalarının ilk adımında koptu '' .

Denizcileri kurtarma şansı kalmadı...

Eğer Dumlupınar'ın şamandırası kopmasaydı dalgıçlar telefon kablosuna tutunarak aşağıya inecek ve Kurtaran gemisindeki çan telini denizaltının kurtarma kapağına takabilecekti ama olmadı.

Aşağıdan gelen son sesler:
— Alo Dumlu.
— Evet, Dumlu.
— Ben Üsteğmen Suat.
— Evet, efendim ben Selami
— Selami nasılsınız, biz geldik, şimdi bana durumu anlat.
— Efendim dizellerden yara aldık, manevra dairesinde yangın çıktı, bataryayı
sıfıra alarak kıç torpido dairesine geçtik, şimdi manevra dairesi su ile dolu.
— Kaç kişisiniz orada?
— 22 kişiyiz.
— Diğer dairelerle irtibatınız var mı?
— Yarım saat evvel kıç batarya dairesi ile konuştum, şimdi cevap vermiyorlar.
— Merak etmeyin 'Kurtaran' geldi biz buradayız.
— Efendim manometre 267 kadem gösteriyor doğru mu?
— Selami Kurtaran geldi şimdi kurtarma işine başlanıyor, ben biraz sonra yine gelirim.
— Peki efendim...

Denizaltındaki subay ve astsubay ve erlerin tümüne korkunç gerçek söylendi; kendilerini su yüzüne çıkaramayacaklarını buna imkân olmadığını bildirildi. Artık kendilerine başta söylenen “gerekmedikçe konuşmayın ve sigara içmeyin '' telkininin yerine “konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve isterlerse sigara da içebilirler '' denildi. Bunu duyan kahraman denizcilerimizin son sözleri “Sizler sağ olun! Vatan sağ olsun! '' oldu. O andan itibaren oksijen bitinceye kadar 72 saat hayatta kaldılar ve “Ah, bir ataş ver cigaramı yakayım, sen sallan gel ben boyuna bakayım… '' türküsünü söyleyerek büyük bir tevekkülle son nefeslerini verdiler.

Son sözleri “Vatan Sağ Olsun! '' diyerek şehit olan 81 denizcimiz bugün Çanakkale Boğazı nın derinliklerinde ebedi uykularındalar.

Vatan sağ ve onlara minnettardır, huzur içinde uyusunlar!

‘Dumlupınar ismi uğursuz mu?

1931 yılında hizmete giren İtalyan yapımı 1. Dumlupınar denizaltısı Karadeniz'deki bir tatbikattan dönerken dümeni arızalanmış ve Haydarpaşa'da bir gaz tankeriyle çarpışmıştı. 1950 yılında hizmete giren 2. Dumlupınar S–329 (Ex USS Blower, SS 325); 4 Nisan 1953 tarihinde Nato tatbikatından dönerken, Çanakkale Nara burnunda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpıştı ve 81 denizcimizin çelik mezarı oldu. 1972 yılında hizmete giren 3. Dumlupınar S–339 (Ex USS Cayman, SS 323); 1 Eylül 1976 tarihinde Marmara'dan Çanakkale Boğazı'na gireceği sırada Sovyet bandıralı Sızik Vavilov gemisiyle çarpıştı. Denizaltı mucize eseri batmaktan kurtuldu, ancak daha sonra tersanede tamirdeyken yandı. Ve bundan sonra hiçbir gemi veya denizaltına Dumlupınar adı verilmedi.

Dumlupınar denizaltısına batışından 5 yıl sonra bir deneme dalışı ile zar zor inilebilmiştir. Kazadan elli yıl sonra gelişen sualtı teknolojisi böylesi zor dalışlar için yeterli gelişmişliğe ulaşmış ve bir belgesel çekimi için ‘Dumlupınar a inilmiştir. 30 Mart 2003 tarihinde Dumlupınar a inen ekip resimler çekmiş ‘Vatan Size Minnettardır yazılı bir onur plaketini de gemiye çakmışlardır… Her yıl 4 Nisan da İstanbul, Çanakkale ve Gölcük te Dumlupınar şehitlerini anmak için tören düzenlenir ve denize yeşil çelenk bırakılır.

Şimdi, “Ah, bir ataş ver cigaramı yakayım… '' türküsünü dinleyerek onları unutmadığımızı bir kez daha gösterelim.


Asil S.TUNÇER
Profesyonel Turist Rehberi

Turizmhaberleri.com
Bu Haber 14507 kez okundu.
Etiketler: Dumlupınar Denizaltısı, Naboland şilebi, Çanakkale Boğazı, Nara Burnu,
Haberi Paylaş : Google Google, Yahoo Yahoo, Facebook Facebook, Digg Digg, Del.icio.us Del.icio.us, Reddit Reddit
YORUMLAR     (Toplam 9 yorum var.)  6'sı aşağıda gösteriliyor. Tamamı için TIKLAYIN...

HAKLARI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.....!!!!

SELAM İSMİM NİYAZİ BODUR.DUMLUPINAR DENİZALTISINDA ŞEHİT OLAN ONBAŞI NİYAZİ GİRİTLİNİN TORUNUYUM.BEN ŞUNU DİLE GETİRMEK İSTİYORUM.ACABA BUNDAN 57 YIL ÖNCE OLMAYAN İMKANLARLA 80 METREYE KADAR İNİLEBİLEN DUMLUPINAR DENİZALTISINI BUGÜN NEDEN BU GELİŞMİŞ İMKANLARLA ÇIKARMAYA ÇALIŞIP,HAYATTA KALAN YAKINLARINA EN AZINDAN ZİYARET EDEBİLECEKLERİ BİR MEZARLARININ OLMASINI SAĞLAMAK BU KADAR MI ZOR????YOKSA YILLARDIR ORTALIKTA DOLAŞAN DEDİKODU GERÇEKMİ??DUMLUPINAR DENİZ ALTISI BİLEREK VE İSTEYEREK NÜKLEER TAŞIDIĞI İÇİNMİ BATIRILDI DA O YÜZDENMİ ÇIKARILAMADI VEYA ÇIKARILMADI??BUNU GERÇEKTEN MERAK EDİYORUM VE CEVABLARINI YETKİLİLERDEN BEKLİYORUM.SAYGILAR...

NİYAZİ BODUR 17-03-2010 19:07:32

tcg yıldırım

su na bende denizci olarak askerlik yapmaktayım ş 34 ama bu hikayeyi yeni duydum gerçekten çok acı verici denizcilik çok zor ama vatan için her şeye değer biz kahraman türk denizcileriyiz işte böyle

ramazan 23-01-2010 10:13:03

:(

çok acıklı bi olay...allah mekanlarını cennet etsin şu anda ağlıyorum ....

özge kır 13-01-2010 15:11:37

herkes bildigi gibi tum avrupa devletleri eskisi gibi hala bize dusman benim dusuncem o olay bir suikasttı...ama denizaltıdaki askerlerimiz olumden korkmadılar oleceklerini bile bile kurtarilmayi beklediler..bende doguda askerlik yaptım sırnakta 6 7 operasyona katıldım..sehitlerin ruhlari sad mekanlari cennet olsun

Metin Aksoy 12-01-2010 19:42:31

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

o zamanın sartlarıyla cenazeler ordan cıkarılamadı bu gun cıkarmaya calıssalar cenaze diye bısey kalmamıstır kı hepsı curumustur ben bunu hikayesini dinledim size lınk bırakayım sizde dınleyın ben cok duygulandım umarım aziz şehitlerimizin ruhu şad mekanı cennet olur..... http://www.youtube.com/watch?v=uXlJTcX1A70 buradan dınleye bılırsınız

yücel özdeş 17-10-2009 23:38:46

malesef

19-08-2009 00:31:00

Bu yazıda yukarıdakilerden başka 3 adet yorum daha var. Tamamı için TIKLAYINIZ
Tüm Yorumlar Yorum Ekle
GÜNCEL Kategorisinden Diğer Başlıklar:
31-07-2010 -İzmir Türkiye’nin Dünyaya Açılan Kapısı
31-07-2010 -Çeşme Marina Görkemli Bir Törenle Açıldı
30-07-2010 -Ontario Gölü Türk Genci Yuttu
30-07-2010 -Gemiler Sıfır Dolara Yük Taşır Hale Geldi
30-07-2010 -Şahdeniz 2 Gazı İçin Yarış Başlıyor
30-07-2010 -Antik İngiliz gemisi 157 yıl sonra bulundu
29-07-2010 -Denizciler Afrika’ya yelken açıyor
29-07-2010 -Flaş... Flaş... Korsanlar Frigia'yı Bıraktı
29-07-2010 -Tekne battı: 1 turist kayıp, 23 yaralı
28-07-2010 -17 Yıl Sonra Lucky-S Esrarı Aydınlanıyor
28-07-2010 -Kamerun'da 200 Milyon Dolarlık köprü ihalesi
27-07-2010 -"Antalya'nın hemşehri barınağına ihtiyacı var"
27-07-2010 -Bp'den rekor zarar bekleniyor
27-07-2010 -Leiv Eiriksson Petrol Bulamadı
27-07-2010 -Nil Nehrine İDO Damgası
27-07-2010 -Dilovası ilçesinde güverteye düşen işçi yaralandı
26-07-2010 -Dünya sellerle boğuşuyor
26-07-2010 -AB’den İran’a yeni yaptırımlar
24-07-2010 -Gemi Baskınına BM Soruşturması
23-07-2010 -Karadeniz diğer denizlere benzemiyor
23-07-2010 -Şile’de korkutan hortum
23-07-2010 -Tropik fırtına Meksika Körfezi'ndeki çalışmaları durduruyor
23-07-2010 -İsrail, yola çıkan gemiler için BM'yi uyardı
22-07-2010 -“Türk Basını için daha çok sorumluluk almak üzere çıktık yola”
22-07-2010 -"Denizlerde petrol çıkarmak yasaklansın"
21-07-2010 -Göcek'ten gelen imdat çığlığı
21-07-2010 -Meksika Körfezi'nin temizlenmesi 'yıllar' alabilir
21-07-2010 -Denizcilikte kariyer fırsatı: DenizEleman.Com
20-07-2010 -Türk denizliğinin kariyer sitesi: DenizEleman.Com
20-07-2010 -Şirketler İDO için kapışıyor
ISTANBUL

ETİKET DENİZİ
gemi, gemi inşa, Çin, armatör, Norveç, Gemi, uçak, gemi inşa, İngiliz, , Çanakkale Bölge, Özkan Poyraz, Cengiz Özkan, Mehmet Taşpınar, Jet-ski, Çeşme, deniz kazası, Frigia, ODEK, Ortak Akıl Toplantısı, denizcilik sektörü, denizcilik, , Çanakkale Boğazı, Mavi Tur, Kaza, Piri Reis Üniversitesi, basın toplantısı, DTO, , Boğazlardaki riskler, Boğazlar, gemi, deniz,

DenizTV: Bakan Yıldırım DTO Meclisinde

'İTÜ; Türk Denizciliğinin Beyin Takımını Yetiştirir'

DenizTV: Boğaz'da Dehşet Anları...

Deniz TV: Jotun'dan Vefa Örneği

DenizTV: Deniz Fenerleri Sempozyumu

Deniz TV: Volzhskiy 47 Karaya Oturdu

Bu Kaptan Günde 1200$ Kazanıyor!

DenizTV: İngiliz Sunucunun Savaş Tahriki

DENİZ TV: Gemideki Dehşeti Anlattılar

Deniz TV: İsrail Haklı Çıkmaya Çalışıyor



KONUK YAZAR

Dr-Kapt. Özkan Poyraz

Gemilerde İstihdam Koşulları

Yapılan değişiklik ile yabancı gemiadamı istihdamı sadece prosedürsel olarak kolaylaştırılmıştır.

RÖPORTAJ


Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir


DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.


DenizHaber™ © 2002-2009 LOJİTÜRK™ LTD. Bütün hakları saklıdır.

DenizHaber™ ismi, logosu ve "Türk Denizciliğinin Haber Sitesi" sloganı LOJİTÜRK™'ün tescilli markasıdır. İzinsiz kullanımlar yasal takibatı gerektirir.

Tescil Sınıfı: 16. ve 38. sınıflar - T.C. Tescil No:2007/22625

Gurur Madalyası™ Lojitürk'ün tescilli markasıdır.

Sitede yayınlanan yazı haber ve yorumlardan yazarları sorumludur. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizde yayınlanan diğer haberler ise, kaynak gösterilmek ve sitemizin ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

İletişim: editor@denizhaber.com Reklam: reklam@denizhaber.com WebMaster: webmaster@denizhaber.com

DenizHaber™ Logo Dizaynı Güçlü Öner Tarafından yapılmıştır. gucluoner@hotmail.com